Mehmet Usta’nın döneri özel baharatlı...

Bu ara dönercilere taktım galiba. Ben farklı yer aradıkça karşıma sürekli onlar çıkıyor.
Daha iki gün önce gittiğim ve pek memnun kaldığım bi yerden söz edeceğim size: Dönerci Mehmet Usta (Doğan)...
Sevgili arkadaşım, dostum @bugünbiraradayız (Özgür Zümrüt); Mehmet Usta’yı öyle anlattı, öyle anlattı ki, gitmemek olmazdı. Yakın bir abimle buluştuk Karşıyaka’da. Oradan da otoban üzerinden ver elini Bayraklı...
Şu yeni yapılan Westpark Outlet’in hemen arkasındaki Cengizhan Mahallesi’nde aldık soluğu. Aslında zaman zaman gelip geçtiğim yerler buralar. Ama tam da ana caddede bu kalabalık mekânı nasıl atlamışım anlamadım.Mehmet Usta’nın döneri özel baharatlı...
Neyse, aracımızı uygun bir yere park ettik ve dükkâna geldik. Malum, havalar artık ısındı; dışarıda bir masada oturalım diye düşündük ama nafile, yer yok!

Hiç bozmasın...

İçimden “Güzel bi yere geldik galiba” diye geçirdim. Hızlıca karar verip dükkânın içine geçtik. Geçtik de, içeride de bir masa var. Girer girmez Mehmet Usta karşıladı bizi tonton tavrıyla. Bir hoşbeş konuşmasından sonra usta sipariş almak istedi ama birlikte gittiğim ağabeyim kararsızlar kralı olduğundan ve de kendisi ilmi siyaset uzmanı oluşundan, bizim sipariş vermemiz on dakikayı buldu. Ne mi sipariş ettik? İki dürüm! Allah’tan usta bizim sipariş verdiğimiz kadar ağır değil de dürümlerimiz beş dakika içinde geldi.
Dürümlerimiz gelene kadar Mehmet Usta’yla oturduğumuz yerden sohbet ettik. Usta Erzurumlu. 13 yaşından beri döner yapıyor. Gıda sektörünün tam göbeğine doğmuş neredeyse. Lokantacılık işi de varmış. Ancak o “Ben dönerciyim, seviyorum bu işi” diyor.
Ben de bir iki bi şey bildiğimi göstermek istememden midir nedir, “Usta, cağ kebabı gibi olmuş valla” deyince, o sakin usta hafif kükrüyor: “Bunun cağla ilgisi yok! Bu süt dana! Sarılması, baharatı, etin kullanıldığı yeri, her şeyi farklı.” Tavrı, bilgisi, yaptığı işten emin olması daha dönerinden yemeden yaptığı işe saygımı artırıyor.
Ve işte bol içli, soğanlı dürümler elimizde. İlk lokmamızı alır almaz, ilmi siyaset uzmanı abimle göz göze geliyoruz. Abim, “Birer tane daha yiyelim diyeceğim, sen itiraz edeceksin; yarım yarım yeriz, biricik daha söyleyelim mi?” diyor. Tabii, hemen olmaz diyorum... “Abi; bi yere daha uğrayacağız, orada da et yiyeceğiz; gerek yok.”
Biraz daha ısrar etse de, birer dürümle sonlandırıyoruz yemeğimizi.
Şu kadarını söyleyeyim, usta etini hangi baharatlarla marine ediyorsa, dileğim odur ki hiç bozmasın. Bi de ben kuzu etini pek severim ama dana eti, ki ben böyle söyleyince de kızıyor usta, ‘süt dana’ diye düzeltiyor, hep böyle olacaksa, ben döneri hep bu etten isterim.
Mehmet Usta, hep ol, bize hep döner yap, e mi? Ellerin dert görmesin...
Tel: 0530 884 30 36
Not: İtiraf ediyorum. O gün ilmi siyasetçi abime yedirmediğim ikinci döneri ben ertesi gün gidip yedim. Ve hiç pişman değilim...

Ben olsam...Mehmet Usta’nın döneri özel baharatlı...

Kordon, şimdi Kordon olmuş!
Evet, hep ben olsam şöyle yapardım, ben olsam böyle yapardım diyorum. Ama bu sefer demeyeceğim. Sezar’ın hakkı Sezar’a...
Bu sefer bana fırsat bırakmamış İzmir Büyükşehir Belediyesi. Güzel İzmir’in gerdanı Kordon’a şahane bir şey yapmış. Bütün yürüyüş yolunu harika sarmaşıklarla bezemiş. Çimlerin üzerine sarmaşıklardan gölgelikler yapmış. Öyle güzel olmuş ki, insan şöyle durup bi bakmadan geçemiyor. Kordon, şimdi kordon olmuş bence...
Koca bir alkış düşünenlere... Bravo...