Asker ve HADEP

Asker ve HADEP


       Genelkurmay'ın düzenlediği "Doğu Anadolu Basın Turu"ndan iki günlük ekonomik ve sosyal gözlemlerimizi aktardık. Güneydoğu'ya yapılan benzeri gezilerde gözlediğimiz gibi Doğu Anadolu'da da askerin güvenlik dışında ekonomik ve sosyal birçok faaliyetin de öncülüğünü üstlendiği söylenebilir. Asker, güvenliği sağladığı her yerde, su tesisatından, okul onarımına, sağlık taramasından sulu tarıma, besicilikten seracılığa kadar birçok alanda yoğun bir faaliyet gösteriyor. Bu çabaların en önemli hedefi ekonomik ve sosyal gelişmeye öncülük yaparak vatandaşla devlet arasındaki bağı güçlendirmek. Ulusal bütünlüğü perçinlemek ve ayrılıkçı akımların taban tutup, güçleneceği sosyo - ekonomik ortamı kaldırmak.
       Askerlerin bu çabalarının karşısında, silahlı mücadeleyi kaybetmiş olan PKK'nın çabası ise siyasal mücadele yöntemiyle varlığını şekil değiştirerek sürdürmek ve güçlendirmek.
       İki günde de olsa bölgenin çeşitli yerlerinde şu gerçeği kolayca saptamak mümkün:
       Terörün etkilediği coğrafyada iki kurum var: Asker ve HADEP.
       Daha geniş bir ifadeyle, devlet ve HADEP.
       Siyasi görünüm bu...
       Bölge insanın siyasal tercihi büyük ölçüde HADEP'ten yana görünüyor. Bunun alternatifi Genelkurmay olamayacağına göre diğer siyasi partilerin de oturup düşünmeleri gerekiyor. Güvenlik ve sosyo - ekonomik öncülük işlevini askere havale edip, bölgeyle siyasal bağ geliştiremeyen partilerin, bu işlevi de askerden beklemeleri varlık nedenlerine aykırı bir durumdur.
       Askerin dışında devletin sivil kurumlarının çabaları da siyasal seçenek anlamında sonuç doğurmaya yetmez. Seçeneği siyasal partilerin yaratması gerekir.
       Ayrılıkçı ve laik rejim karşıtı akımların etkili olduğu ortamın giderilmesinde asker ve devlet kurumlarının yapacakları sınırlıdır ki, şu anda yapılabilecek herşeye "devlet"in ağırlıklı olarak askerler eliyle koştuğu, ancak yetişemediği bir gerçek. Yetişse bile, yetiştiği noktada sosyo - ekonomik ve siyasi süreci üstlenecek bir seçenek ortaya çıkmadıkça normal bir ortamın doğması çok zor olacaktır.
       Siyasi partilerin kafa yormaları gereken nokta budur.


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr