SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

En iyi diyet hangisi?

.

Milliyet Haber

İstediğiniz kiloya ulaşabilmek, kas yapmak, karın bölgesinden incelmek veya sadece çok daha sağlıklı olabilmek için diyet yapmaya karar verdiniz.
Peki size en uygun diyetin hangisi olduğunu biliyor musunuz?

Keşke tek bir beslenme programı veya bir beslenme formülü olsa da herkes ona uysa ideal kilosunda ve sağlıklı kalsa. Ama maalesef en iyi diyet herkes için farklılık gösteriyor.  Bu konuda yapılan çalışmalara göre en iyi diyet; kişinin kendisini en rahat hissettiği, sürdürülebilir bir beslenme programı! Bir beslenme programının veya diyetin size uygun olup olmadığını belirlemeniz için sormanız gereken 5 soru var:

  1. Bu liste benim için mi yazıldı?
  2. Her zaman alışveriş ettiğim markette listemdeki besinleri bulabiliyor muyum?
  3. Bütçeme uygun mu?
  4. Az da olsa sevdiğim besinleri içeriyor mu?
  5. Bana ne vadediyor?

Popüler diyetlerin birçoğu belki kısa süreli kilo verme konusunda size avantaj sağlayabilir, ama uzun vadede sağlığınızı riske atabileceğini de unutmayın. Hızlı kaybettiğiniz kiloların çok büyük kısmı yağdan değil, kastan gidiyor ve bu durum da metabolizmanızın yavaşlamasına sebep oluyor.

Sürdürülebilir beslenme

Sağlıklı beslenirken artık bedenimizi düşündüğümüz kadar gezegeni de düşünmemiz gerekiyor. En iyi diyet hangisi diye yapılan çalışmalar, bu konuda tek bir cevaba odaklanamıyor, ama farklı kategorilerde de olsa genel olarak Akdeniz diyeti, DASH diyeti gibi diyetlerin sağlık üzerinde birçok olumlu etkisinin olduğunu biliyoruz.

Us News&World Report, yılın en iyi diyetleri konusunda geçtiğimiz haftalarda bir rapor yayınladı. Rapora göre sağlıklı beslenme için en iyi diyetler;

  1. Akdeniz diyeti
  2. DASH diyeti
  3. Esnek diyet

35 popüler diyetin 7 alanda 25 uzman tarafından değerlendirildiği bu çalışma sonucunda “İzlenmesi en kolay diyet”, “Diyabet için en iyi diyet”, “En iyi bitki bazlı diyet” kategorilerinde, yine Akdeniz diyeti birinci sırada yer aldı. Kısacası Akdeniz diyeti, yıllardır süren popülerliğini hâlâ koruyor. Ancak son yıllarda ona ek olarak Gezegen diyeti de ön plana çıkıyor. Çünkü artık tabağımıza aldığımız besinlerde sadece kendi sağlığımızı değil, gezegenin sağlığını da düşünmemiz gerekiyor. Dünyanın en prestijli sağlık dergilerinden biri olan The Lancet’e göre; 37 bilim insanının üzerinde çalıştığı Gezegen diyetinde, hayvansal kaynaklı besinler yerine meyveler, sebzeler, kuruyemişler ve baklagiller ön plana çıkıyor. Bu da bize Akdeniz diyeti ile yine güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden bitkisel kaynaklı besinler bakımından zengin ve daha az hayvansal kaynaklı besin içeren bir diyet, hem sağlığımızı hem de doğayı koruyor.

Baklagiller daima popüler

Baklagiller geleneklerimizin bir parçası ve yıllardır sofralarımızda. Son yıllarda Gezegen diyetiyle bitkisel protein kaynaklarının daha çok konuşulması ve veganlığın da artmasıyla baklagiller daha da popüler hale geldi. Türkiye’nin önerisiyle 2016 yılı Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “Dünya Bakliyat Yılı” ilan edilmişti. Bu sebeple bakliyatın öneminin anlatılması ve bu konuda farkındalığın artırılması için her yıl 10 Şubat “Dünya Bakliyat Günü” olarak kutlanıyor.

Baklagiller yüksek protein, yüksek lif içerikleriyle beslenmemizde önemli yere sahip. Çözülebilir lif içerikleri sayesinde kan lipit seviyelerini düşürücü etkileri vardır. Düzenli olarak tüketimi kan kolesterolünü, LDL kolesterolü ve trigliserit seviyelerini düşürücü ve HDL kolesterol seviyelerini ise yükseltici etki gösterir. Yapılan bir çalışmada, haftada 4 kez baklagil tüketiminin, kalp-damar hastalık riskini azalttığı ve lipit profillerini düzeltip, kan basıncı seviyelerini düzenlediğini ortaya koydu. Ayrca düşük yağ içeriğine sahiplerdir ve kolesterol içerikleri de sıfırdır. Kalsiyum, demir, çinko, manganez, bakır mineralleri; tiamin, riboflavin, niasin, folik asit gibi B grubu vitaminlerini ve E vitaminini içerirler. Baklagiller, esansiyel bir aminoasit olan metiyoninden fakirdir, bu nedenle tahıllarla birlikte pişirilmesi protein kalitesini artırır. Bu durum özellikle vejetaryenler için önemlidir.

Glüten içermediklerinden glüten hassasiyeti olanlar için de iyi bir seçenektir. Geleneksel kuru fasulye, nohut ve mercimeğimiz çok lezzetlidir, ama biraz daha farklı tariflerle tüketimini artırmanın ve toplumun geneline yaymanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Yerel lezzetlere dönmeliyiz

Hem bedenimizi hem de gezegeni beslemek için geleneklerimize dönmemiz, yerel lezzetlere yönelmemiz şart. Ben yerel lezzetlerin sofralarımızda yerinin çok daha sağlamlaşması gerektiğini düşünüyorum. Gastronominin bu konuda gelişmesi, restoranların yerel lezzetlere geri dönüyor olması da beni çok mutlu ediyor. Bu konuda geçen haftaki bir restoran tecrübemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sevgili şef arkadaşım Fatih Tutak yıllarca yurt dışında çok farklı noktalarda mesleğini icra ettikten sonra kendi kimliğini ve doğduğu toprakları mutfağında yaşatma ihtiyacını fark etmiş. Türk gastronomisine hizmet amacıyla tam 10 bin kilometre dolaşarak ülkenin farklı bölgelerinden malzemeler topluyor. Tamamen yerel lezzetlerle harika bir menü hazırlamış. “Turk, Fatih Tutak” isimli restoran beni çok etkiledi, gurur duydum, çok tebrik ederim.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Canlı yayınlardan notlar...
  2. Kovid-19 (korona) salgını açlık oyununa mı dönüşüyor?
  3. Sağlığımıza hediye günler
  4. Koronavirüs karbon ayak izini azalttı mı?
  5. Evdeyken ipin ucu kaçmasın
  6. Stresinizi yönetin
  7. Panik yok tedbir var
  8. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin
  9. Kadının iyi beslenmesi toplumsal cinsiyet eşitliğini besler
  10. Kilo vermeyi kolaylaştıran 5 önemli öneri

© Copyright 2020

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.