Ölümsüzlüğün peşinde

Ölüm döşeğinde bir adamın genç bir bedene geçmesini konu edinen “Self/less”, benlikler çatışması üzerine kurulu bir bilimkurgu aksiyon...

Daha önce “The Fall”la kayda değer bir hayran kitlesi edinen Tarsem Singh, “Self/less”ile takipçilerine “Kredimi tüketmeye devam ediyorum” diyor. Hikaye, John Frankenheimer’ın 1966 yapımı filmi “Seconds”ı andırıyor.
Ben Kingsley suretinde tanıştığımız Damian, New York’ta emlak piyasasından rant sağlamış, altınlarla bezeli görgüsüzlük abidesi bir evde yaşayan bir işadamı.
Az ömrü kaldığını öğrenince ölümsüzlük derdine düşüyor. Albright adlı bilim insanının önerdiği bir çözüm var:
Bir servet karşılığında Damian’ın bilincini laboratuvarda üretilmiş genç bir bedene aktarmak.

Kötü bilim insanlarıyla savaş

Filmin bu noktaya kadarki bölümü ümit verici. Ne zamanki Damian’ın bilinci Ryan Reynolds’ın canlandırdığı adama geçiyor, film dümeni aksiyona kırıyor. Anlıyoruz ki genç beden laboratuvar üretimi değil. Anılarında bölük pörçük hayatını gördüğümüz Mark adında bir askerin bedeni. Bu hırslı işadamı, rahatına bakmak yerine kötü bilim insanlarına savaş açıyor. Oysa karakterinde fedakarlıkla ilgili bir ipucu yok. “Görevimiz Tehlike” tarzında silahlar patlıyor, kovalamacalar başlıyor. Gerisi belli.

Film, New York’u parsel parsel satın alan bir adamın ölümsüzlüğü de satın alması ikileminden yola çıkıp derinleşme fırsatını elinin tersiyle itiyor. Reynolds genç bir bedendeki yaşlı bir adamı canlandırmayı çabalamak yerine filmin seçimleri sonucu sarsak durduğu aksiyona hapsoluyor.
“Self/less” ümit verici bir bilimkurgu olarak başlayıp vasat bir aksiyona dönüşüyor. Bazı izleyicilerde Damian’ın benliğinde kendisini belli eden Mark gibi Singh’in hak ettiğinden fazla takdir görmüş bir yönetmen olduğunu söyleyen bir ses olabilir. Bu sesi dinleyin.

“Self/less”

Yön.:Tarsem Singh
Oyn.:Ryan Reynolds (Genç Damian), Natalie Martinez (Madeline), Matthew Goode (Albright), Ben Kingsley (Damian), Victor Garber (Martin)
Sen.:David Pastor, Alex Pastor
Gör.:Brendan Galvin Müz.:Dudu Aram, Antonio Pinto

Amerikan rüyasının özenilmeyecek yönleri

“MargIn CALL”un yönetmeni J.C. Chandor, “A Most Violent Year”la kapitalizmle uğraşmayı sürdürüyor: İşlerini büyütmek isteyen bir işadamı ve ailesi mercek altında. Amerikan rüyasının, piramidin tepesine çıkmanın temiz kalınarak yapılmayacağını gösteriyor. Bu yükselişte çoğu filmin aksine yüceltilecek bir yön bulmuyor. İşadamını canlandıran “Inside Llewyn Davis”in karizmatik aktörü Oscar Isaac, karakterinin hırs, köşeyi dönme isteği, acımasızlık ve kayıtsızlığını verebiliyor. Türkiye’ye biraz rötarlı gelen bu ciddi film, sıkı bir sistem eleştirisi içeriyor.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“CHAPPIE”

“Yasak Bölge 9”un yönetmeni Neill Blomkamp’in yönettiği film, robotlarla ilgili bilimkurgular arasında en gariplerinden biri.

1950’ler ruhu

Üç yıl önce “Barbara” ile Almanya tarihinin bir kesitine bir kadın karakterin deneyimi üzerinden bakan yetkin sinemacı Christian Petzold, yeni filmi “Yüzündeki Sır / Phoenix”le benzer bir formül uyguluyor. “Yüzündeki Sır”da 1980’lerde geçen “Barbara”nın 35 yıl öncesinde, 1945’teyiz. Toplama kampından kurtulan Nelly (Nina Hoss) bir estetik ameliyat geçirir. Ardından Berlin’e dönüp kocası Johnny’yi bulur. Johnny, Nelly’yi tanımaz. Üstelik kampta öldüğünü düşündüğü karısının mirasını almak için suç ortaklığı teklif eder. Dramla karışık gerilim yükselmeye başlar. Film, Alfred Hitchcock’un “Vertigo”suna selam gönderen bir hikayeyle kampın hayatta kalan kurbanlarını ne kadar değiştirdiğini gösteriyor. Yapım psikolojik ve tarihi incelemelere açık. Petzold hem 1950’lerin ruhunu taşıyan hem taze bir filmle karşımızda.

Haftanın diğerleri

-“Ayı Teddy 2 / Ted 2”, beğenilen “Ayı Teddy”nin devam filmi. Ana ekip aynı: Seth MacFarlane yönetmen koltuğunda, Mark Wahlberg ise başrolde. Bir oyuncak ayı ve bir adamın tuhaf dostluğunu yetişkinlere yönelik esprilerle anlatan ilk filmin mizahını sevenler, ikinci filme şans verebilir.

-Aclan Büyüktürkoğlu’nun yönettiği “Antikacı”, komadaki bir adamın bilinçaltında geziniyor. Oyuncu kadrosunda Ertan
Güleç, Didem Baylan ve Övül Kocaman var. Diğer yerli film ise Alper Mestçi’nin yönettiği korku “Siccin 2”.

-Başrolünde Michael Douglas’ın bulunduğu gerilim “Tehlikeli Oyun/Beyond The Reach”çölde geçen bir kovalamaca üzerine kurulu. Yönetmeni Jean-Baptiste Leonetti.