Kılıçdaroğlu: Hükümete karşı andıç olmaz

Silivri savcısının hazırladığı fezleke komedi. Hiç sürpriz olmadı. Söylediklerinden anlaşılıyor ki, Başbakan’ın fezleke düzenleneceğinden önceden haberi vardıYaşar Büyükanıt da yargılanmalı. Fakat Dolmabahçe var. Bu Büyükanıt’ın dokunulmazlığı. Büyükanıt Yargılanırsa o zaman Dolmabahçe’yi de öğreniriz

CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, önceki gün Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerine verdiği akşam yemeğinde bir araya getirdi.
Ayaydın’ın yemeğinde Kılıçdaroğlu, gazetecilerle gündemdeki konular üzerine sohbet etti, soruları yanıtladı.

Hâkim, savcıya başvurmuş mu?
Sohbet, Kılıçdaroğlu hakkında Silivri savcısının hazırladığı fezlekeden açıldı. “Sürpriz oldu mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Hayır sürpriz olmadı. Bekliyordum. Geç bile kalmışlar! Ancak şunu merak ediyorum; acaba hâkim, savcıya başvurmuş mu ‘Kılıçdaroğlu bana hakaret etti’ diye? Bana göre tam bir komedi. Milletvekili soru önergeleri iddianameye konuluyorsa, benim açıklamam için haydi haydi fezleke hazırlanır.”
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “gereken yapıldı” sözlerine şu karşılığı verdi:
“Benimle ilgili sözleri gösteriyor ki Başbakan’ın fezleke düzenleneceğinden önceden haberi vardı.”

Büyükanıt’ın dokunulmazlığı
Kılıçdaroğlu, eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın da yargılanması gerektiğini tekrarlayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Büyükanıt’ın da yargılanması gerekir. Bunu daha önce de hep söyledim. Fakat Dolmabahçe var. Dolmabahçe, Büyükanıt’ın dokunulmazlığıdır. Eğer Büyükanıt yargılanırsa o zaman Dolmabahçe’yi de öğreniriz. Büyükanıt, 27 Nisan için ‘muhtıra değil, TSK’nın hassasiyetini yansıttım’ gibi açıklamalar yaptı. Suç değilse o zaman zaten mesele yok. Hukukun üstünlüğü çerçevesinde yargılanması lazım.”

Tutuksuz ve Yüce Divan
CHP lideri, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasını da şöyle değerlendirdi:
“Başbuğ terörist olarak tanımlanamaz. Bir kusuru varsa görevi kötüye kullanmaktan yargılanır. Devletin bütün sırlarını bilen birini nasıl terörist ilan edersiniz. Bizim buna itirazımız var. Bu suçlama, iddianameyi tümden boşa çıkardı. Bizim bu suçlamaya itirazımız var, yargılanmasına değil. Herkes yargılanabilir ama bunun hukuka uygun olması gerekir. Kaçma olasılığı yoktu ama özel yetkili mahkeme tarafından tutuklandı. Biz buna itiraz ediyoruz. Tutuksuz yargılanmalı. Yargılanma yeri de Yüce Divan olmalı. Emekliliğinin üzerinden 1,5 yıl geçmiş tutukluyorsunuz. Özel yetkili mahkeme tutukluyor, deliller ciddi midir, değil midir? Yargının siyasallaştığı ortada.”
Kılıçdaroğlu, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında özel yetkili mahkemede açılan dava anımsatıldığında da bu isimlerin de Yüce Divan’da yargılanması gerektiği görüşünü yineledi.
Kılıçdaroğlu açılan davaya ilişkin soru üzerine ise “12 Eylül’ün yargılanmasından memnun oluyoruz” dedi.

O veriler bizde yok
Kılıçdaroğlu, eski Genelkurmay başkanları Hilmi Özkök ve Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun yargılanıp yargılanmaması gerektiğine ilişkin soruya, “O veriler bizde yok, bilmiyoruz. Kişiye göre adalet veya suç olmaz” karşılığını verdi.

‘Hükümete karşı andıç olmaz’
Kılıçdaroğlu, Genelkurmay’da hükümete karşı andıç hazırlanmasını doğru buluyor musunuz, sorusuna ise şu karşılığı verdi:
“Hayır, doğru bulmuyorum. Genelkurmay’ın bağlı olduğu hükümete karşı andıç hazırlaması doğru olmaz. Hükümete karşı andıç olmaz. O zaman demokrasiden söz edilemez.”

‘Erdoğan’ın imzası var’
Kılıçdaroğlu, 2006 yılına ilişkin Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) ve Türkiye’nin Milli Askeri Stratejisi (TÜMAS) belgelerine göre, andıç hazırlanmasına olanak veren onayın altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da imzasının bulunduğunu belirterek, bu bağlamdaki tüm onayların açıklanmasını istedi ve şu değerlendirmeyi yaptı:
“Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde irtica, iç tehdit olarak algılanıyor. Belge otomatik olarak askere gidiyor. Emir telakki ediliyor. Orada bir birim var. Belgeyi hazırlıyorlar ve mutlaka Başbakanlık onayına bağlı oluyor. Askerler oradan çıkan belgeye göre, Türkiye’de irtica, aşırı sol hareketler, her ne tehdit olarak görülüyorsa gereğini yaparlar. Niye çıkıp açıkça söylemiyorsunuz, ‘bunun altında imza var’ diye. Program geliştiriyorlar. Kendileri o belgeyi hazırladıktan sonra Başbakan’ın onayına sunuyorlar. Onayların tamamı açıklansın.”

‘İmzayı gören var’
Kılıçdaroğlu, bu dönemde Başbakan Erdoğan’ın imzası olduğunu mu ima ediyorsunuz, sorusu üzerine de şu karşılığı verdi: “‘Gözümle gördüm’ diyen bir emekli asker bana bilgi verdi. İnternet andıcı diye değil ama Milli Güvenlik Siyaset Belgesi direktifleriyle ilgili bir belge bu.”

Sunulan doküman
CHP lideri, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ve Türkiye’nin Milli Askeri Stratejisi belgelerinin nasıl hazırlandığı konusunda emekli bir askerden bilgi aldığını belirtti. Kılıçdaroğlu’na bu brifing kapsamında hazırlanan notlarda, bu belgelerin nasıl hazırlandığı ve nasıl bir seyir izlediği anlatılıyor. Kılıçdaroğlu’na hazırlanan brifing belgesinde şu bilgiler yer alıyor:
“MGSB (Milli Güvenlik Siyaset Belgesi): Milli Güvenlik Genel Sekreterliği’nce hazırlanır. Bakanlar Kurulu’nda kabul edilir. İç ve dış tehdit tanımlanır. Buna göre TSK görevlerini belirler.”
“TÜMAS (Türkiye’nin Milli Askeri Stratejisi): MGSB esaslarına göre Genkur. Bşk.’lığınca hazırlanır, Başbakan onaylar. MGSB ve TÜMAS’ta yer alan risk ve tehditlere yönelik hazırlanacak her türlü plan doküman için temel askeri planlama direktifi olarak esas alınır, bağlayıcıdır.”
“ANDIÇ: MGSB ve TÜMAS esaslarına göre hazırlanacak plan hakkında kaynakları ve hareket tarzlarını ortaya koyar. Komutandan direktif almak için hazırlanır. Emir değildir yayımlanmaz sadece emir almak için hazırlanır.”

Kılıçdaroğlu: Hükümete karşı andıç olmaz
“ANDIÇ ile komutandan alınan direktif esaslarına göre:
- Planlama direktifi,
- Eylem planı,
- Harekât planı vb. dokümanlar hazırlanır.”
Kılıçdaroğlu’na hazırlanan bu dokümanın “Andıç” başlıklı bölümünde şu sorulara yer veriliyor:
“Söz konusu ANDIÇ hazırlandığında yürürlükteki (2006) MGSB’de ve TÜMAS’ta irtica tehdit midir? Kim imzalamıştır? Yine aynı dönemde MGK kararlarında TSK’ya iç güvenlik ve özellikle irtica ile mücadele karşısında görev verilmiş midir? Açıklanmalıdır.”

‘Uludere istihbaratı kimden?’
Kılıçdaroğlu, Uludere olayında hükümetin CHP’yi suçlayarak işin içinden çıkmaya çalıştığını öne sürdü ve şöyle konuştu:
“Oraya gittiğim için Başbakan bana teşekkür etmeli. Gülyazı’ya kendi bakanı gidemedi. Hakkâri Valisi bana teşekkür etti. ‘İyi ki geldiniz’ dedi. ‘En azından başka bir partinin de olduğunu

gösterdiniz’ dedi. Hasip Kaplan deniliyor; Hasip Kaplan’a ‘senin burada ne işin vardı’ deme hakkım var mı, Şırnak Milletvekili. CHP’yi övemiyor. ‘BDP’yle kol kola girdi’ diyor. İstihbarat konusuna gelince ‘MİT biz vermedik’ diyor. Kim verdi? Görüntü Heron’dan mı, İncirlik’teki Predatör’den mi geldi? Yani ABD mi verdi, İsrail mi verdi?”

‘Kurultay talepleri’
Kılıçdaroğlu, partisinde kurultay isteyenleri hiçbir zaman muhalif olarak görmediğini belirtti. Eleştiriye her zaman açık olduğunu, arkadaşlarına da, “bana zarar verebilirsiniz ama partime veremezsiniz” dediğini anımsattı.
Deniz Baykal’ın Başbakan Erdoğan’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunmasının normal olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresinin 7 yıl olmasını hükmü bağlayan yasa hazırlığıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne gidip gitmeyecekleri sorusuna, “Bakalım belki Genel Kurul’da ‘biz yanlış yaptık’ diye düzeltirler” karşılığını verdi. Yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesi’ne gidebilecekleri imasında bulundu.

‘İmparator penguen’
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine de en son TRT-1’de “İmparatorun Yolculuğu” adlı filmi izlediğini, penguenlerin anne ve baba olarak yavrularıyla ilgili nasıl iş bölümü yaptıklarını gördüğünü ve hayran kaldığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu: Hükümete karşı andıç olmaz

Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.
Fotoğraf: ALTAN BURGUCU