KiEV’DEN iLK iZLENiM

Eklenme Tarihi25.06.2012 - 2:30-Güncellenme Tarihi24.06.2012 - 20:40

Euro 2012 için 13 kadın Kiev’deyiz. Şehir turuyla başlayıp futbolla devam ediyoruz

Dünyanın en güzel kadınları Kiev’de yaşıyormuş. Bunu Kiev’e giderayak öğrenmek tabii ki hiç hoş değil. ‘Femen’ kızmasın ama Kiev’e gittiğimi duyan erkeklerin kıskanması için işte bir neden daha. Yoksa asıl neden mi demeliyim? Yok yok, asıl neden Euro 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası.


Bizde köprüde tadilat var diye şehri terk edin diyorlar, burada da durum aynı, gerekçe farklı. Euro 2012 kalabalığına maruz kalmamak için Kievliler çoktan şehri terk etmiş. Belki de ondan güzel kadın nüfusu azalmış gibi görünüyor. Belki de nasıl her manzaraya alışıyorsa insan, sarışın ve boyum kadar bacak boyu olan kadınları da göre göre alışıyor. Ama o kıyafetlere ve o rüküşlüğe alışmak sanırım mümkün değil.

Şehir neye benziyor?
Kiev’de şehir turuyla başlıyoruz. Tipik bir Doğu Avrupa şehri. Prag ve Budapeşte’ye benziyor. Yemyeşil. Boşuna dememişler, “Çok şehir gördüm parkı olan, tek şehir gördüm parkın içinde olan” diye. Şehrin ortasından Dinyeper Nehri geçiyor. Bir taraf pastel renkli binalarıyla Küba’yı andırıyor, bir taraf İstanbul gibi. Şehir otobüslerinin haline bakınca Hindistan’dan farkı yok. Filarmoni Orkestrası’nın ve operanın ayrı binaları var. Bu binalara bakıp da AKM’yi anmamak mümkün değil.


Gördüğümüz her anıtın önünde bir gelinle damat var. Fotoğraf çektirmek için onlar da bizim gibi şehir turu atıyor. Arabaların üzerinde iç içe geçmiş altın alyanslar dikkat çekiyor. Burada her şey kitsch ötesi. Kardeşlik anıtı yapmışlar. Bir de üzerine gökkuşağı kondurmuşlar. Gün ışığında baktığınızda beton bir kemer. Akşamsa bizim Boğaz Köprüsü gibi ışıklanıyor ve gökkuşağı renklerine bürünüyor.


Kiev’de de Moskova’da olduğu gibi renkli bir gece hayatı olduğunu sanıyorum. Ama rehberimiz “Kiev’in gece hayatı sönük” diyor. Sonradan bir kulüpten “Çok afedersiniz, ama orası gay bar” diye bahsedince konu kapanıyor. Yine de D’lux (Dinamo) Club diye bir gece kulübünü tavsiye ediyor.

Futbol sırları cebinizde
Gelelim Kiev’de bulunma nedenime. Coca Cola’nın sponsorluğundaki Euro 2012. Coca Cola, olimpiyatlardan UEFA Kupası’na birçok spor etkinliğinde sponsor. 14 yıllık FIFA Başkanı Joseph   

Blatter, Coca Cola ile ilişkilerini “Bir sponsorluk anlaşması değil, bir aşk hikayesi” diye tanımlıyor.
Tam 13 kadın birlikte maç izlemeye geldik. Aramızda futboldan hiç anlamayanlar da var, konuya bir hakem kadar hakim olanlar da. Neyse ki Coca Cola’nın bir hizmetini keşfediyoruz. Evde gündem futbol olunca kendini dışlanmış hisseden anneler için yaratılmış aslında. 3224’e mesaj atıp kaydoluyorsunuz, Euro 2012 boyunca futbol sırları cebinize geliyor. Böylece maçla ilgili kimsenin sizin bileceğinizi asla tahmin etmeyeceği bilgilere kavuşuyorsunuz ve bilgilerinizi paylaşarak hemen konuya dahil olabiliyorsunuz. Futbolla yatıp kalkanlarla iletişim kurmak için süper bir yöntem.


Şimdi yoğun bir program var. Önce II. Dünya Savaşı Müzesi gezilecek. Sonra İngiltere-İtalya çeyrek final maçı için stada gidilecek. Siz bu satırları okuduğunuzda hangi takımın yarı finale kaldığı belli olmuş olacak. Umarım maç İspanya-Fransa karşılaşması gibi temposuz geçmez. 

EtiketlerFEMEN