CHP'nin bulmacası

CHP'nin bulmacası



"Senaryoyu kim yazıyor? Kim oynuyor? Kim karar alıyor? Belli değil. Böyle bir karmaşanın içinden geçiyoruz...
Bu tablo her şeyi etkiliyor. Bu karışıklık, belirsizlik, bulanıklık, iç içe geçmeler Rusya'daki matruşka bebekler gibi... Kutuyu açıyorsun, bir kutu daha, bir kutu daha... Ne çıkacak belli değil. İç içe kutular. Bir bulmacının içinden geçer gibiyiz...
CHP'nin ipini içeriden dışarıdan çekebilecek kimse yoktur...
Türkiye CHP düşmeden düşmez, kimse CHP düşmeden Türkiye'yle oynayamaz...
CHP lideri Deniz Baykal, dün partisinin kurultayında böyle diyordu.
Bir "bilmece"den, bir "bulmacadan", "Türkiye'nin düşürülmesinden, Türkiye'yle oynanmasından" söz ediyordu.
Baykal'ın gerçekten bulmaca gibi olan bu sözlerini duyunca, ister istemez akla "ne oluyor" sorusu geliyor.
Türkiye'yi düşürmeye çalışan kim? Bilmece, bulmaca neyin nesi? CHP'yi kim teslim almak istiyor? Türkiye nereye düşürülecek?
CHP lideri daha açık konuşmadı...
Bilinenleri bulmaca gibi ortaya koymuştu, yoksa bilip de açıklamadığı şeyler mi vardı?
Önemli iddialar içeren bu sözler, AKP iktidarına dönük bir eleştiri miydi, yoksa AKP iktidarını da aşan bir resmi mi tarif ediyordu?
Eğer herkesin görüp tartıştığı gibi, AKP iktidarında hep gündemde tutulan laiklik karşıtı girişimler, tek maddelik imam hatip yasaları, eğitim başta olmak üzere bürokraside kadrolaşma çabaları, türbanı bayraklaştırma hamlelerinden söz ediyorsa, bunun bulmacalık bir tarafı yok gibi...
Veya Irak Savaşı'ndan, Kuzey Irak ve Güneydoğu coğrafyasından Türkiye'ye yönelik sıkıştırma girişimlerinden, Türkiye'yi dayanaklarından sarsma operasyonlarından söz ediyorsa, bunun da bilmecelik bir tarafı yok gibi...
Baykal teşhisini de, mücadelesini de, çözümlerini de daha açık, daha somut ifade edebilirdi. Tabii, "Türkiye'nin düşürülmesi, Türkiye'yle oynanması" gibi çok ama çok önemli iddiaların ortaya döküldüğü CHP kurultayı, bu konuları enine boyuna tartışmalı, her şeyi gün ışığına çıkarmalıydı.
Bu büyük iddiaların havada uçuştuğu, bu önemli uyarıların yapıldığı kurultay, bir tüzük kurultayı gibi geçmemeliydi.
"Cumhuriyet'in kalelerinden", bu kalelerin "kuşatılmasından, düşürülmesinden" söz edilen bir kurultayda bütün mücadele, "delege kaleleri" arasında olmamalıydı...
Baykal'ın biraz gizemli ama önemli konuşması, özenle örülmüş tüzük mücadelesi duvarlarında yankılanmadı bile...
CHP kurultayı, tüzük ve genel başkanlık mücadelesi için toplanmıştı. Başından sonuna kadar da bu mücadeleye kilitlendi...
Ülke sorunları güzel sözlerde, tüzük kavgasının gölgesinde geçip gitti.
Geriye, nur topu gibi tüzük kaldı...
CHP, Türkiye'yi düşürecek bulmacayla değil, tüzük bilmecesiyle ilgiliydi...
Buna ne Baykal'ın ne de Türkiye'nin ihtiyacı vardı.