İnme (Felç)

2 Ağustos 2022

İnme basitçe beynin damarsal sebeplerle bir kısım işlevini kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle halk arasında felç olarak da bilinir. İnme (felç), beyin kan akımının bozulması sonucu oluşur. Nasıl ki kalpte bu olay olursa kalp krizi diyoruz. Buna da bir yerde beyin krizi diyebiliriz. Bozulan kan akımı sürekli olursa beyin hücreleri canlılığını koruyamaz ve kalıcı beyin hasarı oluşur. Bunun adına da inme ( felç ) diyoruz.

Nasıl olur?

İnmenin 2 tipi vardır:

İskemik (kan azlığına bağlı) inme: Beyinde infarktüs sonucu oluşur. Mekanizma kalp krizine benzer. Bilindiği gibi kalp kası hücreleri uzun süre kansız kalırsa kalp krizi oluşur. Beyindeki infarktüs de değişik nedenlerden dolayı beynin kan damarlarının tıkanması ve böylece beynin beslenmesi bozulduğu zaman olur. Damarın tıkanması beynin kendisine ait olan damarlardaki aterosklerozdan (damar kireçlenmesi) dolayı daralıp tıkanması sonucu olabileceği gibi vücudun değişik yerlerinden gelen pıhtıların beyne kan getiren damarlar yolu ile beyne gelip beyini besleyen damarları tıkaması sonucu da olabilir. İskemik inmeler tüm inmelerin yüzde 80-85’ini oluşturur.

Hemorajik İnme: Hemoraji “kanama” denmektir. Beyin içindeki damarların yırtılmaları sonucu olur. Damar dışına çıkan kan beyin dokusuna bası yapar ve bası altında kalan beyin hücrelerinde hasar ve ölüm oluşur. Hemorajik inmenin en büyük nedenleri hipertansiyon ve beyin anevrizmalarıdır. (Anevrizma: Damar duvarında, damarın incelmesi ve zayıflaması sonucunda baloncuk oluşması).

Şikayetler nedir?

En sık görülen şikayetler:

Yazının devamı...

Ağız Kuruluğu

26 Temmuz 2022

Ağız sağlığında sorun yaşanmaması için tükürük salgısına ihtiyaç vardır. Tükürük ağzı nemli tutar, yiyeceklerin parçalanmasına ve yutkunmaya yardımcı olur. Aynı zamanda bir ağız temizleme aracıdır. Dişlerin ve dilin temiz kalmasını sağlar. Yeterince tükürük olmadığında ağızda kuruluk hissedilecektir.

Ağız kuruluğu tükürük salgısının yetersizliğinden kaynaklanır. Tıp dilinde ağız kuruluğuna ‘kserostomi‘ denir. Bir hastalık olarak kabul edilmez ve daha çok bir ilacın yan etkisi ya da bir hastalık belirtisi olarak ortaya çıkar. Tat alma duygusunda değişikliğe, çiğneme, yutma, konuşma zorluklarına yol açabilir. Diş çürümesi riskini arttırır. Tükürük salgısı yeterli olmadığında ağızdaki dokular zarar görebilir.

Sürekli hale gelmiş gibi görünüyorsa tedavi vakti de gelmiş demektir. Ağız kuruluğunun nedenini anlamak, tedavi için tavsiye almak ve diş çürümelerine veya diş eti hastalıklarına yol açıp açmadığını görmek için bir diş hekimi muayenesi gerekir. Eğer altta yatan bir rahatsızlıktan şüpheleniliyorsa bir dahiliye uzmanı muayenesi ile de ağız kuruluğuna yol açabilecek, altta yatan bir sağlık sorunu olup olmadığı kontrol edilebilir.

Belirtileri nelerdir?

Ağız kuruluğunda öne çıkan birkaç belirti vardır elbette ama adı üstünde ağızda kuruluk şikayeti ilk önemli belirtidir. Bazı kişiler tükürük salgılarının kalın ve yapışkan bir hal aldığını, bu durumun konuşma ve yutkunmayı zorlaştırdığını belirtirler. Ayrıca ağızda yanma veya batma hissi ve yemek yerken bazı yiyeceklere karşı hassasiyet, boğaz kuruluğu, ağız yaraları gibi şikayetler de ortaya çıkabilir.

Nedenleri nelerdir?

Yazının devamı...

GASTRİT VE ÜLSER

19 Temmuz 2022

GASTRİT

Gastrit, midenin iç yüzünde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Erişkinlerde daha sık olmak üzere tüm toplumda sık görülen bir rahatsızlıktır. Çoğunlukla kronik (müzmin) gastrit görülür. Ülsere göre daha yüzeysel bir hasar vardır. Fakat daha derinlere geçebilir ve ülser oluşturacak şekilde aşındırma yapabilir.

Nedenleri

Şimdiye kadar bilinenler en önemli faktörlerin arasında, helikobakterpylori adı verilen mikropla oluşan enfeksiyon dikkat çekmektedir. Bütün dünyada bu bakteriye rastlanır. Gelişmekte olan ülkelerde en yüksek enfeksiyon oranına sahip hastalık yapan bir bakteridir. Beslenme alışkanlığı, gastrit oluşumunda önemli bir faktördür. Kötü beslenme, alkol kullanımı, doğrudan mide yüzeyini tahriş ederek gastrite neden olabilir. Sigara kullanmak, mide üzerinde etkili olan siniri uyararak asit salgısını arttırır. Fazla asit gastrite sebep olur. Gastrite sebep olan önemli faktörlerden biri de strestir. Stresli kişilerde asit fazla salgılanır. Gastrite yakalanma riski artar.

Bazı ilaçlar mideyi tahrip edebilir. Romatizma ilaçları olarak kullanılan ağrı kesiciler, mideye zarar verir.

Belirtileri

Gastrit aniden oluşan (akut) ve sürekli (kronik) olmak üzere ikiye ayrılır.

Kronik gastrit, genelde çok az belirti verir ya da belirti vermeden seyreder. Uzun süren mide iltihabı vardır. Karnın üst tarafında ağrı, mide bulantısı, kusma meydana gelebilir. Geğirti, iştah azalması, şişkinlik görülebilir. Akut gastritte, midede yanma, basınç ve ağrı görülür. Hasta, tok karnına ağrının arttığını belirtebilir. Bulantı ve kusma, kronik gastritte olduğu gibi akut gastritte de vardır.

Yazının devamı...

HAVUZLAR VE SAĞLIK

21 Haziran 2022

Yapılan araştırmalar, koronavirüsün deniz ve havuz suyundan bulaşma ihtimalinin çok düşük olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmalarda, deniz suyundaki tuzun ve yoğunluğunun virüsün yaşamasına elverişli bir ortam sunmadığı, havuzlarda da başta klor olmak üzere kullanılan dezenfektan özelliğine sahip maddelerin virüsü etkisiz hale getirdiği belirtiliyor.

Ancak bilim insanlarının ve kamu sağlığı uzmanlarını, plaj ve havuz kenarı gibi ortak alanlarda sosyal mesafe kurallarının ihlal edilmesi daha çok kaygılandırıyor.

Bilim insanları, virüs parçacıklarının suyu kirletebileceğini ancak deniz, okyanus gibi geniş su alanlarında bu miktarın önemsenmeyecek kadar düşük olacağını vurguluyor. Deniz ve havuza giren kişilere virüsün bulaşma riskinin sudan değil, diğer her ortak alanda olduğu gibi, enfekte kişilerin öksürmesi ya da hapşırması ile etrafa saçılan parçacıklardan kaynaklandığı belirtiliyor.

Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan Sağlıklı Turizm Sertifikasyon programı kapsamında, yüzme havuzlarında personelin koruyucu kıyafet kullanması, bu bölümlerdeki oturma alanları ile şezlongların sosyal mesafe kuralına göre tasarlanması, havuz suyundaki klor düzeyinin belli seviyelerde tutulması ve havuz ile plaj çevresindeki duş ve tuvaletlerin düzenli aralıklarla dezenfekte edilmesi öngörülüyor.

Koronavirüs dışında havuzlardan veya denizlerden en fazla bulaşan hastalık genital mantar enfeksiyonlarıdır. Havuz veya deniz sefasının hastanede bitmemesi için girilen havuzun temizliğinden emin olunması ve su sirkülâsyonu fazla olan havuzların tercih edilmesi gerekmektedir. Çünkü yeterince temizlenmeyen havuzlar ve kirlilik seviyesi yüksek sahiller tehlikeli olabilir.

Bulaşan hastalıklar nelerdir?

Yazının devamı...

YAZ VE GÜNEŞLENME

14 Haziran 2022

Bronz ten artık estetiğin ve sağlığın değil, gelecekteki cilt kanserinin davetiyesi olarak görülüyor. Bu nedenle günümüzde korunmasız güneşlenip bronzlaşmak ‘out’, güneşten korunmak ve güneş koruyucu kullanmak ‘in’ oldu!

20’nci yüzyılın başlarında bronz ten sağlıklı görünümün ve estetiğin simgesi iken, 21’inci yüzyılda ise güneşlenmek ve bronzlaşmak; cilt kanseri, erken kırışma, lekelerdeki artma gibi olumsuzluklarla anılmaya başladı. Ardından D vitamini eksikliği gibi çok önemli bir konu ön plana geçti.

D vitamini eksikliğinin kemik erimesine yol açtığı, diş ve kemik gelişimini aksatıp görsel bazı sorunlara sebep olabildiği uzun zamandır biliniyor ama yeni araştırmalar daha vahim sağlık sorunlarını işaret ediyor. Vücudumuzdaki D vitamini açığını kapatmak için mutlaka güneşlenmek, bedenimizi güneşle buluşturup cildimize D vitamini ürettirmek zorundayız

Hayvansal gıdalarla D vitamini ihtiyacımızın maksimum yüzde 10’luk bir bölümünün karşılanabileceğini biliyor muydunuz? Bitkisel kaynaklı besinlerde bu değerli vitaminin hiç ama hiç bulunmadığını da hesaba katarsak, geriye en az yüzde 90 civarında bir açıkla baş başa kalırız. İşte bu nedenle, bu büyük açığı kapatmak için mutlaka ama mutlaka güneşlenmek, bedenimizi güneşle buluşturup cildimize D vitamini ürettirmek zorundayız. Açık havada çalışmak yerine ofislere tıkılan şehirli insanın en büyük sorunlarından biri güneşin bu önemli işlevinden faydalanamamaktır. Yapılacak tek şey, yaz tatillerinde fırsat buldukça güneşlenmek ve cildimize D vitamini üretme fırsatı vermektir.

Ne zaman güneşlenelim?

‘Güneşlenme zamanı’ konusunda önemli fikir ayrılıkları var. Sabah 11.00’den önce, öğleden sonra 14.00’ten, hatta 15.00’ten sonraki zaman dilimi. Bu zaman dilimlerinde güneşlendiğinizde güneş ışınlarının cilt kanseri yapabilme riski azalıyor.

Bu görüşün tam tersi düşüncede olanlar da var. Onlara göre eğer amacınız cildinize D vitamini ürettirmekse en uygun zaman güneş ışınlarının bedene dik geldiği öğle saatleri olmalıdır ve gölgenizin boyunuzdan daha kısa olduğu saatler cildinizde D vitamini üretimini maksimuma çıkarmak için en uygun zaman dilimidir.

Krem sürelim mi?

Yazının devamı...