Tehditkâr sözler var zararlı çıkarlar

Danimarka’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül, BDP-HDP-Öcalan cephesini uyardı: Dışarıdan laflar duyuyoruz, tehditkâr sözler. Silahlı mücadele dönemine dönmekten söz ediliyor. Doğrusu bundan zararlı çıkarlar

Tehditkâr sözler var zararlı çıkarlar

Milliyet gazetesi Yayın Yönetmeni Fikret Bila ve Danimarka muhabiri İrfan Kurtulmuş, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe’e balayı haberlerinin olduğu Milliyet gazetesini hediye etti.

Kopenhag
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Danimarka ziyaretinin son gününde gazetecilerin sorularını yanıtlarken BDP-HDP-Öcalan cephesini uyardı ve dikkatli olmaya çağırdı. Gül, son günlerde, bu kesimden ve dışarıdan tehditkâr ifadeler yansıdığını belirterek, şöyle konuştu:

‘Zararlı çıkarsınız’
“Herkesin çok dikkatli olması lazım. Dışarıdan laflar duyuyoruz, tehditkâr sözler, yeniden silahlı mücadele dönemine dönülmesi konusunda bazı söylemler işitiliyor. Onları uyarıyorum. Bunlar çok yanlış söylemlerdir. Yeniden silahlı mücadele dönemine dönmekten söz ediliyor. Doğrusu bundan zararlı çıkarlar. Türkiye sorunlarını milli birlik ve milli bütünlük içinde ve yüksek demokrasi standartlarıyla çözmeli. Birçok sorun da bu yaklaşımla gündemden kalktı. Doğrusu bunların takdir edilmesini beklerim. Suriye’de, Irak’ta ortaya çıkan şartları avantaj gibi görüp, bu tür söylemlere yönelmek yanlıştır. Türkiye, sorunlarını eşit vatandaşlık esası üzerinde ve yüksek demokrasi standartlarıyla çözmelidir. Türkiye’nin bütünlüğü, milli birliği esastır. Bu nedenle dışarıdan tehditler, silahlı mücadele günlerini hatırlatma söylemlerini çok zararlı görüyorum. Adım adım sorunlar gündemden çıkıyor. Son yasal düzenlemeler de böyleydi.

‘Kıymetini bilmek lazım’
Mesela konuşma dilinde halk Tillo diyordu ama siz resmi adı şudur diyordunuz. Şimdi böyle bir sorun kalmadı. Farklı dillerde okullar açılabilecek. İstenilen dilde propaganda yapılabilecek. Oysa bu konularda ne kadar çok insan hapse mahkûm olmuştu. Bu nedenle, bu yöndeki düzenlemelerin kıymetini bilmek lazım. Türkiye’yi bugünkü çekişmeli ortamdan çıkartmamız gerekiyor. Çatışmanın olmadığı ortamda sorunlar teker teker çözülüyor. Mesela geçen hafta yasalaşan pakette çok önemli adımlar vardı, yerleşim yerlerinin adları, siyasi propagandada meramını anlatmada en iyi bildiği dili kullanma gibi. Ama algı ortamı kötü olunca kıymet-i harbiyesi olmuyor. Soğukkanlı olmalıyız ve Türkiye’yi tekrar hedeflerine yöneltmeliyiz. İnanıyorum ki böyle yapılırsa yeniden pozitif rüzgârlar esecek, Türkiye’nin ışığı yeniden parlayacaktır.”

‘Karşılıklı yanlış yapılmasın’
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin en önemli meselesinin Kürt meselesi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Her zaman söylediğim gibi, Kürt meselesi Türkiye’nin en önemli meselesidir. Türkiye, bu nedenle seçimlerden sonra süratle bu ortamdan çıkmak zorundadır.
Seçimlerden sonra, milli birliğimiz, bütünlüğümüz gibi konularla ilgili gündemimizde nemli sorunlar olacaktır. Bu konuda karşılıklı yanlış yapılmaması gerekir. Coğrafyanın ortaya çıkardığı sorunları avantaj gibi görüp, hareket edecekler yanılırlar.”

Songül Danimarka’da kalıyor
Danimarka’dan sınırdışı edilmek istenen lise birinci sınıf öğrencisi Songül Yüksel’e müjdeli haber. Hükümetin dün mecliste, koalisyona dışardan destek veren Birlik Listesi, Sosyalist Halk Partisi, ve Muhafazakâr Parti ile aile birleşimi yasasının hafifletilmesi için anlaşmaya varması sonunda Songül ülkede kalabilecek.

Türk okulları gördüm, faaliyetleri güzel
Cumhurbaşkanı Gül, son tartışmalar için de, Gülen cemaatine ait Türk okulları ile ilgili çağrıları nasıl karşıladığının sorulması üzerine şöyle konuştu:
“Yurtdışındaki okulları ayrı tutmak gerekir. Yurtdışındaki okulları karıştırmamalı. Ben de bazılarını gidip gördüm. Güzel faaliyetler yapıyorlar. Devletin de yurtdışında okulları var. Tabii o ülkelerin kurallarına riayet etmek de gerekiyor. Bu ülkeler de bundan sonra belki daha dikkatli bakacaklar.”
Cumhurbaşkanı Gül, dünya gündemindeki en önemli konunun Kırım sorunu olduğunu da belirterek, Kerry planını değerlendirirken, “Maalesef şu anda umut verici bir beklenti yok. Özellikle Doğu ve Kuzey Avrupa ülkeleri bu gelişmelerden tedirgin” dedi.

Gri alan yok, kurallar belli
Cumhurbaşkanı Gül, yerel seçimlerden sonra bir erken seçim baskısı beklemediğini, erken seçime Meclis’te çoğunluğu oluşturan hükümetin karar vereceğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda da şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gri alan yok. Kuralları belli. İlk defa yaşanacağı için bazı alanlar var. Mesela, nasıl propaganda yapılacak? Her beraber göreceğiz.”

DDK’nın yetkisinde değil, savcılığın işi
Helikopter kazasında yaşamını yitiren BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmayı anımsatan Gül, “Merhum çok sevdiğim güvendiğim bir isimdi. Ülke sınırları içinde bir helikopter kazasından söz ediyoruz, Malezya uçağı gibi okyanuslarda aranmadı” dedi. Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporu ve ertesinde gelen ihbarları da hatırlatan Cumhurbaşkanı, “Maalesef mahkeme çok süratli çalışmadı. DDK raporu bazı soruların yanıtsız kaldığını ve araştırılmadığını gösterdi. Mesela Genelkurmay ve askeri radarlarda inceleme daha yeni yapıldı, gecikme yaşandı. Tabii ki bu DDK’nın yetkisinde değil savcılığın işi... Oralarda uçuş yapıldı mı, helikopter kazası bu yüzden mi yaşandı diye.”

DDK kurallar için çalışıyor
Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) çalışmalarıyla ilgili soruyu yanıtlarken de şöyle konuştu: “DDK’nın çalışmalarından çok istifade ettik. Anayasal bir kurum. Denetleme, inceleme ve öneri yapma görevi var. Bir mahkeme veya savcılık değil. Son yaptığım görevlendirmede telefon dinlemeleri, internet takipleri gibi konularda eksikler, yanlışlar nelerdir, bunlar nasıl giderilir diye bir çalışma yapacaklar. Nasıl düzenlemeler yapmak lazım, nasıl cezalar verilmesi lazım, ortada bir laubalilik mi var, devlet ciddiyeti mi var? Yolsuzluk olaylarından, imar olaylarına kadar çok geniş bir çalışma yapacaklar. Mal beyanından, hediyelere kadar herkesin sınırları nasıl çizilmesi gerekiyor, ona cevap arayacaklar? Bu olaylar, bu şikâyetler Almanya’da neden olmuyor da Türkiye’de oluyor, buna bakacaklar. Türkiye’de ruhsatlar nasıl veriliyor, kuralları nelerdir, yeterli midir? Tüm bunlara bakılacak. Ve ortaya bir çerçeve çıkacak.”

Tehditkâr sözler var zararlı çıkarlar

Kuru kuruya AB konuşmamalı
Gül, Avrupa Birliği standartlarının Türkiye’nin sorunlarının çözülmesinde esas alınması gerektiğini vurguladı. Bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
“AB ile ilişkilerde yapılanlara da bakmak lazım. Kuru kuruya AB konuşmak değersiz olur. Bugüne kadar yapılanlar Türkiye’nin yararına mı, zararına mı? Yararına olduğu görülüyor. Türkiye de artık 2001 krizinden önceki bankacılık sistemi değişti, çok güçlendi. Merkez Bankası bağımsız oldu. Bunların faydasını gördük. Özgürlükler genişledi. Tabuların kalkmasıyla Türkiye’nin lehine bir süreç başladı. Bunları AB’yi tatmin etmek için değil, Türkiye’yi güçlendirmek için yapmak gerekir. AB çok önemli değil. Biz kendi kendimize yapmalıyız. Bugün yaşadığımız olaylar ve şikâyetler kuralların çok açık olmamasından kaynaklanıyor. Kurallar açık ve net olursa, bu şikâyetler ortadan kalkar.”

Tehditkâr sözler var zararlı çıkarlar

Yanlıştan dönüldüğünü anlattım
Temasları sırasında Danimarka Başbakanı’nın Türkiye’de yaşanan son gelişmelere değindiğini söyleyen Gül, şöyle devam etti: “Ben açıkçası bu kadar detaylı takip edeceklerini düşünmüyordum. İnternet düzenlemelerini sordular, yanlıştan dönüldüğünü anlattım. Medya özgürlüğü ve diğer özgürlüklerde ne kadar hassas olduklarını anlattılar. Ben açıkçası eksikliklerin, başkası söylemeden farkına varılması ve telafisi, kapatılması gerektiğini düşünen bir siyasetçi ve devlet adamıyım. O yüzden seçim sonrasında sonuç ne olursa olsun reform süreci başlamalı. Son yaşananlar biraz da kuralların yeterince açık ve net olmamasından kaynaklandı.”