13 Eylül sonrası hava yumuşar mı?

Eklenme Tarihi08.09.2018 - 23:22-Güncellenme Tarihi08.09.2018 - 23:22

Gözler 13 Eylül Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında. Kur, borsa ve faizdeki yeni seyri PPK toplantısı sonucu belirleyecek. Panik ve stresin azalmasıyla birlikte kur ve enflasyonda yükseliş beklentilerinin kırılması, piyasaları sakinleştirecek.

Piyasalarda olağanüstü fiyat hareketlerinin yaşandığı bir dönemi yaşıyoruz. Merkez Bankası’nın enflasyon verilerinin açıklanması sonrasında faiz artırım sinyali vermesi dolar kurunun art arda üç gün düşmesine yol açtı. Dolar kurunun 6,60 seviyesinin altına kaymasıyla 6,40 seviyeleri görüldü. Buranın da kırılmasıyla birlikte 5,70 ve 5,20 seviyeleri gündeme gelecek. Burada TCMB’nin faiz kararı etkili olacak. Enflasyon verisi sorası TÜFE Bazlı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi’ne bakıldığında liranın 2003’ten bu yana elde ettiği bütün kazancını geri verdiğini görüyoruz. Teknik göstergelerden RSI çok aşırı satım seviyelerinde. Bu da TL’nin olabilecek en dip seviyelerde olduğu anlamına geliyor. 

Kurda stres azaldı

Verilere göre ağustos ayı tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 17.9 artarken ağustos ayı enflasyon beklentisinin dört katına yükseldi. Enflasyon verisi sonrası Merkez Bankası, pazartesi günü yaptığı basın açıklamasında, enflasyon görünümünün fiyat istikrarına yönelik tehdidine işaret ederken “fiyat istikrarını desteklemek için gerekli önlemleri alacağını” belirtti. Basın açıklamasında, bankanın parasal duruşuna da dikkat çekildi. TCMB’nin açıklaması sonrasında 13 Eylül Perşembe günü gerçekleşecek PPK toplantısından beklentiler yükseldi. Kurda stres azalırken son bir hafta içerisinde ABD ile ilişkilerde gerilimi tırmandıracak yeni açıklamalar gelmedi. Bu da dolar/TL kurundaki yeni atakların önünü kesti.

Beklenti 500 puan

TCMB’nin eylül faiz toplantısında 500 baz puanlık artış beklentisi hakim. Avusturya kökenli Raiffeisen Bank, faiz artışının 200-350 baz puan aralığında olabileceği yönündeki olasılığı yüzde 70 olarak bildirdi. Bu büyüklükte bir artırımın yatırımcıları sakinleştirmek için yeterli olmayabileceğini de belirten Raiffeisen,  “Piyasaları, TCMB’nin gelişmekte olan piyasalar için genel olarak zorlu ortam ışığında ivmenin önüne geçireceği konusunda ikna edici bir hareket olmayacak olsa bile, TCMB’nin bu aralıkta bir faiz artırımı yapması en olası tahmin” dedi. JP Morgan ise yayınladığı raporda, PPK’nın 13 Eylül tarihli toplantısında faizi 500 baz puan artırması gerektiği bulunla birlikte artışı eylül ve ekim aylarında iki kademede yapabileceğini belirtti. Yerli bir çok analistin beklentisi de 500 baz puanlık faiz artışı olabileceği yönünde. Merkez Bankası’nın faiz kararı kur üzerinde kısa vadede etkisini hemen hissettirecektir. Ancak sonrasında yeni OVP beklenecek. OVP’nin güven vermesi piyasalardaki normalleşme sürecini hızlandırabilir. 

Merkez Bankası şirketleri rahatlattı

Merkez Bankası 31 Ağustos’tan itibaren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) döviz kontratlarında satış işlemi gerçekleştiriyor. TCMB gerek ihaleler yoluyla gerekse VİOP’ta gerçekleştirdiği işlemlerle reel sektörün döviz kuru riski yönetimine katkı sağlıyor. Yabancı para pozisyonu nedeniyle kur riskine karşı korunma ihtiyacı olabilecek daha geniş bir katılımcı grubunun bu imkândan faydalanmasına olanak sağlayan bu işlemler piyasada güveni artırdı.

Yabancı yatırımcı borsada hız kesti

Yabancı yatırımcılar şubat ayından bu yana borsada satış yapıyor. Ancak açıklanan son veriler satış hızında yavaşlama olduğunu gösteriyor. Son üç aydaki verilere baktığımızda haziran ayında 328 milyon dolar satış gerçekleştiren yabancıların, temmuz ayında 321 milyon dolar ve ağustos ayında ise 118 milyon dolarlık satış gerçekleştirdiklerini görüyoruz. 

Yabancı payı yüzde 62

Bu veriler aylık bazda kriz dönemlerinde bir ayda yaşanan para çıkışının yanında çok düşük. Aylık yabancı satışları 2000 krizinde 1 milyar 417 milyon dolara kadar çıkarken 2008 krizinde 1 milyar 272 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. 2013 yılında bir ayda 1 milyar 199 milyon dolarlık çıkış yaşanırken 2015 yılında bir aylık çıkış 1 milyar 134 milyon dolar oldu. Bu nedenle yabancıların borsadaki seyrini koruduğunu söyleyebiliriz. 

Öte yandan borsadaki yabancı payı yüzde 62,19 seviyesinde. Borsa İstanbul dolar bazında dip seviyelerde ve yabancılar yüzde 62’nin üzerindeki seyirlerini koruyor. 

YERLİ YATIRIMCININ DÖVİZ HAMLESİ

Döviz kurlarında yaşanan olağanüstü hareketlilikte yerli piyasa aktörleri etkili. TCMB verilerine göre dolar/TL’nin 7,2362 seviyesini gördüğü 10 Ağustos günü dolar kurunda en fazla işlem yapanların yerliler olduğu görüldü. Döviz piyasasında günlük ortalama 6 ila 9 milyar dolar arasında bir işlem gerçekleştiriliyor. Bu işlemler dolar/TL kurunun 7,2362 seviyesini test ettiği 10 Ağustos’ta 14.6 milyar dolara kadar yükseldi. 

Peki yoğun işlemlerin gerçekleştiği bu süreçte dolar kurundaki hareketliliği kimler yaptı? Veriler işlemleri ağırlıklı olarak yurtiçi müşterilerin yaptığını görüyoruz. 14,6 milyar TL’lik toplam işlemin 10 milyar TL’sini yurtiçi müşteriler gerçekleştirirken 3,7 milyar TL’sini yurtdışı müşteriler gerçekleştirdi.

10 Ağustos tarihinde yurtiçi müşterilerde günlük ortalama 5,9 milyar dolar olan işlem hacmi 10 milyar dolara çıkarken yurtdışı müşterilerde 3,1 milyar dolar olan işlem hacmi 3,7 milyar dolar oldu. Kurdaki toplam 100 birimlik hareketin yüzde 68’ini yerli yurtiçi yatırımcılar gerçekleştirdi.

Özel sektör borcu etkili

Şirketlerin yüksek döviz borçları kurdaki en ufak hareketlenmede döviz açıklarını kapatmak amacıyla harekete geçmelerine neden oluyor. Haziran sonu itibarıyla, özel sektörün yurtdışından sağladığı kredi borcu 221,7 milyar dolar. Kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 19,1 milyar dolar. Özel sektörün yüksek borçluluğu kurdaki hareketlenmede panikleyerek alıma geçmelerine neden oldu.