Davutoğlu’nun halka dokunuşu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Artvin ve Rize mitinglerinde Milliyet ekibini konuk etti.
Seçim meydanları ve sokaklar, siyasi parti genel başkanları için bir sınav; test edildikleri bir laboratuvar gibidir.
Hitabet güçleri, kürsü ve sahne hakimiyetleri, miting meydanındaki halkla kurdukları bağ; kendisini dinleyen kitleyi canlı tutma, heyecanlandırma, yönlendirme, tezahürat sıklığı, kitleye ve sokağa dokunuşları liderlik yolundaki performansları için önemli işaretlerdir.
Meslek hayatım boyunca seçim meydanlarında birçok lideri izlemiş biri olarak bu ölçüler açısından Başbakan Davutoğlu’yla ilgili gözlemlerimi paylaşayım.
Sempatik hava
Başbakan Davutoğlu, enerjisi yüksek, çalışkan bir siyasetçi. Seçim meydanlarında ve sokakta bir sempati yaratmış olduğu gözleniyor. Güler yüzlü ve sıcak bir havası var.
Görevi devralmasından bu yana bir yıla yakın süre geçti. Bu süre içinde halka hitabet ve meydanı yönlendirme konusunda çok mesafe aldığı gözleniyor. Akademisyen bakışı ve hitabetinden, siyasetçi duruşu ve hitabet tarzına geçmiş ve benimsemiş görünüyor.
Meydanla bağ
Davutoğlu, meydanı konuşmasına katan bir yöntem izliyor.
Kendisini dinleyenlerle sık sık soru-cevap diyaloğu kuruyor. Bu yöntem, meydanı canlı tutuyor, tekdüze nutuk atmıyor, böylece meydandakiler sıkılmıyor.
İlk günlere göre konuşmasını çok daha kısa tutuyor. Kürsüde kalma süresi 40-45 dakikayı aşmıyor.
Sinir uçları
Başbakan, kendisini dinleyen kitlenin sinir uçlarına ne zaman dokunacağını bilerek hitap ediyor.
Kısa aralıklarla, kitle psikolojisinin beklediği vurguları, çıkışları yapıyor ve mutlaka söylediklerini dinleyenlere onaylatıyor.
Böylece mesajını kestirmeden veriyor.
Kürsü için kurulan platformun her köşesini kullanıyor.
Platformda her yönüne yürüyerek, meydandaki her grupla göz teması kurarak konuşuyor.
Tezahüratı ve sloganları sonuna kadar dinliyor ve bittiğinde meydana mutlaka iltifat ediyor.
Sokakta temas
Davutoğlu, miting bittikten sonra, sokaklardan geçerken önünü kesen gruplarla mutlaka görüşüyor.
Otobüsten iniyor, tek tek tokalaşıyor, kucaklaşıyor, fotoğraf çektiriyor.
İkram edilenleri geri çevirmiyor.
Uzatılan çayı sokaktakilerle birlikte içiyor.
Dert anlatanları da dinliyor.
Sokakta bir karşılığının oluştuğu gözleniyor.
Yerel dokunuşlar
Konuşma yaptığı şehirde mutlaka yerel dokunuşlar yapıyor. İlin bütün ilçelerini sayarak selamlıyor. Yörenin coğrafi, ekonomik ve kültürel yönlerine vurgu yapıyor. O kentle ilgili yatırımların ve projelerin geldiği aşamayı anlatıyor. Yerel özdeyişler ve simgesel özelliklere sık sık atıf yaparak meydanı hareketlendiriyor.
Hedef Kılıçdaroğlu
Genellikle pozitif propaganda yöntemini kullanan Davutoğlu, eleştirilerini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu üzerinde topluyor. Kılıçdaroğlu’nun ekonomik ve sosyal ağırlıklı seçim kampanyasını hedef alıyor ve aynı konularda hükümetin geçmişte yaptıklarıyla, ileriye dönük projelerine geniş yer ayırıyor.
Davutoğlu; akademisyen, danışman ve Dışişleri Bakanı olarak sokağın üstünde yürüttüğü politika kuruculuğundan sonra, meydandaki, sokaktaki siyasete de ısınmış görünüyor.