Bireysel başvurunun sorunlu yönleri

Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru hakkı tanıyan tasarının aynen yasalaşması halinde yeni sorunlar doğuracağı anlaşılıyor.
Tasarının bireysel başvuruları değerlendirirken Anayasa Mahkemesi’ne; Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi gibi yüksek yargı organlarının kararlarını iptal yetkisi tanınması sorunlu alanlardan birini oluşturuyor.

Anayasa hükmü
Anayasa Mahkemesi’ne bu yetkinin bir yasayla verilmesi tartışmalı bir alan yaratıyor. Anayasa’daki hükümlere göre Yargıtay ve Danıştay, adli ve idare mahkemelerince verilen ve kanunun başka adli veya idari yargı mercilerine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercileridir. Adli ve idari mahkeme kararları Yargıtay ve Danıştay’da kesinleşir.
Anayasa’da bu hükümler değiştirilmeden Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtay ve Danıştay’ın üzerinde “son inceleme ve karar mercii” haline getirilmesi, Anayasa’ya aykırılık ve anayasal dayanak tartışmasına yol açacaktır.

İptal davası
Benzeri bir tartışmalı alan ise Anayasa Mahkemesi’nin yeni yapısı içinde bireysel başvurulara bakacak dairenin ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne iptal açma konusunda yetkilendirilmesidir.
Anayasa Mahkemesi’ne hangi kurumların dava açabileceği Anayasa’da belirlenmiştir. Anayasa’da sayılmayan bir kurumun, yasayla Anayasa Mahkemesi’ne dava açma konusunda yetkilendirilmesi yine anayasal dayanak tartışması doğuracaktır.

İdari işlem
Tasarı, idari işlemlere karşı da Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanıyor. Anayasa’ya idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açık. İdare mahkemeleri ve Danıştay bu eylem ve işlemelere bakıyor.
Yeni düzenleme yargı denetiminden geçmeden idari işleme karşı bireysel başvuru hakkı tanıyor. Bu durumda bir kamu görevlisi ve vatandaş, idari eylem ve işlem nedeniyle hakkının ihlal edildiğini düşünüyorsa, hem idare mahkemesine dava açabilecek hem de Anayasa Mahkemesi’ne doğrudan başvurabilecek. Bu halde iç hukuk yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş olacak ki, bu aynı idare işlem veya eylem hakkında farklı kararlar çıkması halinde yeni sorunlara yol açabilecek.

AİHM’de bu yetki yok
Anayasa Mahkemesi’ne tanınmak istenen yetki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) bulunmuyor. AİHM hakkın ihlal edilip edilmediğini saptıyor ve tazminata hükmedebiliyor. Ancak önüne gelen yargı kararını iptal edemiyor, yargı organı yerine karar veremiyor.
Anayasa Mahkemesi’ne ise Yargıtay, Danıştay ve diğer kesin hüküm mercileri olan yüksek mahkemelerin kararlarını iptal yetkisi veriyor. Ayrıca iptal ettiği konuyu yeniden o kararı veren merciye yeniden yargılama için göndermiyor. Onun yerine karar vermiş oluyor.

Uyum ve dayanak
Anayasa Mahkemesi’yle ilgili düzenleme yapan bu yasa tasarısı, Anayasa ile uyum açısından önemli eksiklikler ve aykırılıklar taşıyor. Bu uyum sağlayacak Anayasa değişiklikleri yapılmadan yasalaşması uygulamada ciddi sorunlar yaratacaktır. Ağır işleyen yargı sistemini daha da ağır işleyen ve karmaşık hale getirecektir. Tasarının yaratacağı sorunlar şimdiden görülmeli ve önlemleri alınmalıdır ki, yargı sistemimiz arapsaçına dönmesin.