Petit bir kez daha yürüyor

1974’te İkiz Kuleler arasında yürüyen ip cambazı Philippe Petit, 2008 yapımı “Teldeki Adam” belgeselinde hikayesini anlatmıştı. Bu kez aynı hikaye, Robert Zemeckis yönetmenliğindeki “Tehlikeli Yürüyüş”le sinemaya aktarılıyor

Fransız ip cambazı Philippe Petit’yle sinemaseverler 2008’de tanıştı. Oscar’lı belgesel “Teldeki Adam” gösterime girdiğinde... Petit önce Notre Dame Kilisesi sonra da 1974’te İkiz Kuleler arasında telini gerip yürüyen şu meşhur adam. Telini gerdi deyip geçiyoruz ama “Teldeki Adam”, bu tel germe sürecinin banka soygunu gibi titiz bir planlama, yasalara karşı gelme eylemi ve ekip işi olduğunu anlatmıştı.

Gordon-Lewitt’e “rötuş”

Şimdi aynı hikayeyi kurmaca olarak “Geleceğe Dönüş”, “Cast Away” ve “Forrest Gump”ın yönetmeni Robert Zemeckis anlatıyor. “Tehlikeli Yürüyüş / The Walk”ta Fransız Petit’yi Hollywood’un gerçek kişiye benzetme saplantısının son kurbanı Joseph Gordon-Levitt, kötü bir kızıl peruk, tuhaf mavi lensler ve Fransızları bile utandıracak derece ağır aksanlı bir İngilizce eşliğinde canlandırıyor.

Zemeckis’e daha önce işlenmiş bu hikayenin cazip gelmesinin iki nedeni olabilir. İlki ve en barizi 11 Eylül 2001’de yıkılan İkiz Kuleler’e bir aşk şiiri yazma arzusu. Filmin, özellikle Amerikalı eleştirmenleri etkilemesinin nedeni onun bu çabası. Ancak dünyadaki birçok trajik mekandan sadece biri olan İkiz Kuleler’e filmin bu romantik yaklaşımı, Amerika dışındaki dünyanın geri kalanı için aynı derece dokunaklı değil ister istemez. “Petit isyan ve yapılmamış olanı yapma arzusuyla aralarında yürüyerek beton yığını İkiz Kuleler’e hayat vermişti” diyor Zemeckis. Binaların içindeki 3 bin kişinin hayatını kimin aldığını ise söylemiyor ama hatırlıyoruz.

Zemeckis’in bu hikayeyi anlatmasındaki ikinci neden saf bir yönetmenlik gösterisi ve bunu sadece İkiz Kuleler’le bağ kuranlar değil, tüm sinemaseverler anlayabilir: Petit’nin yaklaşık 45 dakika süren yürüyüşünün nefes kesiciliğini, heyecanını, manzarayı 3D ve IMAX’in gücünü arkasına alarak izleyiciye yaşatmak. Bunu başarıyor da...

Büyüleyici bir gösteri

Bu yürüyüşe aşağıdan şahit olmak 1974’te oralarda olan bir bölüm şanslı insana nasip oldu, yukarıdan görmek ise Petit’nin “suç ortakları”na, sonradan gelen polislere ve elbette Petit’ye. İşte Zemeckis, bu ayrıcalığı izleyicisine sunmak için bir çaba gösteriyor ve yıllardır efektlere kafa yormasının da etkisiyle büyüleyici bir yönetmenlik gösterisine imza atıyor. Başındaki dağınıklık, karakterlerin derinleşmemesi, hepsi filmin son bölümündeki yürüyüş için affedilebilir. Hem de memnuniyetle.

“Tehlikeli Yürüyüş / The Walk”

Yön.: Robert Zemeckis Oyn.: Joseph Gordon-Levitt (Philippe Petit), Charlotte Le Bon (Annie), Clement Sibony (Jean-Louis), Cesar Domboy (Jeff / Jean-François)

Sen.: Robert Zemeckis, Christopher Browne (Philippe Petit’nin kitabından)

Gör.: Dariusz Wolski

Müz.: Alan Silvestri

Petit bir kez daha yürüyor

Mantıksız Adam

Kusursuz cinayet olur mu?
Woody Allen’ın yeni filmi “Mantıksız Adam / Irrational Man”de Joaquin Phoenix’in canlandırdığı, bir tıkanma dönemindeki felsefe profesörü Abe, Jill (Emma Stone) adlı öğrencisiyle yakınlaşır. Ama Abe’i hayata yeniden bağlayan Jill’le ilişki ihtimali değil, “kötü” bir yargıcı öldürme fikridir. Kusursuz cinayet üzerinden kötü olduğundan emin olduğunuz birini dünyadan silmenin doğurduğu etik sorularla ilgilenen film, esprili ilişkileri konu alan Allen filmleri ve “Maç Sayısı” gibi ciddi Allen filmlerinin arasında bir yerlerde. Ama yönetmenin iyi işlerinin tadını vermeyen kuru bir yapım.

Tahminler tahminleri kovalıyor
“Diğerleri” ve “İçimdeki Deniz”in yönetmeni Alejandro Amenabar’ın yönettiği polisiye gerilim “Korku Terapisi / Regression”ın hikayesi babasının tacizine uğradığını söyleyen bir genç kızın (Emma Watson) vakasına bakan Paul adlı bir dedektifin (Ethan Hawke) satanist ayinlerle ilgili hikayeye kendisini kaptırması hakkında. Film merak öğesini ayakta tutmayı becerip izleyiciyi sürekli tahminlere yönlendiriyor. Film kalburüstü olsa da kariyeri düşüşteki Amenabar’ın yükselişe geçeceği film, bu film değil.

Haftanın diğerleri

Ejder Kılıcı

Jackıe chan aksiyonu
Daniel Lee’nin yönettiği, başrollerini Jackie Chan, John Cusack ve Adrien Brody’nin paylaştığı “Ejder Kılıcı / Tian jiang xiong shi”, yozlaşmış bir Roma lideriyle Çinlilerin mücadelesini konu edinen bir aksiyon.

Hayat Öpücüğü

iki yerli komedi
Haftanın iki yerli filmi de komedi türünde. Şenol Sönmez’in yönettiği, başrollerini Ali Sunal ve Hatice Şendil’in paylaştığı “Hayat Öpücüğü”, hayatında aşkı bulunca yaralarını sarmaya başlayan problemli bir adamı anlatıyor. Diğer komedi “Geniş Aile: Yapıştır” ise Ömer Uğur’un imzasını taşıyor. Başrollerini Fırat Tanış ve Bülent Çolak’ın paylaştığı film, “Geniş Aile” adlı dizinin sinema uyarlaması.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“YÜZÜNDEKİ SIR / PHOENIX”


Alman sinemasının önemli yönetmenlerinden Christian Petzold, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında Almanya’da geçen ilginç bir filme imza atıyor.