Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın merakla beklenen basın toplantısında açıkladığı kararlar, “önemli konularda ihtiyatlı adımlar” olarak nitelenebilir.
Kürt sorununu ilgilendiren kararlara bakıldığında, hükümetin, “egemenlik” konusunda temkinli olduğu, PKK-BDP cephesiyle egemenliğin paylaşılması sonucu hatta izlenimi doğuracak karar ve söylemden uzak durduğu söylenebilir.

Özerklik yok
Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı pakette Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’na Türkiye’nin koyduğu şerhlerin kaldırılmasına yer verilmemesi ve devlet okullarının anadilde eğitime kapalı tutulması bunu gösteriyor.
Stratejik nitelikle olan bu alanların paket dışında bırakılması temkinli hareket edildiğinin önemli kanıtı. Hükümet, BDP-PKK’nın “özerklik” beklentisine yanıt vermeyerek üniter yapı ve egemenlik konusunda hassas olduğunu ilân etmiş oldu
Bazı derslerin Türkçe olması koşuluyla anadilde (Kürtçe) eğitime özel okullarda Milli Eğitim Bakanlığı kontrolünde olanak tanınması, propaganda serbestliği getirilmesi, eş başkanlığın yasallaştırılması, ilkokullarda andın kaldırılması, köy isimlerinin geri getirilmesi -PKK-BDP cephesinin yetersiz bulacağı- ancak reddedemeyeceği önemli kararlar.
Başbakan Erdoğan, bu yaklaşımıyla, PKK’nın tutumunu görmek istediğini yansıtmış oldu. Bu ihtiyatlı yaklaşım, kararların yetersiz olduğu gerekçesiyle PKK’nın yeniden silaha sarılması halinde, hükümetin daha ileri adımlar atmayacağı mesajını da içeriyor.
Başbakan Erdoğan’ın bu paketin son olmadığını sık sık vurgulaması bu yönüyle de BDP-PKK’nın alacağı tavra göre hareket edileceğinin göstergesi sayılabilir.

Şiddetsiz siyaset
Erdoğan’ın, BDP-PKK çizgisine verdiği bir diğer mesaj da, “şiddetten arındırılmış siyaset” mesajıydı. Türkiye’nin artık geri dönülmez bir yola girdiğini vurguladıktan sonra hak ve özgürlüklerin demokratik zeminde, şiddetin dışlandığı bir ortamda siyasal olarak verilmesi gerektiği üzerinde durdu. Böyle bir mücadele verdiklerine inananların silaha değil siyasete sarılmaları gerektiği mesajı yolladı.

Başörtüsü serbest
Hükümetin, din ve inanç referanslı talepler konusunda, BDP-PKK cephesinin Kürt sorunu alanındaki beklentilerine göre elini daha rahat tuttuğu söylenebilir.
Başbakan Erdoğan, kamu görevlerinde başörtüsünü -birkaç istisna dışında- serbest bırakacaklarını açıklayarak giderek devlet dairelerinde de yaygınlaşmaya başlayan fiili durumu resmileştirdi. Buna, başörtülü milletvekilinin de dahil olacağı anlaşılıyor. Hakim, savcı, asker ve polis dışında kadın memurlarının baş örtüsüyle kamu hizmeti vermelerinin önü açıldı. Bu kararın başta öğretmenler olmak üzere laiklik bağlamında tartışma yaratacağına kuşku yok.

Yaşam tarzı güvencesi
Başbakan Erdoğan, açıklamasında yaşam tarzı konusuna da sık sık vurgu yaptı. Kimsenin yaşam tarzına karışılmayacağı konusunda Balkon konuşmasını anımsatır şekilde güvence verdi. Kendisine oy vermeyenlerin de güvencesi olacakları taahhüdünde bulundu. Diğerine müdahale etmedikçe yaşam tarzlarına ve değerlere saygılı olduklarının altını çizdi. Erdoğan, konuşmasının başında Mustafa Kemal’den sonra Menderes’i, Özal’ı ve Erbakan’ı şükranla anarak sahiplendiği çizgiyi yansıttı. Bu çizgisinin devamı olduğu mesajını verdi.