Başrol gazeteciliğe ait

Altı dalda Oscar’a aday gösterilen “Spotlight”, her öğesiyle saat gibi işleyen bir yapım

Gazetecilik bir meslek olarak zor günler geçirirken, Tom McCarthy ve “Spotlight”ekibi filmleriyle gazetecilere bir moral mektubu gönderiyor. Bu mektupta özetle, “Yaptığınız işin öneminin farkındayız, herkese de hatırlatacağız” deniyor. Filmin hiçbir öğesi, bu mektubun içeriğinin öneminin önüne geçmiyor. Başrol gazeteciliğe ayrılıyor.

Filmin işlediği gerçek hikaye, 2002’de Boston’da geçiyor. Boston Globe gazetesinin köklü araştırmacı gazetecilik ekibi Spotlight, bıçaksırtı bir konuya el atıyor: Katolik rahiplerin çocuk istismarı skandalları. Robby Robinson şefliğindeki ekip hasıraltı edilen bu konuyu araştırdıkça, rahiplerin çocuk tacizlerine düşünüldüğünden çok daha sık, hatta akıllara durgunluk veren bir oranda rastlandığını keşfediyor. Ekip, muhafazakar okurlarını kaybetme ve kilisenin gizli baskısına rağmen işlerini yapmayı sürdürüyor.

Başrol gazeteciliğe ait

Önemli bir çalışma

“The Visitor” ve “Hayatın İçinden / The Station Agent” gibi filmlerle hatırlanabilecek yönetmen McCarthy, bize şimdi şaşırtıcı gelmeyen ancak dönemi için tabu olan Katolik kilisesi skandalını ortaya çıkarma hikayesini anlatırken, odağından emin. Bu odak da hikayenin kendisi, olağanca sadeliğiyle. Ruffalo, Keaton, McAdams ve Schreiber’ın aralarında olduğu oyuncu kadrosu, birbirlerinden rol çalmadan dengeli performanslar sergiliyorlar.

McCarthy görünmez ama filmin polisiye ve heyecan dozunu düşürmeyen bir yönetmenlik sergiliyor. Film özellikle karakterlerinin aile yaşamı gibi yan hikayelere sapmıyor, araştırma süreciyle ilgili olduğu kadarıyla ilgileniyor. Bu bilinçli seçimler, “Spotlight”ı gazetecilik mesleğinin güzellemesi haline getiriyor.

En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Mark Ruffalo), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Rachel McAdams), En İyi Yönetmen, En İyi Özgün Senaryo ve En İyi Kurgu dallarında Oscar adayı olan film, ciddi, hedeflerine zorlanmadan ulaşan ve gazetecilik adına önemli bir yapım. Hakkıyla yapılan gazeteciliğin sade bir tasvirinin, abartılı detaylarla süslenmiş, aksiyona bulanmış filmlerden çok daha heyecan verici olduğunu göstermesi de cabası.

“SpotlIght”

Yön.: Tom McCarthy Oyn.: Mark Ruffalo (Mike Rezendes), Michael Keaton (Robby Robinson), Rachel McAdams (Sacha Pfeiffer), Liev Schreiber (Marty Baron), John Slattery (Ben Bradlee Jr.), Brian d’Arcy James (Matt Carroll) Sen.: Josh Singer, Tom McCarthy Gör.: Masanobu Takayanagi Müz.: Howard Shore

Yüksel Aksu bir kez daha Ege’de

“Dondurmam Gaymak” filminin yönetmeni Yüksel Aksu, “İftarlık Gazoz”da bir kez daha Ege’de geçen bir komediye imza atıyor. 1970’lere tarihlenen hikayede, Adem (Berat Efe Parlar), gazoz imal eden Kemal Usta’nın (Cem Yılmaz) yanında çırak oluyor. Film, bir noktada Adem’in oruç tutmaya çalıştığı bir güne odaklanıyor. Bu uzun bölümle diğer bölümler arasındaki dengesizlik, Aksu’nun filmin başında ve sonunda işlediği mevzuunun ciddiyetinin diğer bölümlerle olan uyumsuzluğu filmin yumuşak karnı. Tütün tarlasında çalışan işçiler gibi sinematografik anlar ve Cem Yılmaz’ın performansı ise filmin avantajları olarak göze çarpıyor.

Başrol gazeteciliğe ait

Haftanın diğerleri

OKYANUS FACİASI

Bağımsız film “Lars and the Real Girl”ün yönetmeni Craig Gillespie, “Zor Saatler / The Finest Hours” adlı büyük bütçeli bir filmle karşımızda. 1950’lerdeki bir deniz kazasına odaklanan film, başrollerdeki Chris Pine ve Casey Affleck’in başarılı performanslarıyla öne çıkıyor. Film, ticari bir eğlencelik olma işlevini klişelere de yaslanarak büyük ölçüde yerine getiriyor.

ALMANYA’NIN OSCAR ADAYI

Giulio Ricciarelli’nin yönettiği “Yalan Labirenti / Im Labyrinth des Schweigensi”, II. Dünya Savaşı sonrası üst düzey Nazilerin peşinde düşen cesur bir Alman savcının hikayesini konu alıyor. Film, Almanya’nın Akademi Ödülü’ne gönderdiği aday olarak dokuz filmlik uzun listeye girse de beş aday arasında yer bulamadı.

ROMANTİK BİR FİLM

Başrollerini Şükrü Özyıldız, Hande Doğandemir ve Mithat Can Özer’in paylaştığı “Her Şey Aşktan”, Andaç Haznedaroğlu’nun yönettiği romantik bir yapım.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“SICARIO”


Kariyeri yükselişteki yönetmen Denis Villeneuve’ün Cannes’da Altın Palmiye adayı olan filmi, ilgiyi hak ediyor.

DİĞER YENİ YAZILAR