Artık yağma yok...

Artık yağma yok...


       Bankaların içi sahipleri tarafından nasıl boşaltılıyor?
       Bankacılık Üst Kurulu, batık bankalar üzerinde yaptığı araştırma sonucunda bu mekanizmayı şöyle saptıyor:
     "Bankayı içini boşaltmak için alan kişi, önce kendi şirketlerine veya yönetimindeki paravan şirketlere kendi bankasından kredi açıyor. Tabii bu kredi geri dönmüyor. Bu da yetmiyor, gidip Virgin Adaları'nda sırf kredi açmak için şirket kiralıyor. Bu şirketler sadece bir posta kutusundan oluşuyor. Kiraladığı şirkete kredi açıyor, oraya gönderdiği parayı, yine bu şirket üzerinden kendine aktarıyor. Bu da yetmiyor bankadaki mevduatı off - shore hesaplarına aktarıp, oradan yine kendine kaydırıyor.
       Bu nasıl bir tablo ortaya çıkarıyor?
       İşte Üst Kurul'un saptaması:
     "Bu durumda bilançonun pasifinde vatandaşın mevduatı görünüyor. Bir anlamda bankanın borcu, taahhüdü. Bunun karşılığının bilançonun aktifinde varlıklar ve alacaklar olarak durması lazım. Ama gerçekte durmuyor. Çünkü aktif taraf boşaltılmış oluyor. Bankanın aktifi özetlenen yöntemlerle banka sahiplerine aktarılmış oluyor. Ve geri dönmeyecek krediler olarak gözüküyor. Sistem bu."
       Sonra?
       Sonrası şu:
     "Banka sahibi elini kolunu sallayarak, `ben battım' deyip, boş bankayı teslim ederek, kenara çekiliyor ve malvarlığında, yatında, uçağında, katında, villasında bir değişiklik olmadan yaşamını sürdürüyor."
     
İşte Bankacılık Üst Kurulu'nun 60 gündür yaptığı çalışmalar, bu mekanizmayı kırmaya dönük.
       Bu nasıl olacak?
       Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel ve arkadaşlarının, bu saadet zincirini kırmak için devreye sokmaya hazırladıkları önlem şöyle:
     "Batan bankaların alacaklarını tahsil etmek için, Bankalar Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanarak 6183 sayılı Amme Alacakları'nın Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunu'nu devreye sokmak. Alacakları bu kanunla tahsil etmek."
       Bu ne sağlayacak?
       Yanıtı yine Üst Kurul'dan verelim:
     "Bu yasayla yapılacak tahsilatta banka sahiplerinin mal ve varlık kaçırmaları mümkün değil. Sorumlulukları olanların mal ve varlıklarının takibi mümkün. Kişisel varlıkları da, kanuna karşı hile yoluyla çoluk - çocuklarına, eş, dost, akrabalarına aktardıkları para ve mallar geri alınabiliyor."
       Bankacılık Üst Kurulu'nun "yetimin hakkı"nı geri alabilmek için 6183'ün daha etkin kullanımı amacıyla bazı destek düzenlemelere de ihtiyacı var. Bu destek Meclis'ten istenecek...
       Batık bankaların zararı ne kadar?
       Diğer bir deyişle bu bankalardan boşaltılan para ne kadar?
       Kurulun hesaplarına göre, faizleriyle birlikte bankaların alacağı 7.5 katrilyon lira tutuyor. Faizsiz hesap ise 5 katrilyon lira civarında.
       Şimdi Bankacılık Üst Kurul'u bu parayı tahsil etmenin peşinde...
       Bilançonun aktif tarafının da tahsil edilecek bu paralarla gerçek olarak doldurulması gerekiyor. Genel bir ifadeyle bankanın "boşaltılan kısmı"nın bu tahsilatla yerine konması gerekiyor. Gerekiyor ki, batık bankalar sağlıklı yapıya kavuşturulup yeniden sisteme kazandırılabilsin. Üst Kurul bunu sağlamak amacıyla 6183 sayılı Kanunu uygulamaya ve bankayı boşaltıp kişisel varlığına katanlardan bu varlığı geri almaya kararlı...
       Kurul Başkanı Temizel ve kurul üyesi çalışma arkadaşlarının 60 günde yaptıkları icraatla kamuoyuna verdikleri mesaj şu:
     "Artık yağma yok..."


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr