50 altın yıl

50 altın yıl


       Milliyet 50. yılını kutluyor.
       Ne mutlu bana, bu 50 yılın 35'inin her dakikasını yaşadım.
       Hani Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Yaş 35, yolun yarısı eder..." mısraı var ya; ona göre hesaplarsak ömrümüzün yarısı Milliyet'te geçmiş.
       Tabii, Cahit Sıtkı Tarancı'nın sözünü ettiği ömür normal insan ömrü, oysa gazetecilerin ortalama ömrü 70 yaşın çok altında...
       Neden?..
       Bu meslekte yıpranma katsayısının çok yüksek olmasından.
       * * *
       MİLLİYET kolektif emeği, okuyucuyu tatmin için en doğru şekilde kullanan gazetelerden biri olarak 50 yılı geride bırakıyor.
       O sınıftan "Yeni Sabah" bugün yok, "Günaydın" yok, "Tercüman" yok.
       Ama Milliyet var.
       Hem de doğruluğun, dürüstlüğün, ilkeli yayıncılığın şaşmaz savunucusu olarak. Evrensel basın etiğinin canlı abidesi olarak. Halkı doğru bilgilendirme ve kamuoyunu aydınlatma görevini en objektif şekilde yaparak. Halk adına denetleme fonksiyonunu yerine getirerek. Ve anayasa sahibi tek gazete olarak.
       Ve her türlü görüşe yer verip adeta bir fikir forumu oluşturarak.
       Örneğin; Ecevit, Çetin Altan, İsmail Cem, Mümtaz Soysal nasıl Milliyet'in yazarı olmuşlarsa Peyema Safa, Ulunay, Burhan Felek de aynı sayfalarda farklı fikirleri savunan yazılar yazmadılar mı?
       Milliyet Türkiye'de görmek istediği demokratikleşmeyi kendi bünyesinde daima yaşattı, bugün de yaşatıyor.
       * * *
       50 yılda aya gidildi.
       Radyodan TV'ye geçildi.
       Bilgisayar, internet dünyası oluştu.
       Duvarlar yıkıldı, Moskova merkezli komünizm çöktü.
       İki kutuplu dünya tek kutuplu oldu. Yeni dünya düzeni kuruldu; gidişe globalleşme denildi.
       Türkiye'de kişi başına milli gelir 1950'de 166 dolardan 2000'de 2878 dolara geldi.
       Demokrasiye geçildi, ihtilaller, darbeler oldu.
       Ve bu arada Milliyet'in ilk 25 yılını şekillendiren Abdi İpekçi aramızdan ayrıldı.
       * * *
       YILLAR içinde, o her zamanki saygın, etkin ve örnek Milliyet de büyüdü, gelişti, sonunda bugünkü şekline, dev bir medya kuruluşu haline geldi.
       Başta da değindiğimiz gibi büyümeyi beceremeyenler silindi ama gelişme yolunda çağın açılımlarına kendini uyduran Milliyet bugün dimdik ayakta...
       Tekniğin tüm imkanlarını ve yeniliklerini bünyesinde toplayan Milliyet'in bu atılım ve büyüme yıllarında Sayın Aydın Doğan'ın imzası var.
       O ileri görüşüyle, son 21 yılda, saygın ve etkin Milliyet'i, bu vasıflarını daha da pekiştirerek büyük Milliyet haline getirdi.
       * * *
       BİR kamu görevi olan gazetecilik ancak bağımsız müesseselerde, bağımsız ortamlarda fonksiyonunu yerine getirebilir.
       Fikri bağımsızlıksa, ekonomik bağımsızlığı gerektirmektedir.
       Bu anlamda da Milliyet bugün bağımsızlığı sorgulanmaz bir kurumsa bunda Sayın Aydın Doğan'ın rolü tartışılamaz.
       Milliyet, Türk tarihindeki onurlu 50 yılını arkada bırakırken, önümüzdeki 50 yılda daha parlak sayfalara imza atmaya da adaydır. Geçmişi ve bugünü, geleceğinin hem göstergesi hem teminatıdır.



Yazara E-Posta: dheper@milliyet.com.tr