Tipik bir Amerikan kahramanı

1980’lerin popüler televizyon serisinden uyarlanan “Adalet”, kötülerle savaşan bir tek adam öyküsünü Denzel Washington’ın varlığı ile özel kılabiliyor

Seksenli yılların aynı adlı uzun soluklu televizyon dizisinden sinemaya uyarlanan “Adalet / The Equalizer”, gişede başarı sergilerse Hollywood yeni bir aksiyon serisine kavuşacak gibi duruyor.
Filmin Denzel Washington tarafından canlandırılan ana karakteri Robert McCall, gizemli, muhtemelen özel askeri eğitim aldığı bir geçmişe sahip, sessiz bir hayat sürmeye çalışan orta yaşlı bir adam. Bir restoranda kitap okuyarak uykusuz geçirdiği gecelerde konuştuğu çocuk yaştaki seks işçisi Teri, muhabbet tellallığını yapan Rus mafyası tarafından dövülünce, Robert sessiz hayatından çıkıyor. Sonuç ise adaleti kendi ellerine alıp kötülerin belası olan tipik bir Amerikan kahramanı. Diğerlerinden tek farkı kitaplara olan büyük düşkünlüğü ve Clark Kent- Süpermen misali gündüzlerini çalıştığı yapı market.

İyi kalpli aksiyon adamı
“Adalet”, Washington’ın karizmasından beslenen, Rus mafyasının ölü sayısının sayılamadığı bir kahramanlarla tanışalım filmi. Filmin izleyenleri gülümsetecek, yapı markette kötülere “MacGyver tuzakları” kurduğu bölümleri bulunsa da Washington’ın iyi kalpli, iyi niyetli aksiyon adamlarındaki başarısı filmi takip edilebilir kılıyor. Kadınların kurtarıcısı erkek, dağılan Sovyetler’in çöpleri olarak sunulan kötülerden Amerikan topraklarını temizleme misyonu, şiddet sahnelerine doyamayıp tekrar tekrar gösterilmesi gibi klişeler mevcut.
Filmin yönetmeni “İlk Gün”de de Washington’la birlikte çalışan sonrasında da “Olimpos Düştü” gibi filmlerle kariyerini sürdüren Antoine Fuqua. Film hem Washington’ın varlığı ve karakteri hem de genel konusu itibariyle ister istemez akla hayata veda eden Tony Scott’ı getiriyor. Scott ve bu tür filmleri bir şekilde özel kılan yönetmenliği, “Adalet” benzeri projeleri bambaşka bir hale getirirdi ve bıraktığı boşluk Hollywood’da hissediliyor.

“Adalet / The EqualIzer”
Yön.: Antoine Fuqua
Oyn.: Denzel Washington (Robert McCall), Marton Csokas (Teddy), Chloe Grace Moretz (Teri), David Harbour (Masters) Sen.: Richard Wenk
Gör.: Mauro Fiore
Müz.: Harry Gregson-Williams

İstanbul’dan büyük ödüllü, Pirselimoğlu imzalı

Tayfun Pirselimoğlu, yeni filmi “Ben O Değilim” ile önce Roma Film Festivali’nden En İyi Senaryo ardından da bu yılki İstanbul Film Festivali’nin ulusal yarışmasından En İyi Film ve En İyi Senaryo ödülleriyle döndü.
Pirselimoğlu yönetmenlik kariyeri boyunca incelediği kimlik konusunu “Ben O Değilim”de bir adım öteye taşıyor. Film bir adamın işyerinde birlikte çalıştığı
bir kadınla ilişkisi başladıktan sonra kendisiyle karşılaşmasını anlatıyor. “Ben O Değilim”, Pirselimoğlu’nun peşinde olduğu sinema anlayışını her filmde geliştirdiğini kanıtlayan, Ercan Kesal’ın performansıyla dikkat çektiği, mizahın da öne çıktığı çok başarılı bir yapım.

Erkekler arasındaki dinamikler

Bağımsız sinemanın tür filmlerinde başarılı yapıtlara imza atan Amerikalı yönetmeni Jim Mickle, “Temmuz Soğuğu/ Cold in July” ile kendisini takip listesine almanın yerinde olduğunu kanıtlıyor. Evine giren hırsızı öldüren sıradan vatandaş Richard (Michael C. Hall), öldürdüğü adamın babası Russel (Sam Shephard) tarafından tehdit ediliyor. Sürpriz gelişmeler sonucunda Dane, Russel ve Don Johnson’ın canlandırdığı detektif Jim, kendilerini tehlikeli bir yolculukta buluyorlar. Gerilim türündeki film, erkekler arasındaki özellikle baba-oğul ve dostluk dinamiklerini akıllıca ele alıyor. Mickle’ın filmin sürprizlerle gelişen hikayesini kontrolünü kaybetmeden ustaca yönetmesi takdire şayan.

Aşk, animasyon korku ve dram
l “What’s Eating Gilbert Grape” (1993) ve “Chocolat”ın (2000) yönetmeni Lasse Hallström’ün Steven Spielberg yapımcılığındaki yeni filmi “Aşk Tarifi / The Hundred Foot Journey”, aynı adlı romanın uyarlaması. Başrolünde ünlü oyuncu Helen Mirren’a
Om Puri ve Manish Dayal’ın eşlik ettiği film, Hint bir ailenin açtığı ile Michelin yıldızlı Madam Mallory’nin restoranları arasındaki rekabeti konu alıyor. Film ortalama eleştirilerle karşılansa da, Amerika’daki gişede iyi bir hasılat elde etti.
l Çocuklara hitap eden animasyon “Kutu Cüceleri: Yaratıklar Aramızda / The Boxtrolls”, yeraltında yaşayan sevimli topluluk Kutu Cüceleri tarafından yetiştirilen Eggs adlı bir çocuğun maceralarını konu alıyor. Animasyonun yönetmenliğini Graham Annable ve Anthony Stacchi birlikte üstleniyor.
l Kat Coiro’nun yönettiği romantik komedi “Aşka Dair /
A Case of You”da bir yazar internette tanıştığı bir kadını etkilemek için sahte bir kimlik yaratır ama kadın ona âşık olunca bu uydurma kişiliğe devam eder. Filmin başrollerinde Justin Long ve Evan Rachel Wood var.
l Haftanın ilk yerli filmi Alper Mestçi’nin yönettiği korku “Siccin”. Film, sevdiği adama büyü yaptıran bir kadına cinlerin musallat olmasıyla ilgili. Diğer yerli film “Biz Babasız Büyüdük” ise Ahmet Çadırcı’nın yönettiği bir dram.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“SEVGİLİNİN ARDINDAN / LILTING”
Londra’da ölen bir adamın sevgilisinin onun annesiyle iletişim kurma çabalarını anlatan film, festivallerin gözdelerinden olduktan sonra gösterime de girmişti.