Teröre karşı doğu seferi

“Görevimiz Tehlike” serisinin yeni filminde ajanımız Ethan Hawke, nükleer savaş başlatmak isteyen adamın peşinde Mumbai ve Dubai’ye kadar gidiyor

Teröre karşı doğu seferi
Tom Cruise ve ekibin yeni üyesi Paula Patton.

Tom Cruise’un canlandırdığı tehlikeli görevlerin ajanı Ethan Hunt, “Mission: Impossible-Ghost Protocol” ile dördüncü kez iş başında.
Ethan Hunt ve ekibine (IMF birimi) Kremlin Sarayı’nın arşivlerinden bir teröristin kimliğine dair bilgileri çalma görevi verilir. Hunt görevini eksiksiz yerine getirirken Kremlin Sarayı bombalanır ve kabak IMF ekibinin başına patlar; dağıtılır ve desteklerini kaybederler. Ancak dünyayı yok edecek nükleer bir savaş başlatmak isteyen ve bulduğu kodlarla bu konuda bir ilerleme kaydeden teröristi durdurmaları gerekmektedir. Hendricks adlı teröristi takipleri, yolarını Dubai ve Mumbai’ye düşürür.
Ekipte Tom Cruise’a eşlik eden en kuvvetli isim, ekibe baş analist olarak dahil olan ajan Brandt rolündeki Jeremy Renner; onu “Hurt Locker” filminden hatırlamak mümkün. İngiliz aktör Simon Pegg bilgisayarla uğraşan adam olarak filmin komedi yükünü üstlenirken diğer bir yeni üye de Paula Patton’ın canlandırdığı Jane.
Filmin yönetmenliğini ise Pixar Animasyonları’nın parlak çocuğu Brad Bird (“Ratatuy”, “İnanılmaz Aile / The Incredibles”) üstleniyor. Bird animasyon olmayan tek filminde teknik yönü kuvvetli bir çalışmaya imza atıyor. Filmin en iddialı sahnesi olan Tom Cruise’un Dubai’deki Burç Halife binasına çıktığı sahnede harikalar yaratan Bird, iyi giden serinin seviyesine uygun bir iş ortaya çıkarıyor.
IMAX formatında öne çıkan bu teknik kusursuzluğa, heyecanlı bir senaryo eşlik ediyor. Nükleer savaş başlatmaya çalışan bir kötü adam Rusya vs. üzerinden Soğuk Savaş paranoyalarına da dokunduran film, neyse ki bunu ters anlamda kullanıyor. Bu aksiyon fırtınası içerisinde pek karakter gelişimi beklememek lazım. Filmde hemen hemen her karakterin vicdan azabı ile mevzuları var. Ama bunların zorlu görev sırasında çok da öne çıktığı söylenemez.

“Mission: Impossible - Ghost Protocol”
Yön.: Brad Bird
Oyn.: Tom Cruise (Ethan Hunt), Jeremy Renner (Brandt), Simon Pegg (Benji), Paula Patton (Jane), Michael Nyqvist (Hendricks)
Sen.: Josh Appelbaum, AndrÈ Nemec
Gör.: Robert Elswit
Müz.: Michael Giacchino

“Nar”

Bir odada hesaplaşma

Bu yılki Antalya Film Festivali’nde ana yarışmada bulunan “Nar” tek mekanda karakterlerin hesaplaştığı bir yapım. Bir sosyete falcısı (Serra Yılmaz), zengin bir eve gelir. Ev sahibinin (İrem Altuğ) bu ziyaretten haberi olmasa da, fal baktırmaya karar verir. Ancak falcının amacının farklı olduğu, kişisel bir mevzu yüzünden geldiği ortaya çıkar.
Yılmaz ve Altuğ’un yanı sıra Erdem Akakçe ve İdil Fırat’ın rol aldığı “Nar” toplumsal sınıflar, günümüz kent yaşamında kişisel çıkarlar uğruna kaybolan vicdan gibi konuların etrafında dönüyor. Filmde oyunculuklar ve tiratlar arada teklese de, “Nar” ele aldığı konular ve gerilimini ayakta tutabilmesi dolayısıyla türünün başarılı bir örneği.

“Ünye de Fatsa Arası”

Ünye-Fatsa rekabeti
Çok kısıtlı bir dağıtımla vizyona giren belgesel “Ünye de Fatsa Arası”, yönetmen Esra Alkan’ın imzasını taşıyor. Mizahi yönü ağır basan belgeselde, Ordu’nun iki ilçesi olan Ünye ve Fatsa arasındaki üstünlük sağlama mücadelesine odaklanılıyor.

“Labirent”

Oyunu Hollywood kurallarıyla oynuyor

Kaybedenler Kulübü” ve “Devrim Arabaları” filmlerinin yönetmeni Tolga Örnek’in yeni filmi “Labirent”in başrollerini Meltem Cumbul, Timuçin Esen, Sarp Akkaya, Ozan Bilen ve Rıza Kocaoğlu paylaşıyorlar.
İstanbul’da yaşanan ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği bir canlı bomba eyleminin ardından Türk istihbaratı konuya odaklanır. Fikret (Esen) ve Reyhan (Cumbul) adlı iki kişi tarafından yönetilen istihbarat biriminin en büyük kozu aşırı İslamcı radikal bir terör örgütüne sızdırdıkları bir köstebektir. İnceleme altına aldıkları bu örgütün daha büyük bir saldırı planladığından şüphelenmektedirler.
Timuçin Esen çok başarılı
“Labirent” oyunu ana akım Hollywood örneklerinin kurallarına göre oynayan bir film. Aksiyon sahneleri, karakter travmaları, romantik yakınlaşmalar, teknolojik araştırmalar, takipler her yönüyle türün okyanus ötesi örneklerini andırıyor. Filmin İngilizler istihbaratı gibi ‘yabancı’ unsurlara yaklaşımındaki klişeler de Hollywood örneklerinden farklı sayılmaz. Ancak bunlar yerli sinemaya uygulanırken, iyi bir iş ortaya çıkarılmış. Özellikle Esen’in başarılı bir performans sergilediği film, özgün olmasa da, ticari kurallar çerçevesinde eli yüzü düzgün bir yapım.

“Katil Köpek Balığı”

Jaws’ın türdeşleri iş başında
Korku sinemasının favori figürlerinden köpekbalığının başrolde olduğu yeni bir film var karşımızda: “Katil Köpek Balığı / Shark Night 3D”. Filmde hafta sonu tatilini Louisiana’da bir göl evinde geçirmeye karar veren yedi arkadaş, kötü bir sürprizle karşılaşırlar.
“Final Destination 2” ve “Snakes on a Plane” gibi filmlerde imzası bulunan David R. Ellis’in yönettiği filmde Sara Paxton, Dustin Milligan, Chris Carmack ve Jel David Moore rol alıyorlar. 3D seçeneğiyle vizyona giren filmin çok kötü eleştiriler aldığını ekleyelim.