Geri Dön

‘En güçlü motavisyonum Manisa’ya faydalı olmak’

Bereketli ovasıyla antik dönemden günümüze önemini koruyan Manisa’da yaşayan akademisyen Prof. Dr. Ceren Ünal, “En güçlü motivasyonum doğduğum, yetiştiğim Manisa’ya en iyi hizmeti vermek” diyor

‘En güçlü motavisyonum Manisa’ya faydalı olmak’
SEYHAN AKINCI

Manisalı akademisyen Prof. Dr. Ceren Ünal; Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nin Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olduktan sonra doğduğu kente dönüp, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. “En güçlü motivasyonum doğduğum ve yetiştiğim Manisa’ya en iyi hizmeti nasıl verebilirim” düşüncesinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünal ile sanat tarihi alanındaki çalışmalarını ve kentteki Bizans’tan Osmanlı’ya etkileri görünen ve ayakta kalan yapıları konuştuk.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin Sanat Tarihi Bölümü 2012’de kuruldu, siz de burada bölüm başkanısınız ve aynı zamanda Bizans Sanatı Anabilim Dalı Başkanısınız. Manisa’da Bizans’ın ve diğer medeniyetlerin etkisini nerelerde görüyoruz?

Doğduğum ve yetiştiğim Manisa’ya en iyi hizmeti nasıl verebilirim, en faydalı hangi çalışmaları yapabilirim düşüncesi en güçlü motivasyonum. Sanat tarihi bölümümüzün üniversitemizin aktif çalışan bölümlerinden birisi olması benim için ayrı bir sorumluluk. Bölüm başkanlığı görevini sürdürürken de aklımda daha fazla katkı verecek neler yapabiliriz düşüncesi var. Bereketli ovasıyla antik dönemden beri önemli bir yerleşim merkezi olan Manisa, Bizans İmparatorluğu döneminde de önemini devam ettirmiş bir yer. Bugün hâlâ kalıntılarını görebildiğimiz kent surları, Bizans dönemine aittir. Kentin çok yakınında yer alan Yoğurtçu Kalesi ise zamana direnen ve hâlâ ayakta kısmen durabilen önemli bir mimari eser. Kentimizde Saruhanoğulları Beyliği’nin ve Osmanlı İmparatorluğu’nun anıtsal mimari eserlerini görmekteyiz. Şehzadeler şehri unvanını gururla taşıyan kentimizde döneminin en güzel örnekleri arasında yer alan camiler, hamamlar, çeşmeler bulunmakta ama en önemlisi varlığını bildiğimiz Manisa Sarayı’dır. Kurtuluş savaşı sırasında çetin mücadelelerin yaşandığı Manisa’da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Cumhuriyet Dönemi mimarisinin örnekleri varlığını sürdürüyor.

Alanınızla ilgili önemli kitaplarınız var…

2013’te “Manisa Müzesi Bizans Sikkeleri”, 2015 yılında “Bizans Sikkelerinde Kutsal Kişi Tasvirleri” ve 2017’de Manisa Müzesi’ne kayıtlı koleksiyoner Tunay Demran’ın sikkelerinden oluşturduğumuz “Tunay Demran Koleksiyonu” başlıklı kitabımız yayımlandı. Manisa Şehzadeler Belediyesi Yayınları’ndan çıkan bu kitabımız çok beğenildi ve uluslararası ilgi gördü. “Ağacık Definesi/The Ağacık Hoard” başlıklı kitap çalışmam 2018 yılında yine Şehzadeler Belediyesi tarafından yayımlandı. Bu anlamda, Şehzadeler Belediyesi’nin kentimizin kültür ve sanat faaliyetlerine verdiği desteğin yanı sıra akademik çalışmalarımızın da bilim dünyasına sunulmasında büyük katkısı olduğunu vurgulamak isterim. Kitap çalışmalarımın yanı sıra Bizans İmparatorluğu’nun farklı dönemlerine tarihlenen Bizans sikkeleri ve ikonografileri hakkında yayınlarım oldu. 

Aynı zamanda uluslararası sempozyumlar da düzenliyorsunuz.

Alanında çok önemli iki sempozyuma ev sahipliği yaptık. İlki 2015 yılında gerçekleştirdiğimiz XIX. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu. Farklı üniversitelerden gelen 100’ü aşkın akademisyen ve uzman katılımcı sunumlarını yaptı. Bu sempozyum, üniversitemiz, Manisa yerel yönetimimiz ve Manisalı iş insanlarının bir araya gelerek desteklediği bir çalışma oldu. İkinci uluslararası sempozyumumuzu ise Smyrna Antik Kenti-Smyrna Agorası kazı başkanı Doç. Dr. Akın Ersoy ile ortak çalışarak yaptık. Amacımız hem öğrencilerimize hem de üniversitemizin bulunduğu kente ve halkın ilgisine katkı sağlamak. Güzel geri dönüşler almamız en önemli motivasyon kaynağımız oldu.

‘En güçlü motavisyonum Manisa’ya faydalı olmak’

‘Müthiş bir tarihi birikimimiz var’

Manisa’da sanat tarihi ile ilgili ne gibi çalışmalar yapılıyor? Şehirdeki kültür sanat faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?

Kentimizin antik dönemden günümüze süregelen müthiş bir tarihi birikimi var. Manisa ve çevresinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları ve yüzey araştırmaları sürüyor. Manisa ve çevresinde yer alan mimari eserlerin envantere girmesi, korunmaya alınması ve restorasyon projelerinin değerlendirilmesi aşamaları devam ediyor. Tüm yapılan çalışmaların yıllık olarak kent merkezinde düzenlenecek sempozyum ya da konferanslarla kent halkına da sunulması gerektiğini düşünüyorum. Bölümümüzün Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı kadrosunda yer alan Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Gürbıyık, Manisa ve İzmir çevresindeki anıtsal yapıların restorasyon çalışmaları ekiplerinde yer alıyor. Özellikle, Demirci ve Selendi bölgesindeki tarihi değer taşıyan köy camilerinin mimari ve süsleme unsurları açısından değerlendirilmesi ve Yunt Dağı bölgesindeki mimari değer taşıyan Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenebilecek sivil konut örnekleri, camiler, köprüler, su değirmenleri, çeşmeler ve çok sayıda sarnıç yapısının araştırılmasında da aktif olarak çalışıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber