Minik Moda Kütüphanem

20 Mayıs 2019

Moda Kütüphanemi Nasıl Oluşturdum?

Modayı yakından takip eden okurlar için faydalı bir içerik olacağını düşündüğüm bir yazıyla yeniden Merhaba!

Ben nasıl bir moda kütüphanesi yaptım?

Öncelikle moda ve kostüm tarihi hakkında bilgi sahibi olunması gerektiğini düşündüğüm için herkes için başlangıç kitabı niteliğinde olan, Elif Jülide Dereboy’un ‘’Kostüm ve Moda Tarihi’’ kitabını edindim. Antik Çağ’dan, 2000’li yıllara kadar modanın gelişimi, kullanılan malzemeler ve tarihsel sürece genel bir bakış açısı kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Anneciğimin güzel hediyesi Kaktüs yayıncılığın derlediği, ‘’Geçmişten Günümüze Giyim Kuşam ve Stil Rehberi’’ kitabı benim uzun bir süre başucu kitabım olmuştu. Üzerinde kadife flok baskı, pembe bir elbise olan, kocaman Moda yazan bu kitap daha kapsamlı bir içeriğe sahip. Özellikle tarihe iz bırakan ikon ve tasarımcılar hakkında detaylı bilgilere ulaşmanız mümkün.

İngilizce bir kaynak olan ‘’Fashion – A History from the 18th to the 20th Century’’ kitabı okul yıllarındaki kostüm incelemelerim için bana çok yardımcı olmuştu. 18. Yüzyıldan, günümüze uzanan çeşitli kıyafetleri detaylı ve renkli olarak görebilirsiniz. 1978 yılında kurulan Kyoto Kostüm Enstitüsü tarafından, sosyolojik, tarihi ve sanatsal açıdan önemli bir kaynak.

Bir moda sözlüğüm olsun istiyorsanız minik, tatlı cep kitabı ‘’Moda Okulunda Öğrendiğim 101 Şey’’ i edinmenizi tavsiye ederim. Minik illüstrasyonların olduğu sözlük gibi sıkıcı olmayan ama kısa zamanda çok şey öğreten kitabın çevirisini de Barbaros Şansal yapmış. Adını anmışken onun ‘’Prova Odası’’ romanını da bir çırpıda bitirmiştim. Harika betimlemeleriyle kendinizi adeta bazen atölyede çalışırken, bazen o sokaklarda yürürken hissedebilirsiniz.

Yazının devamı...

Trikonun Geleceği Geleceğin Tasarımcıları ve Nit Örme

28 Ocak 2018

Örme kumaş teknolojisinin geliştiği ve triko örme kumaşların podyumlardan sokak stillerine kadar, her yerde kullanımının oldukça arttığı son dönemlerde,

Özellikle 2016 yılında elbiseler, spor ayakkabıları ve çorap çizmelerle birlikte farklı formlarda hayatımıza giren triko örme tekstil sektöründe çok geniş bir kullanım alanına sahip. Vücuda uyum sağlayan, esnek ve buruşmaz özellikleriyle kadınların vazgeçilmez parçaları haline geldi. Kışlık kazaklarımızın çoğu triko örgü kumaşlarla yapılıyor. Bunun yanı sıra hırka, çorap, atkı, süveter, eldiven, ayakkabı, pantolon, etek ve birçok kullanım alanına sahip.

Peki Triko Nedir?

Yün yada pamuk ipliğinden örgü makinesi ile örülerek dokunan kumaş olarak tanımlanabilinir. Atkılı örme sistemli kumaşlara düz örme triko kumaşlar denir. Tek plaka, çift plaka, saç örgüler, nopeli, kaydırmalı, yürütmeli, selanik, torbalı, intersiribana, haroşa, jakarlı ve birçok çeşit üretilen kumaşlar var.

Renk ve desenlerine hayran kaldığım Missoni markasının 2018 Kış için hazırladığı triko koleksiyonu oldukça ilgi çekici.

Kareler, dikdörtgenler, çizgiler, kabartmalar, saçaklar, mikro ve makro zikzak kombinasyonları ile oldukça dinamik bir koleksiyon hazırlamışlar. Bu soğuk havalarda içimizi ısıtan enerjik renk ve desenleri ben çok sevdim.

2016 yılında Gigi Hadid’in Aston Eaton’la birlikte Amerikan Vogue kapağı için verdiği pozlarda taşıdığı Victoria Beckham imzalı triko tasarımlar benim favorimdir.

Yazının devamı...

Design Week Turkey & New Gen

19 Kasım 2017

Moda ve tasarım organizasyonlarıyla dolu bir haftayı geride bırakırken Design Week Turkey’i tabii ki kaçırmadım. Çarşamba günü tasarımcı arkadaşlarımla birlikle katılım gösterdiğimiz etkinlikte atölye programları, sergiler ve konuşmacılar, endüstriyel tasarım, moda, görsel iletişim tasarımı ve mimari gibi birçok alanda Türkiye Tasarım Haftası’na özel hazırlanmış enstalasyonları gördük.

Türkiye Tasarım Haftası bu yıl oldukça kapsamlı bir program ile T.C. Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 8-12 Kasım 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Saray’ında düzenlendi.

Design Talks

Tasarım konuşmaları başlığı altında alanında başarılı ve ünlü isimler bir araya geldi. Bu sohbetlerde çok saygı duyduğum ve sevdiğim arkadaşım Fırat Neziroğlu’nun ‘Deneyimi Tasarlamak’ adına yaptığı konuşma oldukça ilham vericiydi. Bazı insanlara bir tanımlama yapamazsınız. İşte bu durumda kendisini bir yoga öğreticisi, dokuma ustası, öğretmen, olarak tanımlarken, kendisi ise : ‘ Hiçbir yolun yolcusu yada hiçbir öğretinin kölesi olmadan, birbirimize görünmez ağlarla, nefesle bağlıyız’ diyor.


Yaratıcı Atölyeler ve Yeni Deneyimler

Benim en çok ilgimi çeken Deri ile Tanışmak Atölyesi oldu. Moda ile yakından uzaktan alakalı etkinlikler ister istemez ilgimi çekiyor. Yürütücülüğünü Kerem Ariş ve Merve Parnas’ın Uniqka markasıyla düzenlediği atölyede, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar derinin kullanımı ve nasıl işlendiği ile alakalı bilgiler verildi. Katılımcılar kendi kartlıklarını yapmayı bile öğrendiler.

Yazının devamı...

Fashion Film Fest Istanbul 2017

12 Kasım 2017

Moda ve film dünyasını bir araya getiren Türkiye’nin benzersiz moda filmleri etkinliği Fashion Film Fest Istanbul üzerine konuşmanın tam vakti!

Geçtiğimiz hafta sonu 11-12 Kasım tarihlerinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin ev sahipliğini yaptığı etkinlik üçüncü kez seyircisiyle buluştu.

Cumartesi günü katılım gösterdiğim Fashion Film Fest İstanbul etkinliğinin tamamen ücretsiz ve halka açık olarak yapılması modadan sonra, bu tarz belli bir zümreye hitap eden organizasyonların demokratikleşmiş olması benim ilgimi çeken küçük ama önemli bir detaydı.

Fashion Film Fest İstanbul’un kurucusu Tuna Yılmaz’ın organize ettiği etkinlik büyük moda evlerinin, markaların, genç ve bağımsız tasarımcı filmleriyle, söyleşilerle, atölyelerle, sanat enstelasyonlarıyla ve partilerle katılımcılar için dolu dolu geçen bir hafta sonu oldu.

Derimod Moda sohbetlerinin gerçekleştiği günde Gönenç Uyanık, Zeynep Armağan Şahan, Elif Demiralp, Ilay Alpgiray, Umut Eker, Dağhan Celayir ve Hatice Gökçe gibi isimlerin yer aldığı, moda ve film dünyası hakkında bizi bilgilendirdiler.

Ece Sükan ve Tuna Yılmaz’ın samimi sohbeti

Günümüz modasının dinamikleri üzerine düşündürücü ve doyurucu bir sohbet olarak zihnimde yer eden en tatlı zaman dilimiydi. Ece Sükan’ın stil sahibi olmak üzerine yaptığı yorumlar ve moda anlayışının sosyal medya ile yaşamış olduğu dönüşümü şeffaf bir şekilde değerlendirmesinin ardından ödül töreni zamanı geldi!

Yazının devamı...

Cacharel ile Bir Koşu Tokyo’ya

5 Kasım 2017

Modern ve şehirli erkek yoğun iş temposunda hem elegan bir görünüm istiyor, hem de konforundan vazgeçmek istemiyor!

Her sezon başka ülkelerin egzotik duygularıylarını içinde besleyen, yenilikçi ürünleriyle alternatif bir bakış açısı sağlayan, erkek giyimini lifestyle olarak sunan Cacharel lansmanı, koleksiyon danışmanı Güneş Güner’in sunumuyla gerçekleşti.

Günümüz erkek modasına akıllı ve şık çözümler getiren Fransız ekolünün ikonik markası, Cacharel markasının 2017-2018 Sonbahar/Kış lansmanı geçtiğimiz Çarşamba günü Raffles İstanbul Writers Bar’da gerçekleşti. Davetli olarak katılım gösterdiğim etkinlikte kendimi Tokyo topraklarında hissettim. Yenilikçi, rafine ve seçkin bir stil sunan son koleksiyonu oldukça dikkat çekiciydi.

Kapı girişinde bizi karşılayan Japon şans oyunu vardı. Bir sayı tutmamızı ve o sayının bulunduğu minik ahşap çekmeceyi açıp, içerisinde bulunan parşömen kağıdını okumamızı söylediler. Burada yazan kelimeler 2018 için bizi temsil eden ruhu simgeliyormuş. Bana ‘’passion’’ çıktı. 2018 benim için hırs ve tutkuyla dolu bir yıl olacak sanırım:)

2017/18 Kış Rotası Tokyo

Gezgin ruhuyla her sezon farklı bir rotaya yüzünü çeviren Cacharel erkeği, 2017-18 Sonbahar/Kış koleksiyonunda ‘’tezatlar şehri’’ Tokyo’dan ilhamını almış.

Geleneklerinden vazgeçmemiş, teknolojik erkeğin sakin, renkli ve rafine ile metropollü olmanın dinamik tezatlığını yaşatan Tokyo, Cacharel’in Sonbahar/Kış koleksiyonuna ilham vermiş.

Yazının devamı...

London Fashion Week & ERDEM

19 Eylül 2017

Cuma sabahı başlayan İlkbahar-Yaz 2018 Londra Moda Haftası bu akşam 17:00’da son bulacak.15-19 Eylül tarihleri arasında 150’den fazla İngiliz ve uluslararası tasarımcılara ev sahipliği yapan London Fashion Week SS18 tüm hızıyla devam ediyor.

Koleksiyon teması oldukça kuvvetli olan başarılı Türk tasarımcı Erdem Moralıoğlu ve SS18 tasarımları hakkındaki araştırmalarımı sizlerle paylaşacağım. Bunun öncesinde kendisini kısaca tanıyalım.

ERDEM

1987 doğumlu tasarımcının babası Türk, annesi İngiliz’dir. Lisans derecesini Ryersan Üniversitesi’nde moda üzerine yapmıştır. Vivienne Westwood’un yanında staj yaptı. 2000 yılında Royal Collage of Art’da moda üzerine eğitim aldı. Yüksek Lisans derecesi ile bitirip, New York’ a taşındı. Diane Von Furstenberg ile çalıştı. 2005 yılında Londra’ya yeniden dönerek ERDEM markasını kurdu.

‘The Queen’s Suite’ İlhamıyla..

Tasarımları incelerken adeta büyülendim ve konunun gizemi beni içine çekti. Erdem SS18 koleksiyonunu hazırlarken Kraliyet Ailesinin 1950’lerdeki görünüm ve hayatlarına değiniyor.Kraliçe II. Elizabeth’in ipuçlarını detaylarda görmek mümkün. Şimdi biraz tarih, biraz müzik ve tasarım yolculuğuna çıkalım.

Kraliçe II. Elizabeth

1950’li yıllara doğru bir yolculuğa çıkarken Kraliçe ll. Elizabeth’in taç giyme töreni radara takılıyor. 8000 davetlinin beklediği Westminster Kilisesi’nde taç giyme töreni gerçekleşti. O dönemde Kraliyet Ailesi Kadınları için en önde gelen moda tasarımcısı Norman Hartnell’di. II. Elizabeth’in taç giyme esnasındaki elbisesini tasarladı. Taç giysisi, devekuşu tüyleri ve gül motifleri bulunan ipek, kırık beyaz bir yapıya sahipti.

Yazının devamı...