İstanbul turizm gelirinde son iki yıldır düşüş yaşarken en büyük etki Sultanahmet ve çevresinde hissediliyor. Bir dönem 150-200 doların üzerinde geceleme fiyatlarıyla turist ağırlayan oteller 40-50 dolar fiyatlara kadar indi. Cıvıl cıvıl Kapalıçarşı nispeten sessiz, Sultanahmet’e gelen turist kitlesinde önemli değişiklik var. Ama güzel şeyler de olmuyor değil.

Turizmin merkezi Sultanahmet, bugünlerde önemli bir sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. ‘Sharjah Art Foundation’ tarafından düzenlenen 13. Sharjah Bienali’nin İstanbul ayağı Sultanahmet’teki Abud Efendi Konağı’nda düzenleniyor.

Sürprizlerle dolu

15 aylık bir programla Dakar, Ramallah, Beyrut ve Sharjah‘ta düzenlenen bienalin İstanbul ayağının küratörlüğünü Zeynep Öz yapıyor. 10 Haziran’a kadar devam edecek bu ilgi çekici etkinliğin Sultanahmet ayağı Abud Efendi Konağı’nda gerçekleşiyor.

Ayasofya’ya çok yakın olan bu konak İstanbul’un her an sürprizlerle dolu olduğunu bir defa daha hatırlatıyor. 19. yüzyılın sonunda yapılan konak Suriye kökenli bir tüccar olan Ahmet Abud Efendi’ye ait.

Abud Efendi ve ailesi hem tüccar hem de bürokrat olarak Osmanlı toplumunda önemli yer sahibi olmuş. Sadece Sultanahmet’teki konakları değil, Boğaz’daki ünlü Abud Efendi Yalısı da Osmanlı’nın çöküş döneminin önemli mekanlarından biri olarak kayıtlarda yerini alıyor.

Aile, konağı satınca üç katlı konak YMCA (Genç Hristiyan Erkekler Birliği) binası ve ardından İstanbul’un en eski sinemalarından Alemdar Sineması olarak kullanılmış. Kadın-erkek beraber film izlenen ilk sinemalardan olan bina günümüzde ise Yücel Kültür Vakfı’na ait.

Yüzyılı aşkın tarihi olan binanın haremlik-selamlık bölümleri şu anda modern sanat işlerine ve farklı atölyelere ev sahipliği yapıyor. Konağın tavanlarını süsleyen kalem işleri ve olağanüstü güzellikteki manzara resimleri iki yüzyıl öncesinden günümüz sanat eserlerine bakıyor.

Turşu - video art!

Zeynep Öz’ün “Tohum, Beklemek, Uyku” temalı seçkisi farklı disiplinlerden eserleri biraraya getiriyor. Konağın mutfağında turşu atölyesi ile geçmiş ve gelecek buluşurken, video art örnekleri tarihe tanıklık etmiş duvarları bambaşka hale getiriyor. 15 odanın hepsi sizi farklı bir dünyaya taşıyor.

Geçmiş ve gelecek Sultanahnet’te sanat sayesinde bir defa daha buluşuyor. Bu coğrafyada bereketin ve tohumların mutlaka filizleneceğini bize hatırlatıyor.

Türkiye’nin ve İstanbul’un yaşadığı talihsiz olayları atlatması ve yakın geçmişteki 5 yıldızlı günlerine geri dönmesi için iki şeye ihtiyacı var. Bunlardan birincisi “zaman” ikincisi ise “olumlu algı”.

İşte Abud Efendi Konağı’ndaki bienal de Türkiye’ye ve İstanbul’a dönük olumsuz havayı değiştirmek adına önemli bir rol üstleniyor. Bu tür örneklerin sayısının çoğalması Türkiye’nin ve ekonomimizin hızla ayağa kalkmasını sağlayabilir.

Yazarın Diğer Yazıları
Etiketler