Atatürk ve Ecevit

Atatürk'ün üç temel ilkesi vardı:1- Tam bağımsızlık,2- Laiklik,3- Ulus bilinci.Bu üç ilke, Atatürk'ün "en büyük eserim" dediği Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini, kuruluş felsefesini oluşturur.Atatürk, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni üç temel üzerinde inşa etmiştir.Atatürk'ü en iyi anlayan, bu ilkelerini -koalisyonlarda zorlansa da- en iyi taşıyan lider Bülent Ecevit'ti. Bugün 10 Kasım. Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. Yarın, 11 Kasım'da Bülent Ecevit'i son yolculuğuna saygıyla uğurlayacağız. Ecevit, uluslararası ilişkilerde her zaman bağımsız bir duruş sergiledi. Ekonomik çıkarlar uğruna bu duruşunu bozmadığı gibi, hiçbir dış baskıya da boyun eğmedi. Tam bağımsızlık ilkesine hep sadık kaldı.Kıbrıs Barış Harekâtı bu duruşun sonucudur. Sonrasında, başta ABD ve İngiltere olmak üzere bütün büyük ülkelerden gelen dayatmalara Ecevit, bu anlayışıyla karşı durdu. Ambargolara katlandı.ABD'den gelen Irak'la ilgili dayatmalara ilk karşı çıkan yine başbakanlığının son günlerinde Bülent Ecevit'ti. 1 Mart tezkeresindeki talepler, henüz tezkere haline gelmeden önce Ankara'ya iletilmiş ve Ecevit tarafından geri çevrilmişti. Bu süreçte Türkiye'nin ulusal çıkarlarını korumak için ABD'nin gelişini beklemeden harekete geçmesini savunan da Ecevit olmuştu. Bu yönde ilke kararı aldırmışsa da iktidar değişikliği nedeniyle uygulama olanağı kalmamıştı. Bağımsız duruş Ecevit laiklik konusunda da ödün vermeyen, gerektiğinde en sert tutumu alabilen bir liderdi. Ecevit, "laikliğin dinsizlik olmadığını" topluma inandırıcı biçimde anlatabilmiş ve CHP'yi "dinsizlik" suçlamalarından kurtarabilmiştir. DSP'nin temel ilkelerinden biri olarak yerleştirdiği "inançlara saygılı laiklik" yaklaşımıyla, laikliğin inanç karşıtlığı değil aksine inanç güvencesi olduğunu geniş kitlelere anlatabilmiştir.Bir yandan dinin siyasete alet edilmesine karşı dururken, bir yandan mütedeyyin kesimleri solla buluşturabilmiştir. Laikliğin korunması Bülent Ecevit, Atatürk'ün uluslaşma projesini ve ulus anlayışını da iyi kavramıştır. Bir imparatorluk mirası olarak çeşitli etnik kökenlerden gelen insanımızın yüreğini etnisiteye göre bölmemesi gerektiğini her fırsatta savunmuştur. Atatürk'ün uluslaşma projesinin üst kimlik anlayışına dayandığını, Atatürk milliyetçiliğinin ırkçı bir temeli olmadığını da yine en iyi anlatan Ecevit'tir.PKK terörü ve siyasallaşma sürecinde ayrılıkçı akımlara karşı dururken, "Ben yüreğimi ikiye bölemem" diyerek, Atatürk'ün ulus anlayışının temelini yansıtmıştır.Ecevit'in, laiklik anlayışı ve ulus bilinci açısından geliştirdiği bu yaklaşımlar, Türkiye'nin ulusal ve toplumsal nitelikli sorunlarının çözümünde, toplumsal barışın güçlendirilmesinde önemli katkı sağlayacaktır.Ecevit'in bu iki yaklaşımı önemsenmelidir. fbila@milliyet.com.tr Ulus bilinci