Sivilcelere Maske Çeşitleri

21 Ağustos 2019

Akne ve sivilcelere iyi gelen maske çeşitleri

Yağlı ve akneli ciltler farklı formlarda kendini gösterebilir. Her tip yağlı akneler için, cildi yağlardan arındıracak ve temizleyecek maske bakım türleri çok önemlidir. Cildin yağ üretimini azaltırken nemini de korumak gerekir. Genelde yağlı cilt tipi problem cilt olarak tanımlanır. Yağlı, parlak, kalın ve mat görünümdedir.

Yağlı ve sivilceli cilt tipinin nedeni, yağ bezlerinin yoğun yağ üretmesidir. Bu tür ciltler bakım konusunda özel tedbirlere ihtiyaç duyar, yağ fazla olduğundan gözenekler tıkanır ve cilt nefes alamaz, kan dolaşımı yavaş ve az olduğundan gri, mat görünümdedir, yağlı deri parlar ve bu parlak görünümü gidermek için yoğun bakım maske kürleri uygulanmalıdır.

Cildin yağ ifrazatını düzenleyen ve sivilce oluşumunu önleyen biyolojik ısınan ve soğuyan mask
Maskenin en büyük özelliği cildin yağlanmasını önleyen, yağ dengesini düzenleyen bu özel serum mineral içerikli maskeyle birlikte uygulanıyor. Hamur şeklindeki maske tüm yüz, boyun ve dekolteye sürülüyor ve biyolojik mask doğal olarak 42 dereceye kadar ısı yükselip tekrar 0 dereceye kadar düşerek soğuyor. Bu ısınma ve soğuma esnasında serum cilt altına nüfuz etmesini sağlıyor. 30 dakika bekleme süresinden sonra maske kalıp şeklinde yüzden çıkarılıyor. Cildi hızlı bir şekilde dengeye kavuşturuyor yağ ve nemi düzenliyor.

Yazının devamı...

Göz Çevresi Sorunlarını Giderme

6 Ağustos 2019

Göz çevresi ödemi ve şişliği

Göz altı ve göz kapağında en sık karşılaştığımız sorundur. Özellikle sabahları göz çevresinde ödem, şişlikler belirgindir ve gün içinde yavaş, yavaş azalır. Ödem ve gözlerin şişmesinin nedeni dokuda fazla sıvı birikmesidir. Göz yorgunluğu, uykusuzluk, yatmadan evvel fazla sıvı tüketimi ve alkol alımından dolayı ertesi gün gözlerde şişlikler görülür. Tabii ki şiş gözlerle dolaşmak hoş görüntü vermez ve özellikle bayanları etkiler. Hoş olmayan görüntüyü, ödemi ve şişlikleri gidermenin yolları vardır. Akşamları yatmadan evvel sıvı tüketimini azaltmak ( çay, kahve, alkol ve tuz gibi ) günde 7- 8 saat dinlendirici uyku uyumak önemlidir Ödem ve şişliklerin görüntüsünü gidermek için, her iki göze buz kesmesiyle göz etrafına dairesel şekilde gezdirerek masaj yapın. Bu uygulama 5 dakikayı geçmesin, salatalık buzları da şişlikleri alır ve ödem de geçer. Katı meyve sıkacağında salatalıkları sıkın ve buz kalıplarına koyun. Ertesi gün bir salatalık buz kalıbını alın hem göz çevresinde gezdirin hem de tüm yüzünüze uygulayın. Yüz cildini canlandırır ödemi alır gözenekleri, dokuyu sıkılaştırır.

Göz çevresi torbaları

Bir çok kişi göz torbalarından şikayet eder ve sorun yaşarlar. Nedeni cildin tonusunu, gerginliğini, elestikiyetini kaybetmesidir. Tabii ki yaş ve yaşam tarzı da göz torbaların oluşumun nedenidir. Göz çevresi tonusunu, gerginliğini arttırmak için. Yeşil çayı kaynak suda bekletin, soğuduktan sonra buzlukta dondurun. Donmuş olan yeşil çayı alın göz çevresine masaj yaparak uygulayın yine 5 dakika olsun. Yeşil çay kısa sürede etkisini gösterir, hem soğuk etkisi hem de yeşil çayın etkisi cilde gerginlik verecektir. Bu doğal yöntemin dışında, profesyonel yardım da alabilirsiniz. Önerim meso-myo-poratation yöntemi.

Göz altı morlukları

Göz altı morluğu pek sık görülen sorundur. Göz altı morluğu kadınlarda, estetik görüntü sorunu yaratır. Kişiyi yorgun, sağlıksız ve yaşlı gösterir. Göz altı morlukların pek çok sebebi vardır. Yorgunluk, stresli iş hayatı, uykusuz kalmak, uzun saatler bilgisayar ekranında çalışmak gözleri yorar. Genetik faktörler ve ayrıca kullanılan bazı ilaçlar da mor halkaların oluşumunun nedenidir. Tabii ki estetik görüntüyü rahatsız eder, göz çevresindeki morklukları hafifletmenin yolları vardır. Göz çevresine sürdüğünüz kremle masaj yapın, ayrıca sodayı buz kalıplarına koyun. Sabahları göz çevresine dolaştırarak dairesel masaj yapın yine 5 dakikayı geçmesin. Soğuk süte göz pamuklarını batırın, parmak uçlarıyla hafif sıkın ve gözlerinize koyun 15 dakika bekletin. Daha sonra makyajla yani kapatıcılarla kamuflaj yapabilirsiniz görüntüyü hafifletmiş kapatmış olursunuz. Halen morluklar devam ediyorsa mutlaka profesyonel yardım alın.

Hiç bir şey parlayan gözlerden daha çekici olamaz !

Sağlıklı güzellik dolu günler dileği ile

Yazının devamı...

Göz Çevresi Cildimiz

31 Temmuz 2019

Göz çevresi cildimize ne kadar iyi bakıyoruz?

Gözlerimiz tüm duygularımızı iç dünyamızı yansıtır. Neşemizi, sevincimizi, memnuniyetimizi ve iyi bir uykuyla dinlenmiş gözlerimizin içi parlar, ışıldar. Göz çevresi cildimiz de yaşımızı ele verir. Bilgisayar ekranında uzun saatler çalıçtığımızda gözlerde kanlanma, derisinde ise mor halkalar oluşur. Uykusuz kalmanın, yatmadan evvel fazla sıvı tüketmenin bedelini ertesi gün gözlerimizdeki şişlik ve morluklarla karşılaşırız. Yorgunluk, stres ve üzüntü gibi etkenler de göz kapaklarını etkiler göz derisinde düşmeler görülür. Bu nedenle gözlerimiz en hassas ve önemli organlarımızdır. Onlara çok iyi bakarak özen göstermeliyiz.

Hem gözlerimizin sağlığını korumak hem de göz çevresi cildini genç tutmak için alacağımız tedbirler nasıl olmalıdır.

1) En önemli alacağımız tedbir bilinçli beslenmeden geçer. Hem sağlıklı görünmemizi sağlar hem de göz çevresi cildinin erken yaşlanmasını önler. Belli yaştan itibaren görme özelliği zayıfleyan herkesin, belli miktarda B2 vitamini alması önemlidir. Onun için, yoğurt, bira mayası ve süt ürünleri tüketilmelidir. Bunun yanı sıra C vitamini içeren narinciye alınmalıdır ve ayrıca gözlerimizin sağlığı için en önemli vitamin olan A dır. Kafi miktarda alınmalıdır. Yeşil, sarı meyve ve sebzelerde bulunan A vitamini, havuç, kayısı ve karaciğer de bulunur. Belli ölçülerde tüketilmelidir.

2) Göz çevresi cildini yaşlandıran en önemli etken güneşin ultra-viyole ışınlarıdır. Güneş gözümüzün tüm tabakalarına zarar verir. Gözlerimizi güneşin zararlı ışınlarından korumak için güneş gözlüğü kullanmalıyız.

3) Gözlerinizi yoran etkenlere karşı önlem alın, iyi bir uyku gözler için en güzel ilaçtır. Yorgun olan gözlere siyah ve yeşil çay kompreksi uygulayın göz yorgunluğunu alır.

4) Yaşımızı ele veren göz çevresi cildi, yüzdeki kırışıklıkların ilk başladığı bölgedir. Göz çevresi cildi ince yapıda olması ve deri altında yağ dokusu olmaması, dolayısıyla göz çevresi cildi çok erken kurur ve ince çizgiler başlar. İlerleyen yaşla birlikte kırışmalar derinleşir, elastikiyet kaybından dolayı da göz altı ve göz kapağında yumuşama, sarkmalar oluşur.

Göz çevresi cildini yaşlanmaya karşı korumak için yapmamız gereken uygulamalar

Yazının devamı...

Gençlik Kaynağı Oksijen!

26 Temmuz 2019

Gençlik kaynağı oksijen ile gelen güzellik!

İnsanın kendini mutlu hissetmesi ve yaşlanmak yerine yaş alması için aynalarla barışık olması, aynaya baktığında kendini iyi bulması yatıyor. Aynaya ilk yansıyan yüz oluyor, yani cilt için en etkili yöntemlerden biri de cilt yaşlanmasına karşı yeni bir enerji olan oxy lift energy bir anlamda cildin yaşam iksiri.

Oksijen kanımızda alyuvarlar vasıtasıyla dokulara taşımakta ve dokularda görevini yürütmekte. Kanımızda dolaşan oksijen yaşımızın ilerlemesiyle stres, sigara kullanımı, şişmanlık, ilaç kullanımları ve bilinçsiz yapılan diyetlerle, teknolojik iş ortamları veya diğer sebeplere bağlı olarak belirgin ölçüde azalabilmekte. Oksijen azalması beden ve doku sağlığımızın azalmasına neden olmakta, yaşam enerjimizi azaltmakta, yaşlanmamızı sağlamakta. Yaşlandığımızda tüm dokularımızda olduğu gibi cildimizde de oksijen seviyesi azalır ve bu eksiklikle cildimiz gençliğini, sağlığını estetiğini sürdürmekte güçlük çeker ki, bu an yaşlanmanın belirtilerini fark etmeye başladığımız andır.

Atmosferdedeki havadan elde edilen natürel oksijen, yaşlanmış bedenlerde, ergenlik dönemi akne sivilce problemlerinde, sigaranın bedenimizde oluşturduğu zararlı etkilerini azalmasında son derece yaygın kullanıma sahip. Ortamımızdaki oksijen bir oksijen jeneratörü ile zenginleştirilmiş halde üretilmekte ve cildin ihtiyacı olan vitaminler, mineraller le birlikte gönderilmekte. Oksijenin vitaminlerle birleşim gücü özellikle yaşlılık belirtilerinin azalmasında kullanılan çeşitli anti- aging terapilerde başarıya daha çok başarı katmayı başardı.

Cildin derinliklerine oksijenle birleştirilmiş vitaminler ve mineraller gönderildiğinde yaşlılık belirtilerinden kaçış başlar. Daha çok desteklenen deri ile gençliğin belirtileri cilt yüzeyinde görülmeye başlar.

Profeyonel uzmanlar tarafından cilt analizi yapılır. Cilt tipi ve cilt yaşınız belirlenerek cildinizi sizde tanıyor ve bundan sonra sizde cildinizin uzmanı olarak, ev bakımında ürün seçimini belirliyorsunuz.

1,5 saatlik uygulamada derinlemesine cilt temizleniyor, özel cihazla uygulanan saf serum oksijen basıncıyla cilde nüfuz ediyor. Oxy lift energy cilt hücrelerini oksijen ile besleyerek kan dolaşımını düzenliyor. Hücreler oksijenlenince kendini yenileme yeteneği uyarılmış oluyor. Böylece cilt fonksiyonlarını yenileyerek ciltteki nem, hassasiyet, kılcal damar, leke, kırışma gibi problemleri düzenliyor. Üst deri olan epidermis yenilenerek taze, sağlıklı, pürüzsüz cilt elde ediliyor ve gençleşiyor.

Daha sonra ise gözeneklerin sıkılaşması, doku liflerin beslenmesi için özel yoğun mask uygulanıyor.Oxy lift energy ve yoğun mask yöntemleri iç ve dış etkenlerin yol açtığı cilt yıpranmasına karşı direnç sağlıyor. Uygulamalardan sonra cilt yenileniyor, yağ ve nem dengesi düzene giriyor.

Yazının devamı...

Bronzlaşırken Cildinize Dikkat!

5 Temmuz 2019

Günümüzde bronz bir tene sahip olmak güzellik kavramına dahil olmuştur. Ancak güneşin ultra- viyole ışınları cildimize zarar vermektedir. Güneşin altında hepimiz eşitiz. İster sarışın, kumral, kızıl veya esmer tenli olalım. Tüm cilt tipleri ve ten renkleri güneş ışığından etkilenir. Bu yüzden güneşin yararları olduğu kadar, cildimize ne kadar zarar verdiğini de bilmeliyiz.

Güneş ışınlarının etkisinden korunma

UV ışınları, UVA, UVC olmak üzere üçe ayrılır. En tehlikelisi UVC ışınlarıdır, fakat ozon tabakası tarafından durdurulurlar. Diğer ikisi bu tabakayı geçiyorlar UVB ışınları ciltte kızarıklıklara yol açabilir. Epidermis tabakasına kadar iner ve burada bir reaksiyon meydana getirir. İnce kılcal damarlar genişler ve kızarıklık oluşur. UVA ışınları daha derine iner, bunlar kahverengi bir pigment salgılayan melanosit hücrelerini uyarır ve tenin bronzlaşmasını sağlar. Ayni zamanda güneş lekelerine sebep olur. Fakat en kötü etkileri serbest kökler, cildin biyolojik yapısına zarar verir ve cildin yaşlanmasına sebep olurlar. Demek ki cildimize zarar vermeden bronzlaşmak için, UVB ışınlarını durdurmalı ve cildi UVB ışınları tarafından meydana gelen serbest köklerin etkisinden korumak gerekir. Günümüzde artık serbest köklere karşı etkili olan, etken maddeler içeren kozmetikler üretilmektedir. Etken madde olarak A- E vitamini içerirler. Diğer önemli etken madde olarak C vitaminidir. C vitamini serbest kökleri yok eder ve yaşlanmayı önler, A- E vitaminleri cildi besler ve yapılandırır.

Sağlıklı güzel bir bronzluk için yapmamız gerekenler

1) Güneşe çıkmadan evvel bakım: Homojen bir bronzluğu sağlamak için, derinlemesine peeling bakımı uygulayın ve ölü deri tabakasını atın. Ardından cilt tipinize uygun maske. Yağlı cilt tipine earty mask, hassas kılcal damarlı cilt tipine couperose mask, nemsiz kuru cilt tipine energ mask, olgun cilt tipine teightenin mask.

2) Nemlendirme bakımı: Yağlı karma cilde moist, hassas cilde silver, kuru nemsiz cilde vitamin A, olgun cilde effect içerikli nemlendirici ile nemlendirin.

3) Güneşten koruma bakımı: Güneşe çıkmadan evvel, bir kat cilt tipinize uygun olan nemlendirici sürdükten sonra, ardından UVB ışınlarına karşı su bazlı LSF 50 faktörlü total filtre sürülmesidir.

4) Güneşlenme saatleri: Güneşlenme saatlerine dikkat edilmelidir. Örneğin, 00.07- 11.00 arası ve daha sonra 16.00 itibari ile güneşlenmek için en ideal saatlerdir.

Yazının devamı...

Bu Yaz Selülitsiz Dolaşın!

1 Temmuz 2019

İşte yeniden sıcaklar başladı yaz geldi ve kış giysilerin altında saklanan selülitler yeniden hatırlandı. Artık gündem selülit olayı. Kadınların çoğu selülit problemini genellikle kışın tamamen unuturlar. O dönemde selülit düşmanları kahve, hareketsizlik, yağlı, şekerli, tuzlu, unlu yiyecekler ve asitli içecekler alışkanlık haline dönüşür. Ama yazın gelmesi ve güneşin kedini göstermesiyle, yapılanlardan bin pişman olunur. Yani hemen tahmin edileceği gibi güzellik merkezlerine koşmaya başlanır. Lakin selülit oluştuktan sonra vücuttan atmak hiç de kolay değildir. Hele kişinin kendi başına atmaya çalışması çok zordur. Bu nedenle güzellik, estetik merkezlerinde bulunan çeşitli cihazlar ve doğal etkili yöntemler yardımıyla selülitler vücudu terk edebiliyor. Bu soruna yönelik sürekli yeni yöntemler çıkıyor.

Selülitin giderilmesini sağlayan yeni yöntemlerden biri de biyolojik ısınan mask. Özelliği doğal olarak 42 dereceye kadar ısınan ve tekrar sıfır dereceye inerek soğuyan bir yöntem. En büyük selülite etkisi, ısınma ve soğuması ile kan dolaşımını düzenlemesi, toksinleri atmasıyla selülitleri gidermesi ve cildi sıkılaştırmasıdır.

Selülit nasıl oluşur?

Yağlı yiyecekler ve asitli içecekler selülite zemin hazırlıyor. Dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılmadığında vücudun çeşitli bölgelerine yerleşiyor. Yani cildin destek dokusu zayıfladığında ve hasarlandığında yağlar cildin orta tabakasına doğru hareket ediyor, böylece selülit oluşumu gecekleşiyor. Bu da potakal kabuğu denilen görüntüye yol açıyor. Selülit kişinin bedenine yapışmış gibidir. Onun ordan giderilmesi için doğru yöntemi uygulamak önemlidir. Selülitlerin giderilmesini sağlayan doğru yöntemlerden biri de biyolojik mask. Bu yöntem, hem selülitlerin giderilmesini, bedenin incelmesini, gevşemelerin toparlanmasını, hem de cildin canlanmasını sağlıyor. Ama tabii ki bu yöntemi uygulatacak kişinin selülitlerinden kurtulmayı hedeflemiş biri olmalı.

Nasıl uygulanıyor?

Vücuttaki selülitlerin birikim ve dağılamına göre, önce sorunlu bölgelere yüksek frekanslı masaj uygulanıyor ve kan dolaşımı hızlanıyor. Ardından özel selülit jeli cilde sürülüyor, daha sonra koyu kıvamda olan mask tüm sorunlu bölgelere fırça yardımıyla sürülüyor. Bu mask sıfır deceden 42 dereceye kadar ısı yükselmesi yaparken gözenekler açılıytor. Isı yükselmesi esnasında sürülen jel, cildin alt katmanlarına nüfuz ediyor ve soğurken selülitler azalıyor. Böylece selülitler yavaş, yavaş gideriliyor.

Kür programı şeklinde uygulanır ve kişinin vücut sorununa göre 4 ile 5 hafta arasında sonuca ulaşabiliniyor. Bunun yanı sıra belli kurallara ve gıdalara dikkat edilirse başarıya ulaşmak mümkün. Kurallar ise çok basit, mutlaka günde 1,5 - 2 litre su içmek, kahve ve asitli içeceklerden kaçınmak, yağlı, tuzlu, rafine şeker ve kızartmalardan uzak durmak. Selülitlerden kurtulmak ve forma girmek istiyorsanız bu kurallar da zor olmasa gerek. Çünkü, yaz, deniz, kum ve havuz mevsimi !

Sağlıklı güzellik dolu günler dileği ile

Yazının devamı...