FinTech Dünyasında Değişim Rüzgarı

Türkiye’de her ne kadar bu sene yatırımlarda düşüş olduysa da değişmeyen tek bir şey var, o da FinTech dünyasına olan ilgidir. Bu seneki Foriba, iyzico ve Paraşüt “exit”leri, yatırımlardaki FinTech oranının yüksekliği Türkiye’deki FinTech konusunun ne kadar sıcak olduğuna dair en somut kanıtlar. Türkiye’deki FinTech ortamı ile ilgili istatistiklerle konuşursam, bu seneki yedi exit’in beşi FinTech, bu sene kurulan girişimlerin %13’ü FinTech, bu seneki her beş yatırımın biri FinTech.

Son bir ayda FinTech konusunda devlet çok iyi adımlar attı ve tüm ekosistemi hareketlendirecek konular yürürlüğe girdi. Bu konuda İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve FinTech İstanbul kurucularından Prof. Dr. Selim Yazıcı’ya yürürlüğe giren konuları özellikle girişimcilerin anlayabileceği dilde anlatmasını istedim.

FinTech Dünyasında Değişim Rüzgarı

Serkan Ünsal : 6493 sayılı kanun ile FinTech ekosistemi önceki yıllarda oldukça hareketlenmişti, yeni yürürlüğe girmesi beklenen maddelerle bizleri neler bekliyor?

Selim Yazıcı: FinTech İstanbul olarak uzun zamandır Avrupa Birliği’nde PSD2’nin yürürlüğe girmesi ile başlayan ve daha sonra birçok ülkede, ülkelerin kendi regülatif yaklaşımları ile şekillenen Açık Bankacılık konusunda çalışmaktayız. Türkiye’de finansal kuruluşlar ve FinTech girişimleri açısından mevcut durum analizini yapabilmek amacıyla ortak çalışmalarda bulunduk. Ekim ayı başında yayınladığımız “Dünya’da ve Türkiye’de Açık Bankacılık: Bankacılığın Geleceği” raporu aslında sektöre yön verecek bir çalışma niteliğini taşımaktaydı. Raporun yayınlanmasından kısa bir süre sonra yayınlanan ve 6493 sayılı kanuna yeni bir soluk getirecek Kanun Teklifi ile sektörde düzenleme, denetleme, işleyiş ve hizmet çeşitliliği konularında önemli bir adım atılmış oluyor.

16 Ekim’de yayınlanan “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” taslağında, 6493 sayılı Kanun başta olmak üzere, ödeme ekosistemini ilgilendiren Kanunlarda çeşitli değişiklikler öngörülmektedir. Kanun değişikliği teklifi ile, ödemeler alanında hem yapısal ve hem de Açık Bankacılık ile ortaya konan hizmet çeşitliliği açısından bazı değişikliklerin yapılması planlanmakta.

Aşağıda özet olarak Açık Bankacılık ve FinTech Ekosistem oyuncularını etkileyecek bazı konular değerlendirilmiştir:

-Kanun teklifinde ilk göze çarpan değişiklik, ekosistemde uzun zamandır üzerinde tartışılan “ödeme sistemleri”nin T.C. Merkez Bankası’nın “ödeme hizmeti sağlayıcıları” ile “elektronik para şirketleri”nin ise BDDK’nın gözetim ve denetimine tabi olduğu ikili yapı ortadan kaldırılarak, düzenleme ve denetleme yetkisinin BDDK’dan alınması ve TCMB’ye verilmesi oldu.

-İkinci ve önemli bir değişiklik ise, “ödeme hizmeti” olarak isimlendirilen faaliyetlerin kapsamının genişletilmesi olmuştur. Burada Avrupa’da PSD2 direktifi ile tanımlanmış olan Hesap Bilgileri Sağlama (AISP) ve Ödeme Emri Başlatma (PISP) hizmetleri, Ödeme Hizmetleri olarak tanımlanmıştır. Her iki hizmetin sunumu için de lisans alınması söz konudur. Ancak bu lisansın niteliğinin, mevcut durumda verilen “ödeme hizmet sağlayıcısı lisansı”ndan ayrı olmayacağı öngörülmektedir.

-AISP ve PIPS hizmetleri kapsamında, bir ödeme hizmeti sağlayıcısındaki verilerin diğer ödeme hizmet sağlayıcısı ile paylaşılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisinin Merkez Bankası’na verilmesi öngörülmektedir. Bunlara ek olarak, halihazırda Ödeme Hizmeti sayılmayan diğer hizmet ve işlemlerin toplam büyüklük ve etki alanı açısından TCMB tarafından belirlenecek seviye ulaşması halinde Ödeme Hizmeti olarak değerlendirilmesi öngörülmüştür.

-Sektörde haksız rekabeti önlemek amacıyla her türlü önlemi alacak ve uygulayacak, ayrıca Birlik üyeleri ile bireysel müşteriler arasındaki uyuşmazlıkların çözülmesi amacıyla bir hakem heyetinin oluşturulacağı ve faaliyet izni almış tüm ödeme ve e-para kuruluşlarının üye olmasının zorunlu tutulduğu “Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği”nin kurulması öngörülmüştür.

-Ödeme ve E-para kuruluşlarının bağımsız denetime tabi tutulması öngörülmüştür.

Yukarıda kısa bir özet olarak; özellikle sektörün düzenleme, denetleme, işleyiş ve hizmet çeşitliliği konularında, Kanun Teklifinin bazı maddelerini ön plana çıkartmaya çalıştım, özellikle Türkiye’de Açık Bankacılık konusunda önemli bir yol kat etmemize neden olacak değişikliklere yer vermeye çalıştım. Açık Bankacılık konusunda mevzuatımızdaki ilk çalışma 25.12.2018 tarihinde BDDK tarafından yayınlanan “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı” ile ortaya konulmuştu. Bu taslak yönetmelikten 10 ay sonra ortaya konan yeni teklif ile Ödeme Hizmetlerine “Hesap Bilgiler Sağlama” ve “Ödeme Emri Başlatma” gibi Açık Bankacılığın temelini oluşturan iki yeni hizmetin tanımlanması, ülkemizde Açık Bankacılık konusunun kısa zaman içerisinde hayata geçeceğinin bir göstergesi olduğunu göstermektedir.

Serkan Ünsal: Peki bu gelişmeler önümüzdeki dönem ne tip girişimler görmemizi sağlayacak?

Selim Yazıcı: Bu gelişme ile önümüzdeki dönemde FinTech girişimlerinin API arayüzleri ile finansal kuruluşlarla daha fazla işbirliği yapacağını ve Açık Bankacılık konusunda çalışan girişimlerin sayısının artmasını bekliyorum. Bu açıdan bakıldığında, öncelikle bankaların bir API Stratejisi geliştirmeleri, API Arayüzlerini düzenlemeleri, düzgün bir dokümantasyona sahip olmaları, standardizasyon konusunda işbirliği içinde olmaları, banka içinde API yönetişim mekanizmalarını ve sahipliğini belirlemeleri ve bu sayede katma değerli hizmetlerinin sayısını artırmayı hedeflemeleri gerekmektedir.