Moskova'nın kararı

Moskova'nın kararı

       ADANA - Ankara seferini yapan Ayvalık uçağının kaçırılmasının gölgelediği önemli gelişmelerden biri de, Moskova'nın Abdullah Öcalan hakkında verdiği "sınır dışı "edilmesi kararıydı.
       Başbakan Mesut Yılmaz'ın bu konuda Moskova'dan beklediği üç seçenek vardı:
       1- Öcalan'ın iade edilmesi,
       2- Rusya sınırları dışına çıkarılması,
       3- Rusya'da enterne edilmesi.
       Mesut Bey, birkaç gün önce yaptığımız sohbette bu olasılıkları değerlendirirken, Rusya'nın iade seçeneğine yanaşmayacağını, ancak Suriye gibi yurt dışına çıkarma kararı verebileceği beklentisi içindeydi.
       Moskova'nın kararı, Mesut Bey'in beklentisinin isabetli olduğunu gösteriyor. Öcalan'ın Suriye'den çıkartılmasından sonra Ankara, bu kez benzer bir sonuç almak için Moskova üzerinde yoğun bir diplomatik çabaya yöneldi. Rusya'ya karşı, Suriye'ye yapıldığı gibi bir askeri güç gösterisi söz konusu değildi, ama özellikle ekonomik ve siyasi ilişkilerin ön plana çıkarıldığı bir politika izlendi. Moskova, Türkiye'nin ısrarlı talepleri üzerine Başbakan Primakov kanalıyla Başbakan Yılmaz'a gönderdiği mektupta, "Apo'nun sınırdışı edileceği" taahhüdünde bulunarak Ankara'yı rahatlattı. Ankara, Şam üzerinde gösterdiği başarıyı, böylece Moskova üzerinde de göstermiş oldu.
       Moskova'nın Öcalan'a ülkeyi kendiliğinden terketmesi için 2 Kasım'a kadar süre verdiği, diğer istihbarat kaynaklarından gelen teyit edilmiş diğer bilgiydi.
       Önceki akşam Cumhuriyet'in 75. yıldönümü nedeniyle Çankaya Köşkü'nde verilen resepsiyonda, Başbakan Mesut Yılmaz'la konuşma olanağı bulduk. Mesut Bey, Moskova'nın kararından memnun görünüyordu. Başbakan, Rusya'dan çıkarıldıktan sonra Apo'nun hangi ülkeye gideceği veya gönderileceği konusunda kesin bilgiye sahip olmadıklarını ancak Türkiye'ye sınır bir ülkeye gönderileceğini tahmin etmediğini söyledi.
       Suriye'ye karşı izlenen askeri güç destekli politikanın uygulanmasında çok önemli katkıları olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu da, Köşk kokteylinde yaptığımız sohbette, Moskova'nın, "akıl dışı" davranmayacağını vurguladı. Kıvrıkoğlu, "belki Rusya'ya Suriye'ye yaptığımızı yapmayız ama onlara karşı da uygulayabileceğimiz yaptırımlar var" dedikten sonra, özellikle ekonomik ilişkilere dikkat çekti:
     "Son zamanlarda, ekonomik kriz nedeniyle bütün Avrupa'nın uzak durduğu Rusya'yla biz ekonomik ilişkilerimizi hiç etkilenmeden götürdük. Orada 10 milyar dolarlık Türk yatırımı var. Moskova, bunların daha da gelişmesini istiyor. Böyle bir durumda bir teröriste destek vererek, çok önemli bu ekonomik ve siyasi ilişkilerin zedelenmesini isteyeceklerini sanmıyorum."
       Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun bu yaklaşımının da Moskova'nın aldığı "sınır dışı" kararıyla isabetli olduğu anlaşıldı.
       Ankara, Apo'yu hem Şam'dan, hem Suriye'den, hem de Rusya'dan çıkartmayı başarmış durumda. Şimdi bütün dikkatler, Rusya'dan sonra hangi ülkeye gideceği noktasında toplandı.
       Öcalan'ın Rusya'dan sonra yerleşeceği ülke, Ankara'nın bundan sonraki politikasını da belirleyecek.
       Şam'dan sonra Mosokva'nın aynı yönde aldığı karar, Ankara'nın bu konudaki politikasının doğru ve başarılı olduğunu gösteriyor.





Yazara E-Posta: F.Bila@milliyet.com.tr