Trabzon 1 attı, farkı kaçırdı…

3 Şubat 2019

Maçın hemen başında golden önce Rodallega, Abdülkadir Ömür yardımlaşmasını izleyenler, maçın kalan bölümlerinde Trabzonspor’un farka koşacağını ve benzer paslaşmaları daha çok göreceğini düşünenlerin yanıldığı bir karşılaşma oldu…

Hazırlanışı ve bitirilişi kâğıt helva kıvamında olan golün, dolayısıyla Rodallega ve Abdülkadir’in hakkını teslim edelim önce…

Son haftalar bazı kesimler tarafından eleştirilen Abdülkadir Ömür’ün, adaşı Abdülkadir Parmak’ın Ankaragücü defansının arkasına attığı topu birçok oyuncunun koşmak istemeyeceği, koşamayacağı hızla yakaladıktan sonra kendine has çalımlarıyla Rodallega’yı pozisyona sokması, Rodallega’nın da sarı-lacivertli defans oyuncularını kaleci Altay dahil olmak üzere, filmlerde ve halı saha maçlarında olduğu gibi ayrı ayrı köşelere yatırıp Trabzonspor’u öne geçiren golü atması, bordo-mavili takım adına günün en güzel hareketiydi…

Golden sonra Rodallega ve Ekuban başta olmak üzere Trabzonsporlu oyuncular maç bitine dek birbirleriyle adeta gol kaçırma yarışına girdiler; kaçırdıkları el ve ayak parmaklarının sayısı kadar desek yeridir.

Gol pozisyonuna giren, arkadaşıyla yarışı değil de yardımlaşmayı denemiş olsaydı, bordo-mavili takım ikiyi hatta üçüncü golü bulacak hem kendileri rahatlayacak hem de onlardan galibiyet bekleyen milyonlarca Trabzonsporluya rahat bir nefes aldırmış olacaktı…

Hal böyle olunca, bir diğer ifadeyle Trabzonspor ikinci golü bulamayınca oyuncular her geçen dakika strese girip, bilhassa maçın son bölümlerinde tahmin edilenden/beklenenden fazla hata yapmaya başladılar… O anlamda Sosa ve Onazi’nin eksikliğini hissetmiyor değiller, bilhassa Sosa’nın…

Ünal Karaman’ın hamle şansı da kısıtlı, hatta yok gibi... Düşünün, maçın son bölümlerinde Uğurcan da sakat sakat oynadı… Genç kalecinin bir-iki pozisyonda çok başarılı ve de skorun değişmesine engel olduğunu hazır konu açılmışken hatırlatalım…

Hem Uğurcan’ın sakat sakat oyuna devam etmesi hem de Novak’ın sakatlanıp oyundan çıkması ve birkaç hafta oynamayacak olması; Trabzonspor adına bir nevi sezonun özeti gibiydi... Bu kadar da şansızlık olmaz hani! Bir hafta geçse de sakat vermese Trabzonspor…

Yazının devamı...

İkinci yarı…

28 Ocak 2019

Trabzonspor’un kaptanı Sosa, bordo-mavili takıma ne kadar katkı sağlıyorsa, Robinho da Sivaspor’da o derece etkiliydi… Dün ikisi de sahada olmayınca; (Robinho MP Başakşehir’de) Sosa da sakat olunca, futbolseverlere tatsız-tuzsuz bir ilk yarı izlemek kaldı…
Oysa sahada her iki takım oyuncularına bakıldığında, topu ayağına aldığında direk kaleye gidecek oyuncu sayısı fazla olsa da “bu da kaçar mı?” dediğimiz pozisyonu bırakın, kaleye dahi gidemediler…
Telaştan kaynaklı acele oynama isteği; pas hatalarını beraberinde getirdi…
Devre arası soyunma odasında hem Hakan Keleş hem de Ünal Karaman öğrencilerine sitem etmiş olacaklar ki iki takım oyuncuları ikinci yarıya daha arzulu, istekli ve iştahlı başladı…
Öyle bir ikinci yarı izledik ki, gollerin arka arkaya geldiği, Trabzonspor kalecisi Uğurcan’ın kurtardığı pozisyonlar… Bir takımın defansı et tırnak birlikteliği taşımıyorsa, bir başka ifadeyle hata yapıyorsa gol yemesi kaçınılmaz, Kone’nin attığı golde olduğu gibi, Ahmet’in yaptığı hata gibi… Ne yapsın Hüseyin Türkmen...
Trabzonspor’un attığı Novak’ın da hakkını teslim edelim, Abdülkadir Parmak’a da bizlere böyle bir golü bizlere izlettirdiği için teşekkürler… Maçın kırılma anları saymakla bitmez; Uğurcan’ın kurtardığı iki net pozisyon vardı ama Trabzonspor’un telafisi olmayan dakikalarda Nwakaeme ve Ekuban’ın direkte patlayan topları idi sonucu belirleyen…
Sivasspor kalecisi Tolga’ya da bir parantez açalım, o da kritik pozisyonlara imza attı… Sonuçta iki takım oyuncuları bizlere ikinci yarı keyfine doyum maç izlettirdikleri için teşekkürü hak ettiler…

Yazının devamı...