Pazar molası

Eklenme Tarihi09.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi08.09.2018 - 22:29

Hafta sonu tatillerinde ne yapıyorsunuz? Eve kapananlardan mı, yoksa hiç oturmadan gezenlerden misiniz?

Hemen herkes farklı bir yorum getirecektir ama inanın, evde oturmak daha yorucu oluyor. İşte bu yüzden, en azından bir hafta ev, bir hafta dışarı formülünü denemenizde yarar ar. Böylece akınız ne evde kalıyor ne de dışarıda.

İki, üç günde neresi gezilir ki demeyin, yurt içinde her yere gidip geleceğiniz gibi yakın ülke turları da yapabilirsiniz ve emin olun, tadı damağınızda kalacağı için fazlasıyla da keyif alırsınız.

Deneyenler, zaten biz yapıyoruz diyebilir ama hiç denemeyenlere önerimiz, bu hafta için geç olsa da, gelecek hafta için hemen plan yapmaları ve kendilerine hem sarı yaz hem de kış için şimdiden bir rota belirlemeleri…

Bu kurla yurt dışı zor!

Döviz aldı başını gidiyor. Nereye kadar belli değil.

Artma ihtimali olduğu kadar düşme ihtimali de var.

Ama bu arada zorda kalacak olan yurt dışı turizm acentaları var. Sadece yurt dışına çalıştıkları için en çok etkilenenler onlar.

Bakanlığın ve TÜRSAB’ın bir şekilde onları koruması gerekir.

Sektör, yeterince sıkıntı çekti; dahası, yatırımcıları, bir daha bu işlere bulaşmama noktasına getirir ki, bunun da başta turizmimiz olmak üzere hiç kimseye bir yararı olmaz.

Bağbozumuna var mısınız?

Üzüm sever misiniz bilmem ama eğer seviyorsanız ya da aranızdaki aşkı derinleştirmek istiyorsanız en güzel zamanı.

Tüm güz meyveleri gibi üzüm de yanık teniyle şu günlerde, pazarda, markette, manavda, hemen yerde, ye beni diyor.

Hele ki bir de bağbozumuna gitme fırsatı yakalar ve dalından yeme keyfini yaşarsanız değmeyin keyfinize…

Bağbozumu için rota çok. Çünkü ülkemiz tam bir üzüm cenneti. Çeşit çeşit ne ararsanız var. Şaraplığı ayrı, sofralığı ayrı.

İlk hasattan son hasada onlarca çeşit üzüm tatmanız mümkün. Yerli ve yabancı tüm çeşitleri yazsak, bu köşenin tamamı yetmez.

Bozcaada, Urla, Kırklareli, Tekirdağ, Kapadokya, Elazığ başta olmak üzere ülkemizin hemen her yerinde üzüm yetişiyor ve hepsinin de tadına doyum olmuyor.

Bağbozumu düzenleyenlerin ticarileştirmeden, olayın özüne yönelik turlar yapmaları, üzümü ve bağcılığı sevdirmekle kalmaz benzeri turların devamlılığını da sağlar..

Müzelere zam!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, müze ve ören yerlerinin giriş ücretlerine 1 Ekim 2018 tarihinden geçerli olarak zam yapıldığını duyurdu. Zammın yaklaşık oranı ise yüzde 50 civarında oldu.

Pamukkale’ye giriş ücreti 35 TL’den 50 TL’ye, Topkapı Sarayı’na giriş ücreti 40 TL’den 60 TL’ye, İzmir Efes Örenyeri 40 TL’den 60 TL’ye, Nevşehir Göreme 30 TL’den 45 TL’ye yükseldi. Zamdan Müzekart da nasibini aldı. 50 TL olan Müzekart+, 70 TL oldu. Müzekart indirimli uygulaması ise 20 TL’den 30 TL’ye çıkartıldı. Museumpass Türkiye de 210 TL’den 315 TL’ye çıktı.

Bu noktada, yerel ziyaretçileri mutlaka korumak gerek. Gezdiğimiz birçok yerde, binlerce yıllık tarihin üzerinde oturanların, o tarihten, hiç haberdar olmadıklarını gördük.

Tarihini bilmeyen, tarihini koruyamaz. Bu yüzden, müzeler, yerel ziyaretçilere ya ücretsiz olmalı ya da çok düşük ücret alınmalı!..