Geri Dön

Çin’den bir mutluluk hikayesi

Serdar Yurtçiçek, dört yıl önce yüksek lisans için gittiği Çin’de bir tren yolculuğu sırasında tanıştığı Zhang Han’la ülkede karantinanın kalkmasıyla nikah masasına oturdu.

Çin’den bir mutluluk hikayesi
ÖZLEM ÜLKÜ

Fransız şair ve yazar Victor Hugo ne güzel söylemiş, “En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar.” Son günlerin, ayların tüm dünyadaki ilk ve tek konusu koronavirüs salgınını düşününce, buna inanmaya daha çok ihtiyaç duyuyor insan. Üstelik, virüsün merkez üssü konumundaki Çin’de karantinanın kalktığı haberleriyle daha da çok inanarak. Geçtiğimiz hafta Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu sosyal medya hesabından “Soğuk havalara, endişeli ruh hallerine inat, sıcacık, umut dolu haber verelim mi?” başlığıyla duyurdu master eğitimi için Çin’e giden Serdar Yurtçiçek’in Zhang Han’la nikahını. Kaygılarımızın arttığı şu günlerde 10 bin kilometre uzağımızdaki Yurtçiçek’e bağlandık ve hikayesini dinledik.

Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme mezunu Serdar Yurtçiçek’in yurt dışında eğitimine devam etmek için yaptığı başvuru 2016’da Çin hükümetinin bursuyla karşılık bulmuş. Ülkenin en iyi üç okulundan Hangzhou’da bulunan Zhejiang Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Küresel Yönetişim Bölümü’ne kabul edilmiş. Eylül ayında yola çıkmış: “İlk adımımı attığım an, yeni doğmuş bir çocuk gibiydim. Dillerini bilmiyordum her şeyden önce. Ama çok sevmiştim. Şangay’da bir tanıdığımın yanında kaldım başlarda. İki şehrin hızlı trenle arası bir saat sürüyordu.”

Çin’den bir mutluluk hikayesi

“Burnumuzu bile dışarı çıkaramaz olduk”

Yurtçiçek’in eşiyle tanışması ise ülkedeki ikinci yılında bir tren yolcuğunda olmuş: “Hangzhou’dan Şangay’a gidiyordum. Telefonumu şarja takmaya yöneldiğim sırada o benden önce davranmıştı. Ama beni de görünce gülümseyip, önce benim kullanabileceğimi söylemişti. Çok iyi İngilizce konuştuğu için şaşırmıştım. Kanada’da lisans eğitimi almış. Sonra bütün yol boyunca sohbet ettik.” O sohbetin ardından ertesi gün çay içmek için buluşma kararı almışlar.

Tanıştıktan dört ay sonra Çin Yeni Yılı için kız arkadaşının ailesiyle 10 gün birlikte kalmış Yurtçiçek. Böyle önemli bir dönemde tanışmanın ciddi olduklarının göstergesi olduğunu söyleyen Yurtçiçek, geçtiğimiz yıl bir arkadaşı aracılığıyla Türkiye’den aldırdığı yüzükle evlilik teklifi etmiş kız arkadaşına. Nikah için gün almışlar. İşte bu sırada, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gerçeği çıkmış karşılarına: “18 Şubat’ta evlenecektik ama virüs ortaya çıktı. Burnumuzu bile dışarıya çıkaramıyorduk. Ki virüs Çin’in Yeni Yıl kutlamalarından hemen önce çıktı. İnsanlar o dönemde ailelerinin yanına köylere gitti. Düşünün 600 milyon bilet kesilmiş. Ülkedeki hareketi göz önüne alınca kısa sürede Tibet eyaleti hariç her yere yayıldı. Bize de beklemekten başka çare kalmadı; zaten yan yanaydık.”

Yeni tip koronavirüs salgınının patlak vermesiyle ilk başta herkes gibi endişelendiklerini ancak hükümetin kendilerine güven verdiğini söyleyen Yurtçiçek, “Neredeyse 1.5 milyar nüfusun tamamı evlere çekildi. Devlet büyük bedeller ödedi. Üretim durdu. Çin’in neredeyse bütün eyaletlerindeki doktorlar Hubey’e gönderildi. İki ay gibi bir sürede virüsü bitirdiler. Şimdi karantina kalktı ama her şey kontrollü.”

Karantina kararının kalkmasının ardından evlilik işlemlerini tamamlayan Serdar ve Han çifti, nikah için hazırlıklarını çok daha önceden yapmış. Diğer aşamaları ise yine kendi başlarına evlerinde tamamlamış: “Nikah günü saçlarımızı evimizde yaptık. Han’a ben ve annesi yardımcı oldu. Kendi gömleğimi kendim ütüledim. Burada nikah sadece prosedür. Yani salonlar, şahitlere sorma, alkış gibi durumlar yok. Birçok masa var; onların birine gidip, evlenmiş oluyorsunuz. Biz 7 Mart’ta Şangay’da bir Türk restoranında kutlama yapacaktık, olmadı. Sadece annesi ve fotoğrafçı bize eşlik etti. Ama biliyor musunuz, evlenenler arasında en kalabalık bizdik. 10’dan fazla çift vardı ve yanlarında kimse yoktu.”

Çin’den bir mutluluk hikayesi

“Döngü devam ediyor”

Bu sürecin birbirlerini tanımada önemli bir aşama olduğunu da söyleyen Yurtçiçek, “Boşanmalar arttı deniliyor ama nikah için de gün bulmakta zorlanıyorsunuz. Döngü devam ediyor. Bu süreçte ona olan sevgim arttı. Zaten beni büyüleyen vicdanıydı. O benim için dünyanın en iyi insanı. Sevdiğini mutlu ederek mutlu olmayı seçenlerden. Öte yandan sosyal ve ekonomik olarak güçlü, kültürlü, karakterli bir kadın. Bir insan daha ne ister ki?” diyor. Şimdilik düğün hayallerine ara vermek durumunda kalan çift, Türkiye’de temmuz ayı için planladıkları ikinci düğünlerinin tarihini de ucu açık bir zamana bırakmış.

“Her yerde QR kodu okutuyoruz”

Karantinanın kalkmasıyla normal hayatlarına dönmeye başlasalar da her şeyin kontrollü olduğunu söylüyor Yeşilyurt. Restoranların, alışveriş merkezlerinin açıldığını ancak maskesiz dolaşmama ve sosyal mesafe kurallarının da geçerli olduğunu anlatıyor: “Eşim artık çello ve bale kurslarına devam edebiliyor. Sanırım 10 gün içerisinde bütün okullar açılacak. Şehir merkezi yüzde 50 oranında dolmaya başladı. Burada teknoloji çok gelişmiş. Bir mekana girerken WeChat’la QR kodu okutuyorsunuz. Eğer siz hasta olursanız; bu program aracılığıyla sizinle aynı ortamda bulunanları tespit ederek olası yayılmayı durduruyorlar. Her yerde bu sistem var. Bu şekilde hangi saatte nerede olduğumuz bulunabiliyor.”

Çin’den bir mutluluk hikayesi

 

 

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber