Sırt Ağrılarınızın Sebebi...

19 Haziran 2019

Sırt ağrılarınızın sebebi sarkan karınınız olabilir

Uzun süredir sırt ağrısı çekiyorsanız, günlük hayatınızdaki olumsuz etkisinin tamamen farkındasınızdır. Azalan hareketlilik ve neredeyse sürekli ağrı yaşamak, en önemsiz işleri bile bir angarya haline getirebilir. Uzun süreli ilaç kullanımı, doktora ve eczaneye tekrarlayan ziyaretler ve yaşamı bir eziyete dönüştürür. Bedeninize ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda kendinizi halsiz ve tepkisiz halde bulabilirsiniz.

Sinirlilik hali ve stresle başa çıkma kapasitenizin azalması yalnızca sizi değil, ilişkilerinizi de zorlar. Bunlar, karşılaşabileceğiniz günlük zorluklardan sadece birkaçı.

Hiç düşündünüz mü, sırt ağrılarınızın sebebi sarkık kanınız olabilir mi?

Evet olabilir, bunu çok iyi biliyoruz zira karın germe operasyonu geçiren hastalarımızın tamamına yakını, hafiflediklerini ve özellikle yıllardır sırtlarındaki ağrının yok olduğunu ifade ederler. Daha iyi karın görüntüsü olarak bilinen abdominoplasti ameliyatı, hastanın karnındaki fazla deri ve yağları gidermek için kullanılmaktadır. Operasyon ayrıca hamilelik, yaşlanma ve diğer faktörlerin neden olduğu zayıf veya ayrılmış kasların yeniden yapılanmasına yardımcı olur.

Bu prosedür, çoğunlukla hamile kalan kadınlarda karın duvarını onarmak için, genellikle “anne estetiğinin” bir parçası olarak kullanılır. Ameliyat sıklıkla, hastanın sorunlu karın bölgesinin fiziksel görünümünü düzeltir ve ciddi bir güven artırıcı ameliyat olarak belirtilir.

Ameliyattan yararlanan diğer kişiler arasında önemli kilo kaybı yaşayan veya daha önce ameliyat olmuş olan kişiler bulunur. Yaşlanma ve kalıtım faktörleri, daha az yaygın olmakla birlikte, aynı zamanda karın kasları zayıflamış hastalar için de uygun bir operasyondur.

Size genellikle daha az bilinen, bir konudan daha bahsedeyim. Karın germe ile karnınızın içindeki ve çevresindeki bağ dokularını sıkarak aslında omurganızın daha stabil hale gelmesini kolaylaştırıyoruz. Bu da duruşunuzun düzelmesine vesile olarak sırt ağrılarınızın azalmasına neden oluyor.

Yazının devamı...

Brezilya Poposu Estetiği Sonrası

30 Mayıs 2019

Brezilya Poposu estetiği diğer adıyla BBL son yılların en fazla konuşulan estetik cerrahi prosedürü arasında yer alıyor. Özellikle medyada ünlülerin kıvrımlı ve güzel kalçalarıyla yer alması, bu prosedürün popüleritesini oldukça fazla artırdı. Doğuştan ya da sonradan yaşa bağlı veya zayıflamaya bağlı olarak poponuzda hacim kaybı yaşıyor olabilirsiniz. Brezilya Poposu estetiği ile şekilsiz ve sönük gibi duran kalçalara yeniden şekil veriyor ve daha genç ve diri bir profile kavuşmanızı sağlıyoruz. Genel anlamda bölgesel yağlanma olan alandan yağları alıp, kalçalara yağın transferini sağlıyoruz. Fakat en çok sorulan soru ise iyileşme dönemi. Bu yüzden BBL ameliyatından sonra tam olarak sizi nelerin beklediğine şimdi göz atalım

1. Ameliyattan Hemen Sonra Poponuz Gözünüze Büyük Görünebilir

İşlem sonrası şişme olur, bu nedenle poponuz ilk başta istediğinizden daha büyük veya asimetrik görünüyorsa hemen telaşlanmayın. Merak etmeyin, bir çizgi film karakteri gibi gözükmeyeceksiniz! Bu şişliği azaltmanıza yardımcı olacak ve rahat edeceğiniz ip uçlarımızı size vereceğiz. Çoğu hasta için, Brezilyalı poposu estetiği, vücudun bazı bölümlerinden yağ almayı ve onu popoya aktarmayı içerir. Bu şekildeki bir işlemde, yağın yaklaşık yüzde 30 ila 40'ı kan dolaşımında yeniden emilir. Bu nedenle, belirli bir boyuta odaklanıyorsanız, biraz daha büyük yapılmalı, çünkü ilk günkü yağların tamamı kalmayacak. Operasyondan yaklaşık 1 ay sonra, nihai sonucu göreceksiniz. Bu noktada, her şey tutarlı kalırsa, özellikle kilonuzu sabit tutarsanız, aktarılan yağ nakledildiği yerde yaşamına devam edecektir.

2. Brezilyalı Poposu Estetiği İyileşme Süreci Herkes için Farklı Geçer

Herkes prosedürlere farklı şekilde yanıt verir, bu nedenle BBL iyileşme süreci için net, kesin ifadeler kullanmak hatalı olacaktır. BBL ameliyat sonrası bakım ve korse kullanımı çok önemlidir. En iyi sonuçları elde etmek için, yan ya da yüz üstü uyumak ve otururken BBL yastığınızı kullanmak da dahil olmak üzere size verilen tüm BBL iyileşme süreci ipuçlarını ve talimatlarını yerine getirin. Ameliyatınız sırasında toparlanan ve nakledilen yağ miktarına bağlı olarak, birkaç gün içinde çalışma hayatına geri dönebilirsiniz ya da bu 2 hafta kadar uzayabilir. Bununla birlikte, genel olarak, çoğu hasta normale döner ve işlemden 3 hafta sonra düzenli faaliyetlerinin hemen hepsine devam edebilir.

3. BBL Ameliyat Sonrası Bakım ve korseler

Vücudunuzu şekillendirmek ve şişliği kontrol altına almak için, bir korse giysisi giymek gerekiyor ve bu aslında BBL ameliyatı sonrası iyileşme sürecinin büyük bir parçasıdır. Popo büyütme işleminde donör yağı almak için liposuction yapılır ve sonrasında altı ila 12 hafta boyunca giyilen (yine herkes için bu süreç farklıdır) bu korseler derinin oturmasını sağlar. Giysilerinizin içine giyebileceğiniz bu korseler son derece konforludur. Ayrıca otururken ortalama 3 hafta kadar yine BBL yastığı kullanmanız gerekiyor.

Yazının devamı...

Estetik Cerrahiden Sonra...

6 Mayıs 2019

Estetik cerrahiden sonra iyileşme süreci ipuçları

Estetik cerrahi çoğu hasta için heyecan verici ve belki de bir “dönüm noktası” çünkü hemen herkesin amacı benlik saygısını artırmak, özgüven tazelemek. Doğal olarak, birçok hasta iyileşme sürecini hızlandırmak istiyor ve bir an evvel bu değişikliklerin tadını çıkarmak ve normal günlük aktivitelerine, alışkanlıklarına hemen geri dönmek istiyor.

Lütfen unutmayın, her hasta ve her prosedür birbirinden farklıdır, iyileşme süreleri de birbirinden farklılık gösterir. Ancak, iyi haber vermek isterim, eğer cerrahınızın ameliyat sonrası talimatlarını dikkatlice takip ederseniz, iyileşme sürecinizi önemli ölçüde olumlu yönde etkilemeyi başarabilirsiniz. Bugün benim gibi pek çok cerrah hastasının sağlık durumuna, yaptığı prosedüre ve tüm bunlarla beraber hastanın ameliyata verdiği tepkilere bağlı olarak iyileşme sürecini, hastanın kişisel ihtiyaçlarına göre uyarlar.

İşte her estetik cerrahi hastasının iyileşmeyi hızlandırmak için izleyebileceği en etkili ipuçları:

Çivi çiviyi sökmez

Ağrı, morarma ve şişkinlik, ödem vücudunuzun doğal iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve cerrahi sonrası yaşayacağınız bu tecrübe normaldir. Birçok hasta ağrıya dayanmaya veya görmezden gelmeye çalışır, ancak reçete ettiğimiz ağrı kesicilerin alınması önemlidir. Acının sizi yakalamasına izin vermeyin; iyileşme sürecinizi uzatarak yalnızca kendinize kötülük yaptığınızı unutmayın. Ek olarak, bu ilaçların ortak bir yan etkisinin kabızlık olduğunu hatırlatmak isterim. Buna karşı koyabilmek için sık sık hareket etmek ve bol sıvı tüketmek önemlidir.

Yürüyüş önemli

Ameliyattan sonraki ilk 48 saat içinde, çok fazla dinlenmeye ihtiyacınız olacak; bununla birlikte, yönergeleri lütfen dinleyin ve izin verildiği ölçüde yürüyüş yapın. Hareket etmek vücudunuzun iyileşmesine yardımcı olur ve ayrıca ağrı düzeylerini de azaltabilir.

Yazının devamı...

Dolgular ve Botoks Hakkında

5 Nisan 2019

Kylie Jenner’in dudak dolgusundan, Kelly Ripa’nın botoksa olan sevgisine kadar, enjekte edilebilir tedaviler olarak söyleyebileceğimiz dolgular ve botoks, pazardaki en çok konuşulan yaşlanma karşıtı seçeneklerden bazıları… Ne yazık ki, bu tür yaygın popülerlik birçok kötü efsaneye yol açtı ve bu enjekte edilebilir tedavilerle neyin mümkün olduğunu, hatta ne elde ettiğinizi bilmek zorlaştı. Yaşlanma karşıtı enjeksiyonlar söz konusu olduğunda gerçek ve kurgunun birbirine karıştığını ve bu uygulamaları yaptırmayı düşündüğünüzde ise kafanızın daha çok karıştığı ise bir gerçek. Sırayla bakalım:

Dolgular ve botoks önleyici tedavilerdir

Güzellik dünyasındaki tartışmalara rağmen, evet, bazı yaşlanma belirtilerini önlemeye yardımcı olmak için aslında enjekte edilebilir tedavilerin kullanılabileceğini ve güvenle uygulatabileceğinizi söylemek isterim. Yaşınızdan dolayı enjekte edilebilir maddeleri yok saymayın. Yüzünüzde çizgileri fark ediyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, tedaviye daha erken başlamak daha genç bir görünümün korunmasına yardımcı olabilir. Botoks kaş çatmalarına, alın kırışıklıklarına ve diğer kırışıklıklara neden olan tekrarlayan yüz kas hareketlerini önleyerek çalışır. Bu tekrarlayan hareketleri botoks ile azaltırsanız, esasen bu mimik tekrarını kırabilirsiniz ve zamanla ifade çizgileriniz yumuşamaya başlar. Bu şekilde, önleyici botoks daha uzun süre daha genç görünmenizi sağlar. Dolgu maddelerinin de önleyici bir etkisi olabilir. Örneğin, hyaluronik asit dolgu maddeleri ciltte kolajeni arttırır, bu da cildi sağlam, pürüzsüz ve genç tutmada anahtar faktördür.

Fiyatlara dikkat edin

Çok düşük bir fiyatla reklamı yapılan herhangi bir kozmetik uygulama seçeneği görürseniz, hemen oradan uzaklaşın. Çünkü ucuz botoks demek aşırı sulandırılmış veya enjeksiyonun uygun şekilde eğitilmiş bir doktor tarafından yapılmayacağına dair bir işarettir. Kötü yapılan enjeksiyonları izleyen aylar boyunca "donmuş" bir görünüme sahip olabilir ya da hiçbir faydasını göremezsiniz. Dolgular söz konusu olduğunda başka bir korkutucu olasılık daha var. Dermal dolgu maddeleri olarak onaylanmamış ürünlerin dolgu niyetine enjekte edilmesi! Bu tehlikeli ürünler kullanılırsa sağlığınızla oynanır.

Enjekte edilebilir maddelerin ömrü aynı değildir

Her ne kadar enjekte edilebilir maddelerin sonuçlarının belli bir süre süreceğini belirtmeme rağmen, her hastanın farklı olduğunu da söylemek gerekiyor. Kırışıklıklarınızın ciddiyetine, vücudunuzun çalışma mekanizmasına ve enjeksiyonlar arasındaki zamana göre, sonuçlarınız daha uzun sürebilir veya normalden kısa sürüp, rötuş gerekebilir. Sabırlı olmalısınız, bedeninizin bu maddelere olan etkileşimini zamanla öğreneceksiniz.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Yazının devamı...

Bu Ben miyim?

5 Mart 2019

En son ne zaman aynalara bakıp, aynadaki aksinizi güzel bularak,” Bu Ben miyim? “dediniz? Estetik cerrahi konusunda çoğu insanın hatalı bilgilendirildiğini ve gerçekte bu mesleğin ne yaptığını bilmeyenlerin sayısının oldukça fazla olduğu düşünüyorum.

Ülkemizde giderek artan sayıda estetik cerrahi ve medikal uygulamalar yapılıyor. Her sene katlanarak artan bu rakamın ardında, özgüvenini tazelemek isteyen bireyler var. Kısaca aynaya bakıp, eski halini unutturacak değişimini izleyerek “Bu Ben miyim? “ demek isteyenler…

Bu noktada hala “Estetik ihtiyaç mı, değil mi?” sorusunu hala soruyor olanların, psikolojiden anlamayanlar olduğunu düşünüyorum.

Özgüven tamamen ruhla alakalıdır. Ruhun onarımı pek zordur ama estetik cerrahi yıllardır bu zorluğu göğüsleyebilen bir meslek dalıdır.

Estetik cerrahinin ilk uygulamaları Antik Mısır’da ölülere yapılanlarla başlamış. Evet Antik Mısır, Yunan da bazı primitif çalışmalar var ama plastik cerrahinin temelleri aslında her sektöründe etkilendiği şekliyle 1. ve 2. Dünya Savaşı' ndan sonra oldu. Antibiyotik bulunmuş, teknoloji ilerlemişti ve savaş sonrası uzuvları kopan insanları tamir etmekle başladı. Sonra çok iyi sonuçlar alınmaya başlanınca, neden bunu herhangi bir fiziksel sorunu olmayan insanlara yapmıyoruz dediler. Kıyafetlerle verilmeye çalışılan estetik görüntü, artık kalıcı olarak beden üstünde verilmeye başlandı. İşte buradan estetik cerrahi doğdu. Buradan şunu da anlayabiliriz.

Estetik cerrah tasarım, plastik cerrah onarım- tamirat yapar.

Estetik cerrahi dalını seçmemdeki en büyük ayrıntı ailemdir. Ben çok kadınlı bir evde büyüdüm, ablalarım annem… Kadınların dertlerini çok küçük yaşlardan beri dinlemeye başladım. Güzellik için neler yapabileceklerini gördüm. Kadınlar o kadar işi bir arada yaparken, mutlaka yüz ve bedenlerine dikkat ettiklerini gözlemledim. Erkeklerin ise yine aynı şekilde bakımlı olma çabalarını gördüm. Aslında estetik cerrahi mesleğini seçmeye karar vermem burada başladı.

Tıp fakültesini bitirip mesleğe ilk adım attığım günlerde bir şey fark ettim. Dikkatli olmak gerekiyordu. Aşırı radikal girişimler estetik cerrahinin gerçekten karanlık yüzü diyebiliriz. Her zaman dediğim gibi başarılı estetik operasyonlar kesinlikle anlaşılmayan ama değişimi canlılığı fark ettiren uygulamalardır. Totale uyum sağlayan bir tasarım yaparsanız, kimse anlamaz.

Yazının devamı...

BBL Hakkında 5 Önemli Konu

28 Şubat 2019

Brezilya Poposu estetiği, BBL yani Brazilian Butt Lift, Hollywood'un en çok rağbet gören prosedürlerinden biri ve çoğunlukla Kim Kardashian gibi ünlüler sayesinde de son 5 yıldır en popüler uygulamalar arasında yer alıyor.

Kıvrımlı bir bel bölgesi, çıkık bir popo hattı yuvarlak bir kalça yapısına sahip olmak, gluteus kaslarınızı yeniden biçimlendirme ve ciddi bir diyet programını gerektirir. Bu durum çoğu zaman zordur, bu yüzden birçok hasta kalçalarını yeniden şekillendirmek için ameliyat oluyor. Bu prosedür, hastadan toplanan yağın, kalçaların şeklini iyileştirmek için tasarlanmıştır.

Brezilya Poposu estetiği genel anestezi kullanılarak yapılır ve liposuction tekniklerini içerir. Liposuction, yağları sadece kalçaların içine yeniden enjeksiyon yapmak için sorunlu bölgelerden çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda çevresindeki alanları dikkatlice biçimlendirmek ve en iyi sonuçları elde etmek de için kullanılır. Yağ, bir santrifüj sistemi kullanılarak saflaştırılır ve daha sonra kalçalara enjekte edilir.

Tüm prosedür baştan sona ortalama iki saat sürer ve iyileşme ise birkaç haftayı bulabilir. Hastalarda biraz morarma, ödem ve rahatsızlık oluşabilir, ancak bu yan etkiler korse giyimi ve ağrı kesici ilaçlarla tedavi edilebilir. Kalçalara en az iki hafta boyunca doğrudan baskı uygulamaktan kaçınılması tavsiye edilir ve altı haftaya kadar özel bir korse giysisi giyilmelidir.

Şimdi BBL hakkında bilmeniz gereken 5 önemli konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum::

Aktarılan yağ sizinle yaşlanır

Vücudunuzun bölgesel yağları toparlanır, kök hücreden zengin hale getirilir ve kalçalarınız yeniden şekillendirilir. Buraya kadar her şey tamam peki ya ömrü? Yaşamın ve hayatın devam ettiğini ve yaşlanma sürecimizin de bu sürede bize eşlik ettiğini hepimiz biliyoruz. Kök hücreden zengin hale getirip popoya eklediğimiz yağların da maalesef bu sürece eşlik ettiğini bilmeniz gerekiyor. Yani siz yaşlandıkça, tüm vücut yağlarınızda olduğu gibi poponuzdaki transfer edilen yağda da azalma olacaktır.

Yazının devamı...

Bir Dirhem Yağ mı?

3 Şubat 2019

Atasözümüz “Bir dirhem et” demiş ama anlatmak istediği aslında yağ. Evet konumuz yağ ve bakalım kusurları kapatabiliyor mu?

Yağ nedir ve nereden gelir?

Yağ, vücudumuzun enerji depolamak için kullandığı bir lipit yani suda çözünmeyen bir yapıdır. Kullandığımızdan daha fazla enerji aldığımızda, vücudumuz bu fazla enerjiyi yağ biçiminde depolar. Yağ daha sonra vücutta bulunan yağ hücreleri tarafından alınır bu haliyle yağ geldikçe şişirilmiş ufak balonlara benzerler. Yağ hücreleri vücudumuzda dağınık şekillerde bulunurlar. Nerede ne kadar yağ hücresinin olduğu biraz genetik yatkınlığımızla alakalıdır. Buna ek olarak, yaşlandıkça metabolik hızlarımız değişir ve ne kadar, nereye yağ depolandığına dair bir değişiklik yaşanabilir. Tipik olarak, yaşlandıkça yaşam tarzlarımız daha az aktif hale gelir ve eğer yiyecek alımımız değişmezse, fazla kalori alımını yağ olarak depolamaya başlarız.

Yağ Çıkarma ve Vücut Şekillendirmeye Temel Yaklaşım

Şimdi buraya kadar tamam. Yağın ne olduğunu anladık. Şimdi sıra geldi. İstemediğimiz bu yağları bedenimizden nasıl uzaklaştıracağımıza. Fazla yağ ile başa çıkmak için farklı temel yaklaşımlar var: daha az yağ yapmak, yağ hücrelerini yok etmek (öldürmek) ve yağ hücrelerinin yerini değiştirmek

1. Daha az yağ yapmak

Bu diyet ve yaşam tarzı yaklaşımıdır. Buradaki fikir, aldığınız enerji miktarını azaltmak (kalori olarak) ve kullandığınız enerji miktarını arttırmaktır. Bu aslında vücut şekillendirme için başlangıç noktasıdır. Bu konuda yüzlerce diyet programı ve binlerce kitap yazılmıştır. Siz de farkındasınız, diyet ve egzersiz mesajları ile sürekli bombalanıyoruz.

Neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığına nasıl karar verilir? Ne yazık ki, bu kolay değil ve irademiz ile sürekli savaşmak zorunda kalmak da aynı şekilde bir azim gerektiriyor. Gerçek şu ki, hemen hemen tüm diyet programları takip edilirse işe yarayacaktır Nihayetinde ihtiyaç duyulan şey sadece bir diyet değil, ne yediğimizi bilerek, yaşadığımızı ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmektir. En iyi diyet programları, bu değişikliği yapmak için sadece bir köprüdür.

Yazının devamı...