Siyasal tercih olarak türban

Yön Bu düzenlemenin hangi ihtiyaçtan kaynaklandığı konusunda farklı görüşler var.Türbanın serbest olmasını savunanlar konuya "özgürlük" açısından baktıklarını söylüyorlar.Özellikle MHP, AKP'ye vermeyi taahhüt ettiği desteği böyle izah ediyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, ayrıca bu konunun AKP tarafından siyasi olarak istismar edilmesinin de önüne geçmeyi amaçladıklarını söyledi. MHP'den Mehmet Şandır da türbanı inancı gereği takanlar ile siyasi olarak takanlar arasında ayrım yapan bir açıklamada bulundu. Siyasi olarak takanları Allah'a havale ediyoruz, dedi. İnancı gereği takanlara üniversitede öğrenim hakkı tanımak istediklerini vurguladı.MHP lideri Bahçeli, türbanı bir siyasi simge olarak görmüyor. Öyle olsa bile ne olur, diyen Başbakan Erdoğan'a katılmadığını belirtti.AKP'nin duruşu ise daha farklı. Başbakan Erdoğan'ın, "öyle olsa bile" yaklaşımı türbanı siyasi simge olmasında bir sakınca görmediğinin ifadesi.Türbanın bir siyasi simge haline geldiği gerçektir. AKP de bunu saklamıyor.Ayrıca, AKP için sadece üniversitelerde değil kamu görevlerinde de takılmasına -şimdilik bir sınır koysa da- öz itibarıyla itirazı olmayacağı söylenebilir. AKP ve MHP sözcüklerde de uzlaşırlarsa, türbanı üniversitelerde serbest bırakacak anayasa değişikliği TBMM'ye sevk edilecek. Türbanın siyasi simge olmasının ötesinde bir "siyasi tercih" ölçüsü olduğunu da vurgulamak gerekiyor. Bu en azından iktidar partisi AKP için böyle...AKP'de siyaset yapanların, parti yöneticilerinin, milletvekillerinin, bakanların, atadığı önemli bürokratların eşlerinin ezici çoğunluğu türbanlı. Bu durum da bir siyasal tercih, bir siyasal ölçü olduğunu gösteriyor.Bu tablo karşısında AKP'nin olaya sadece özgürlük açısından yaklaştığını, işin siyasal bir boyutu olmadığını söylemek zordur. Dünya görüşü itibarıyla kadınların başını örtmesi gerektiğine inanan bir parti olduğu da herhalde kabul edilmesi gereken bir gerçektir. O halde, üniversitelerde türban serbestisinin olayın sadece bir aşaması, bir basamağı olduğunu düşünenlerin ve bundan kaygılananların geçerli dayanakları olduğu da söylenebilir. Siyasi tercih Sadece türbanlı gençler için anayasaya hüküm koymak, türbanı anayasal güvenceye bağlamının laiklikle ilgisi olmadığını savunmak da gerçekçi değildir. Konu laiklik ilkesiyle ilgilidir. Bu, ilkeyi kemirecek bir adımdır.Nitekim, bu değişiklik yapılırken birtakım sınırlamalar aranması da bu yönde gelen güçlü eleştiri ve itirazları hafifletmeye yöneliktir.Askeri okullar ve polis okullarını dışarıda tutmak, üniversitelerde kıyafet serbestliğine sadece türbana izin verecek kadar sınırlamalar getirecek istisna hükümleri aramak, kurumsal, toplumsal ve siyasal tepkiyi en aza indirecek arayışlardır.Bu sınırlamalar getirilse bile bir sonraki aşamada, türbanın kamu görevlerinde ve ortaöğretimde de serbest kalması talebi daha güçlü şekilde gündeme gelecektir.Kılık-kıyafetin anayasayla düzenlenmesi, açıkça ifade edilmese bile türbanın anayasal güvenceye bağlanması, hiç kuşku yok, laiklik tartışmasına dönüşecektir.Siyasetin dinden, başörtüsünden elini çekmesi bir tarafa türbanın anayasal dayanağa bağlanması sorunu çözmeyecek, büyütecektir. fbila@milliyet.com.tr Sınırlamalar