SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

İnme (felç)

.

ABONE OL
Milliyet Haber

İnme basitçe beynin damarsal sebeplerle bir kısım işlevini kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle halk arasında felç olarak da tanınır. İnme (felç), beyin kan akımının bozulması sonucu oluşur. Nasıl ki kalpte bu olay olursa kalp krizi diyoruz. Buna da bir yerde beyin krizi diyebiliriz. Bozulan kan akımı sürekli olursa beyin hücreleri canlılığını koruyamaz ve kalıcı beyin hasarı oluşur. Bunun adına da inme (felç) diyoruz.

İnme nasıl olur?

İnmenin iki tipi vardır:

İskemik (kan azlığına bağlı) inme: Beyinde enfarktüs sonucu oluşur. Mekanizma kalp krizine benzer. Bilindiği gibi kalp kası hücreleri uzun süre kansız kalırsa kalp krizi oluşur. Beyindeki enfarktüs de değişik nedenlerden dolayı beynin kan damarlarının tıkanması ve böylece beynin beslenmesi bozulduğu zaman olur. Damarın tıkanması beynin kendisine ait olan damarlardaki aterosklerozdan (damar kireçlenmesinden) dolayı daralıp tıkanması sonucu olabileceği gibi vücudun değişik yerlerinden gelen pıhtıların beyne kan getiren damarlar yoluyla beyne gelip beyni besleyen damarları tıkaması sonucu da olabilir. İskemik inmeler tüm inmelerin %80-85’ini oluşturur.

Hemorajik inme: Hemoraji “kanama” denmektir. Beyin içindeki damarların yırtılmaları sonucu olur. Damar dışına çıkan kan beyin dokusuna bası yapar ve bası altında kalan beyin hücrelerinde hasar ve ölüm oluşur. Hemorajik inmenin en büyük nedenleri hipertansiyon ve beyin anevrizmalarıdır. (Anevrizma: Damar duvarında, damarın incelmesi ve zayıflaması sonucunda baloncuk oluşması).

Şikâyetleri nedir?

En sık görülen şikâyetler:

Yüz, kol, bacak veya vücudun bir yarısında uyuşukluk veya güç kaybı,

Bir veya iki gözde görme kaybı veya azalması (perde inmesi gibi),

Konuşma kaybı, konuşmada veya konuşulanları anlamada güçlük,

Bir neden yokken şiddetli ve ani baş ağrısı,

Yürümede dengesizlik.

Tedavisi nedir?

İnme sebebine bağlı olarak farklı tedavi edilir. Tıkanıklık sonucu oluşmuş olan inmede kanın pıhtılaşmasını veya çökmesini engelleyecek ilaçlar verilir, bahsedilen risk faktörleri daha sıkı kontrol altına alınmaya çalışılır. İnme tedavisinin karşısında duran en büyük engel bireylerdir. Genellikle inmenin tedavi edilebildiği bilinmediği için hastaların hastaneye ulaştırılmasında çok geç kalınmaktadır.

Zamanında müdahale

İnme tedavisinde başarılı olunması için tıkanan damarın en kısa sürede açılması gerekir. Bu, ya toplardamar yoluyla verilen bir pıhtı eritici ilaç tedavisi ya da kalpte olduğu gibi anjiyografik yöntemle, tıkalı damarın açılmasıyla yapılır. Eğer zamanında müdahale edilmezse, açılan damarın bir hükmü kalmıyor. Hatta damar geç açılmışsa, beyinde kanama riski de artıyor.

Kanama sonucu oluşmuş ise daha çok tansiyon kontrolü üzerinde durulmalıdır. Tabii ki diğer risk faktörleri de yine yakından takip edilerek müdahale edilir. Daha sonraki dönemde ise hastanın düzenli fizik tedavi görmesi tedavinin bel kemiğini oluşturur.

Önlenebilir mi?

İnmelerin %50 kadarının önlenmesi mümkündür. Bunun için inmeye yol açan risk faktörleriyle mücadele önemlidir.

Kontrol edilebilir risk faktörleri:

Hipertansiyon

Atriyal fibrilasyon (kalpte ritm bozukluğu)

Kontrolsüz şeker hastalığı

Kolesterol yüksekliği (>200 mg/dl)

Sigara

Alkol (fazla miktarda)

Kilo fazlalığı

Beyne giden boyun damarlarında (karotis arterler) ve/veya koroner damarlarda hastalık olması

Kontrol edilemeyen risk faktörleri:

Yaş (>65)

Cins (erkeklerde inme daha sık ancak kadınlarda daha ölümcül seyrediyor)

Ailede inme olması

Görüldüğü gibi, risk faktörleri kalp damar hastalıkları için geçerli olan risk faktörlerine oldukça benziyor. Özellikle kişilerin inme riski yönünden değerlendirilmesi ve mevcut olan risk faktörleriyle (tabii ki kontrol edilebilir olanlarla) mücadele edilmesi çok önemli.

İnme düzelir mi?

İnmenin düzelmesi beynin hasar görmüş alanının büyüklüğüne ve hastanın yaşıyla beraber var olan diğer hastalıklarına bağlıdır. Özellikle iyi bir fizik tedavi alması, bu tedaviye uyum sağlaması çok önemlidir. Sonuç olarak inme geçiren hastada hemen hiçbir belirti kalmayabileceği gibi, hiç düzelme de olmayabilir. Ancak sıklıkla hastanın ne kadar sürede ve ne oranda düzeleceği öngörülemez. Genelde ilk altı ayda, nadiren bir yılda maksimum düzelme görülür.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  1. SU VE SAĞLIĞIMIZ
  2. Koronalı günlerde ramazan sonrası beslenme ve sağlık
  3. Koronalı günlerde kilo artışı ve insülin direnci
  4. Koronalı günlerde bahar yorgunluğu
  5. Koronalı günlerde aile içi ilişkiler
  6. Koronalı günlerde oruç ve sağlığımız
  7. Koronalı günlerde ruh sağlığımız
  8. Koronalı günlerde sağlığımız
  9. Kronik hastalıklar ve koronavirüs
  10. Koronavirüsle yaşamak

© Copyright 2020

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.