Geri Dön
Dünya500'den fazla kimliğe büründü! Şimdiki hayatını görenler inanamıyor

500'den fazla kimliğe büründü! Şimdiki hayatını görenler inanamıyor

Her şey kaybolmasıyla başladı. Sonrasında yaşananların ise dünyanın en büyük dolandırıcılık hikâyesine zemin hazırlayacağını kimse bilmiyordu. İşte filmlere bile konu olan 'Sahtekâr' lakaplı dolandırıcının hikâyesi.

500'den fazla kimliğe büründü! Şimdiki hayatını görenler inanamıyor

13 yaşındaki Nicholas Barclay, 13 Haziran 1994'te ABD'nin Teksas eyaletinde arkadaşlarıyla basketbol oynarken birden ortadan kayboldu. İlk kaybolduğunda ailesi polise başvurmak istemedi. Çünkü Nicholas sorunlu bir çocuktu ve kaybolduğu günün ertesinde katılması gereken bir duruşması vardı. Nicholas'ın ailesi ise çocuklarının kısa bir süreliğine ortadan kaybolduğunu düşündüler fakat hiçbir şey düşündükleri gibi gitmedi. Nicholas'ın cebinde yalnızca 5 doları olduğunu ve yanına hiçbir yedek kıyafet almadığını fark ettiklerinde ise direkt polise haber verdiler.

Polisler, Nicholas'ın 5 dolarla nereye gidebileceğini tam olarak bilemiyordu. 5 dolara ne uçak ne de otobüs bileti alınabilirdi. Bu sebeple onun yakınlarda bir yerde olduğunu düşündüler. Arama çalışmalarının üçüncü yılında Nicholas'ın bir İspanyol köyünde korkmuş ve ağlar halde bulunduğu ihbar edildi. Bunun üzerine küçük çocuk hemen ABD'ye gönderilip ailesine teslim edildi. Asıl hikâye de tam olarak burada başladı. Ailesine geri dönen Nicholas hiç de Nicholas gibi davranmıyordu. Onun taşıdığı özellikleri de taşımıyordu. Çünkü Nicholas öfke problemleri olan yaramaz ve hareketli bir çocukken, bu yeni gelen çocuk son derece sessiz ve sakindi. Üstelik sarışın ve mavi gözlü de değildi. Ancak Barclay ailesi bu çocuğun Nicholas olduğuna kendilerini son derece inandırmıştı.  

500den fazla kimliğe büründü Şimdiki hayatını görenler inanamıyor

Bütün bu olanlar büyük bir ses getirdi. Manşetlerde Nicholas'ın Avrupa'ya kaçırıldığı ve kimliği belli olmasın diye göz ve saç renginin değiştirildiği yazıldı. Aile buna inanmasa da dedektif Charlie Parker'ın gözünden Nicholas'ın 'sahte' davranışları kaçmıyordu. Yeni gelen Nicholas'a güvenmeyen dedektif olayı araştırmaya başladı. Bütün araştırmalarının sonucunda dedektif Parker, Nicholas olduğunu iddia eden çocuğun aslında 23 yaşında bir genç olan Frederic Bourdin olduğunu öğrendi.

Frederic, Fransız asıllıydı ve Interpol tarafından 'Bukalemun' takma adıyla aranıyordu. Üstelik Frederic'in tek suçu da Nicholas olmak değildi. Kayıp çocukları taklit edip sahte kimlik ve isimler yaratarak yaşamını sürdürüyordu. Suçlu ve seri taklitçi olan Frederic, 500'den fazla sahte kimlik kullanmıştı. İşinde o kadar profesyoneldi ki tam 3,5 ay boyunca Barclay ailesini oğulları Nicholas olduğuna inandırarak yaşamıştı. Üstelik Frederic insanları paraları için de dolandırmıyordu. Peki, Fransız asıllı dolandırıcı neden kayıp çocukların kimliğine bürünüyordu?

12 YAŞINDA BAŞLADI

Frederic Bourdin, Fransız bir kadın ile Cezayirli bir göçmenin evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya gelmiş, babasız olarak büyümüş ve annesinden pek ilgi görememişti. İlk yalanını ise 5 yaşındayken söyledi. Bu yalana göre babası bir İngiliz gizli ajanıydı. Yalan söylemesinin tek nedeni okulda daha fazla saygı görmek istemesiydi. Frederic’in 5 yaşında başlayan yalanlarının sonu gelmek bilmedi. 12 yaşından beri ıslahevinden çıkamıyordu. Başkalarının isimlerini kullanmaya da o zaman başladı. Hatta bir gün bir Fransız polisine yaklaşıp ona İngiliz turist olduğunu ve kaybolduğu söylemişti. Fakat Frederic’in söylediği yalan karakolda iki kelime İngilizce konuşamayınca ortaya çıkmıştı. Ancak bu olay onun için bir dönüm noktası oldu. Bundan bir ders çıkarıp yalanlarını daha dikkatli hazırlayacaktı.

15 YILDA 15 ÜLKE GEZDİ

16 yaşından itibaren kaçak olarak yaşamaya başladı. İspanya, Almanya, Belçika, İngiltere, İrlanda, İtalya, Fransa, ABD dâhil olmak üzere 15 yıl içinde 15 ülkeyi gezdi ve 40'tan fazla sahte kimlikle dolaştı. Üstelik 5 dili de çok düzgün bir şekilde konuşuyordu. En iyi taklit ettikleri yetim gençlerdi ve saçlarının dökülmeye başladığı 30 yaşından sonra bile genç delikanlılar gibi davranmaya devam etti. Ne zaman başka bir yalanı ortaya çıksa, Bourdin her zaman doğruyu söylerdi. 1995'te Fransız televizyonunda 'Her Şey Mümkün' adlı şovda bile yer aldı. Hikâyesini anlatırken, eylemlerini yine sevgi ve ilgi ihtiyacıyla yaptığını açıklamıştı. Yapımcılar bundan etkilendi hatta Frederic'e bir iş teklif etmeyi bile düşündüler ama yine kaçacağını bildikleri için vazgeçtiler. Foyasını ortaya çıkaran Teksaslı Nicholas'ın yerine geçmesi ise onun işini biraz sekteye uğrattı. Frederic 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Nicholas bulunamayınca Frederic mahkemede özür diledi ve ardından serbest bırakılıp Fransa'ya sınır dışı edildi. Elbette sahtekârlıklarına da kaldığı yerden devam etti. 

500den fazla kimliğe büründü Şimdiki hayatını görenler inanamıyor

HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

2005 yılı haziran ayında Bourdin, 15 yaşında ailesinin bir trafik kazasında öldüğünü söyleyen yetim İspanyol Francisco Hernandes-Fernandez olduğunu söyleyerek Pau'da bulunan Jean Monnet Koleji’nde bir ay süreyle kaldı. Kolejde arkadaşlarıyla buz patenine gidip video oyunları oynadı. Kendi dışındaki herkesin hayatını sorunsuz bir şekilde sahipleniyor ve taklit ediyordu. Sürekli olarak genç gibi hareket ediyor ve vücudunun büyük bölümünü kapalı gözlük ve şapka takarak saklıyor, tüy dökücü kremler kullanarak gençmiş gibi davranıyordu. Fakat kolejdeki bir öğretmen Frederic hakkında hazırlanan bir televizyon programında onu gördü ve sahtekârlığını ortaya çıkardı. Bunun üzerine sahte kimlik taşımak ve kullanmak suçundan dolayı 4 ay hapse mahkum oldu. Sahtekârın özgürlüğünü elinden alan bu program bir yandan en büyük bir şansı da beraberinde getirdi. Frederic’i televizyonda gören Isabelle onun umutsuz yaşam arayışından çok etkilenerek tanıştı, bir yıl sonra da evlendiler. Frederic'in annesi ve babası ise onun gerçek oğulları olduğuna inanmadıkları için düğüne gelmedi.  2008'de The New Yorker'dan bir gazeteciyle konuşan annesi, oğlunun ‘yalancı olduğunu ve asla değişmeyeceğini’ söyledi. Hatta  karısını ve yeni doğan kızını bırakacağını da iddia etti. Evliliğinden 4 çocuk sahibi olan Frederic ise bir daha asla kimseyi taklit etmedi. Annesinin bu sözlerine de 2015’te yaptığı Facebook'taki bir paylaşımında şu cümlelerle yanıt verdi:

"Artık 5 yaşında bir babayım. Eski hayatımı, özgürlüğümü ve cehennemi özlüyorum. Fransa'da sabıka kaydım bile yok. Bu dünyada hiçbir şey beni, eşimi, çocuklarımı ve evcil hayvanlarımı terk etmeme sebep olamaz. Keşke çocukluğumu ve geçmiş hayatımı, kendini muhabir olarak görenlerin yalancı gözlerinden görmek yerine, bir an için kendi gözlerinden takip edebilseydin."

GÜNCEL HABERLER