Geri Dön

İstanbul’da pişer her yere düşer

Tarihi yüz yıla dayanan Viyana kahvesi Helmut Sachers, Kanyon’da açtığı Helmut Sachers Roastery’le bir kahveden çok daha fazlasını deneyimleme imkanı sunuyor

İstanbul’da pişer her yere düşer

İnsanlar yüzyıllardır her yudumda bir çekirdeğin yaratabildiği mucizelere tanık oluyor. Avrupa’nın kahve kültürüyle tanışmasında İstanbul kilit bir nokta. İstanbul’dan Viyana’ya ulaşan kahve çekirdeklerinden ilham alarak kurulan Helmut Sachers de Kosta Rika’dan Kolombiya’ya, Guatemala’dan Etiyopya’ya, Dominik Cumhuriyeti’nden Jamaika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan temin ettiği çekirdeklerle on yıllardır insanları kahveyle buluşturuyor. Şimdi marka için tersine göç zamanı. 1929’da Viyana’da kavrulmaya başlayan tarihi kahvenin yolu 2020’de yeniden İstanbul’a düştü. Kahveseverlerle üç kıtada toplam 39 ülkede buluşan Helmut Sachers, dünyaya örnek teşkil edecek “roastery” alanıyla (kahve kavurma alanı) İstanbul’da.

İstanbul’da pişer her yere düşer



Viyana Baden’de bulunan fabrikasında üretime devam eden Helmut Sachers, tüm kalite, organik ürün yetiştiriciliği sertifikaları ve Avusturya’da tek başına sahip olduğu “Orijinal Avusturya Ürün” damgasıyla dikkat çekiyor. 1968 yılında kahve çeşitlerinin arasına İstanbul’dan gelen çekirdeklere ithafen “Stambulia” kahvesini dahil etmiş. Marka 2018’de ürün skalasına çayı da ekledi. Marka böylece sıcak içecek segmentindeki tüm ürünleri misafirleriyle buluşturuyor. Lezzeti kıtaları dolaşan Viyana kahvesi Helmut Sachers’in İstanbul Kanyon’daki özel roastery alanında sadece lezzet severlerin buluşma noktası değil, Türkiye ve Ortadoğu HORECA kanalına ulaşacak olan kahvelerin kavrulup, paketlendiği tesis olmayı da hedefliyor.

Helmut Sachers’in Türkiye ve Ortadoğu CEO’su Mehmet Çolak Kanyon’daki deneyim alanıyla ilgili bilgi veriyor: “İstasyon ve fabrika birlikteliğinde ‘şeffaflığı’ baz alan deneyimsel bir tasarım alanı sunacak. Ziyaretçiler içeride kahve köşesi, çay köşesi ve restoran hizmeti veren Helmut Sachers Bistro ile karşılaşacaklar. Roastery’nin temel noktası şeffaflık olup, ikram ettiğimiz her şeyin ilk anını deneyimletmeye dayanıyor. Bunu üç ana bileşene dayandırdık: Kahve, çay ve bistro bölümlerimiz.

Bunların arasındaysa ziyaretçiler, patisseri, çikolata ve workshop alanlarını görecek. Tabii ki en temelde de “kahve makine”mizi. Bu makine sayesinde yetkilisi olduğumuz Türkiye ve Ortadoğu bölgelerinin kahvelerini kavuracak, ambajlayacak ve buradan dağıtıma çıkaracağız.” Ziyaretçiler mekânın kahve köşesinde kahvenin çekirdekten başlayan yolculuğuna tanık olurken çay köşesinde, 72 çeşit çayı yudumlama şansına sahip olacaklar.

İstanbul’da pişer her yere düşer



Mekânın restoran bölümü uzun bir süredir Türkiye’de yaşayan İtalyan şef Matteo Bertuletti’ye emanet. Çolak menüyü oluştururken şefin mottosu olan “Her şey yerinde ve kendi malzemesiyle güzel”den yola çıktıklarını belirtiyor. “Şefimiz, İtalya’dan getirdiği özel makinelerle pizzayı hamurundan başlayarak kendi özel tarifiyle pişirecek. Hamur, tam buğday unundan şef tarafından hazırlanacak” deyip ekliyor: “Türk damak tadına uyması adına adapte edilmiş formüllerimiz var.”

İstanbul’da pişer her yere düşer



Konseptte üzerinde durulan önemli bir nokta da şeffaflık. Çolak “Ziyaretçiler mutfakta ne olup bittiğini görebilecek. Tabaklar şefin kontrolünden geçtikten sonra ikram edilecek. Bistroda Viyana yöresel mutfağından lezzetlere de yer verilecek” diyor. Smart-dining bistro konsepitini de şöyle açıklıyor: “Smart ile söylemek istediğimiz temel mesaj yemeklerimizde herhangi bir katkı maddesi olmadığı, her şeyin şeffaflık ilkesine ve doğal malzeme ilkesine dayandığı bir konsept.”

İstanbul’da pişer her yere düşer



Her şey deneyim üstüne

Kahvenin ham maddesi olan yeşil kahve çekirdeklerini ilk üreticiden temin eden ve bu yanıyla kalitesini korumaya özen gösteren Helmut Sachers, aynı özeni pastane köşesinde de göstermeye dikkat ediyor. Markanın CEO’su Mehmet Çolak, “Pastane köşemiz, her an en taze ve o güne özel tatlı ve tuzlu lezzetleri tatmak isteyenler için dizayn edildi. Çikolata satış noktamız, butik çikolatacılıkta dünyaya çikolatalarını ulaştıran Butterfly markası. Özel kreasyonları ve el yapımı üretim metotlarıyla doğallığı ve katkısızlığı ilke edinmiş bir marka” diyor. Çolak günümüzde deneyimin önemine de vurgu yapıyor: “ Deneyimlediğiniz, deneyimlettiğiniz ve karşılıklı temas kurup, bir diyalog geliştirdiğiniz an anlam katar ve kazanırsınız. Bunun için de tüm alanı deneyim üzerine kurgularken, her şeyden önce bir workshop alanı dizayn edeceğimizi biliyorduk. Alandaki şeffaf camların ardında tasarlanan workshop’un amacı her türlü bilgi alışverişi ve workshop’un bu roastery alanında yapılabilmesini sağlamak.”

Magazin Haberleri Bülteni 19 Şubat 2020İşte magazin gündeminin öne çıkan gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber