Geri Dön
DünyaAslan avladı, ada satın aldı! Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Aslan avladı, ada satın aldı! Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

O kadar zengin oldu ki sahip olduğu evlerin sayısını bile unuttu. Bir ada satın aldı, safariye çıktı, aslan avladı. Dört kez evlendi, çocuklarıyla görüşmedi. Aslında çocukluğundan beri tek istediği babasını etkileyebilmekti. Her kitabı satış rekorları kıran dünyaca ünlü yazar, 88 yaşında hayatını kaybetti. Hayatı da en az kitaplarında yaşananlar gibi heyecanlıydı...

Derleyen: Nazlı Erdol Akar / Milliyet.com.tr - Wilbur Smith 8 yaşındayken babasının kamplarına saldırarak 3 kişiyi yiyen aslanı öldürdüğüne şahit oldu. Hayvanlar safari kamplarına gece saldırdı ve rehberin çığlıklarıyla uyanan Herbert Smith, bir meşale ve tüfeğini kaptı. Herbert çadırından çıkarken, çadır direğine kafa üstü atladı ve burnunu kırdı. Wilbur kanın fışkırdığını gördü ve aynı anda babasının sadece bir pijama üstü giydiğini ve belden aşağısının çıplak olduğunu fark etti.

Sonra aslan saldırdı. Herbert sol eliyle meşaledeki alevi aslana doğrulttu. Tüfeği sağ eliyle kaldırdı ve sanki bir tabanca tutuyormuş gibi belinden destek alarak ateş etti. Aslanı göğsünden vurmayı başardı. Bu olaydan saniyeden sonra ise kampa saldıran iki dişi aslanı daha vurarak öldürdü.

ERKEK, SİLAH SESLERİ VE KAN...

Bu sahne, 88 yaşında hayata gözlerini sunan Wilbur Smith tarafından kaleme alınmış çok satan kitapların özünü oluşturuyor: Erkeklik, silah sesleri ve kan.

Smith'in kitapları dünya çapında 120 milyondan fazla satıldı, 30 dile çevrildi ve 2012'de hayalet yazarlarla çalışmak üzere anlaşma imzalamadan önce karakterlerini yaratmasına ilham veren olayın yer aldığı bir raf dolusu roman üretti. Bu romanlardan bazıları, her ikisinde de Roger Moore'un rol aldığı 'Gold' ve 'Shout At The Devil' ile Rod Taylor'ın oynadığı 'The Mercenaries' gibi gişe rekorları kıran filmlere uyarlandı.

Smith, hikâye anlatma konusundaki tükenmeyen yeteneğini, Güney Afrika'nın altına hücum eden Viktorya döneminden bir maden arayıcısı olan büyükbabası Courtney Smith'ten miras aldı.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Courtney, safari yaparken Brainless adlı devasa köpeğinin çılgınca havlamasıyla nasıl uyandığını anlatırdı. Köpek bir türlü susmak bilmezdi. Bu yüzden karanlıkta hayvanı dövmek için bir kamçı aradı. Havlama, tiz bir hırlamaya ve ardından bir kükremeye dönüştü. Elinde lambayla aceleyle gelen Courtney, kana bulanmış bir aslanla karşı karşıya kaldı. Köpeğini öldürmüştü.

KENDİNİ KANITLAMAYA ÇALIŞTI

Courtney hikâyeyi anlatmayı şöyle sürdürürdü: Elindeki 'kırbaç'a baktı ve aslanı Afrika'nın en zehirli yılanı olan kara mamba ile dövdüğünü fark etti. Kulaklarında çınlayan bu tür maço hikayelerle büyüyen genç Wilbur'un onları taklit etmeye çalışması kaçınılmazdı.

Bebekken geçirdiği sıtma enfeksiyonu nedeniyle hayatta kalması bile beklenmeyen Wilbur Smith, çocukluk çağında çocuk felci de geçirince topallamak zorunda kaldı. Çocukluk hastalıklarının ona bıraktığı bu miras, kendisini kanıtlama ihtiyacını acil hâle getirdi.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

15 yaşına geldiğinde o ve arkadaşı Barry, bir çift tüfek aldı ve şimdiki adı Zambiya olan Kuzey Rodezya'daki Smith çiftliğinden "ödünç" bir ciple yola çıktılar. Tüm gün araba kullandılar, Kafue Nehri'ni geçerek araçlarını terk ettiler ve kudu adı verilen büyük boynuzlu bir boğa antilopunu aramak için yaya olarak yola çıktılar.

SAFARİ MACERASI DAYAKLA BİTTİ

Genç avcılar avlarını öldürmeyi başaramadı ve gece çöktüğünde ciplerinin nerede olduğunu bilmediklerini fark ettiler. Sonraki iki gün boyunca, daireler çizdiler. Ta ki babası gelip iki arkadaşı kurtarana dek... Çiftliğe döndüklerinde ise Wilbur'un babası sessizce kemerini çıkardı ve 15 yaşındaki çocuğu dövdü.

Herbert'in oğluna pek saygısı yoktu. Wilbur, bunu "Bana milyonlarca kez 'aptal' dedi" diye anlatıyordu. Üstelik oğlunun yazar olma hırslarıyla alay etti. Yazarlık hayaline destek vermek yerine, ona vergi dairesinde bir iş bulundu.

Wilbur, Anne Rennie adlı bir kadınla kısa süren bir evlilik yaptı, bu evlilik boşanmayla sonuçlandı. Eski eşi onu iki çocukları için nafaka ödemek zorunda bırakırken, Wilbur da bir roman yazmaya çalışıyordu.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

İlk roman denemeleri 20'den fazla kez reddedildi. En sonunda ailesiyle birlikte safariye giden ve babasını etkilemek için çaba sarf eden bir çocuğu anlatan ‘When The Lion Feeds’ romanı yayımlandı.

1964'te yayımlanan bu kitap, yıllarca sürecek serinin sadece ilk adımıydı.

Herbert Smith, roman okuyan bir adam değildi ve oğlu için hiçbir istisna yapmadı. Ancak oğlunun kitabını arkadaşlarına göstererek onları etkilemek için bagajında saklamayı da ihmal etmedi.

Smith'in bir sonraki en çok satan kitabı 'The Dark Of The Sun', 1960'lardaki Kongo iç savaşı sırasında, cani, kadın düşkünü ve geçmişlerinden kurtulamayan bir grup paralı askerin hikayesini anlatıyordu. Onlar, "öldürmek için kiralanmışlardı ve yaşamak için savaşıyorlardı".

HAYATINI DEFALARCA TEHLİKEYE ATTI

Smith, okuruna insanların medeniyetten uzaklaştıklarında nasıl konuştuklarını bildiği konusunda hiç şüphe bırakmayan, hızlı akan ve ikna edici diyaloglar yazdı. Ayrıca gerçekçi şiddet ve cinsel içerikli sahneleri tasvir etme konusunda tartışılmaz bir hüneri vardı. Smith'in hayranları arasında, onu en sevdiği tarihi romancı olarak adlandıran Stephen King de vardı.

Smith, kitapları için araştırmalar yapmak için tehlikeye atıldı, altın madenlerinin etrafındaki gecekondu kasabalarında yaşadı, savaş bölgelerini ziyaret etti ve Japon filosunda balina avcısı olarak koca bir sezon geçirdi.

Uçmayı ve tüplü dalışı severdi. Ayrıca hayatının büyük bir bölümünde, her seferinde üç aslan ve üç fil öldürme hedefiyle her yıl safari yapardı. Av ganimetleriyle poz vermeyi severdi, bir leopar postunun üzerine oturur veya etrafını devasa fildişleriyle çevrelerdi.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Başarı ona muazzam bir servet kazandırdı. 49 kitabından elde ettiği kazancının 100 milyon sterlinin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. 70 yaşına geldiğinde, çok fazla eve sahip olduğunu ve sayısını unuttuğunu iddia etti. Londra, Güney Afrika ve İsviçre'deki dokuz evinin dışında, Seyşeller'de bir ada satın aldı.

Ancak zenginlik aile hayatında ona aradığı mutluluğu getirmedi. Jewell Slabbert ile kısa süren ikinci bir evlilik yaptı. Bu evlilikten üçüncü çocuğu doğdu. Babası bir keresinde, "Eğer hayatını senin için soyunan her kadınla evlenerek geçireceksen, çok meşgul bir çocuk olacaksın" demişti.

ESKİ KARISINI YOLDA GÖRÜP TANIMADI

Kitaplarına hayran olan bir kadınla üçüncü kez nikah masasına oturdu. Üç çocuğundan da uzaklaştı ve çocukları için "Onlar benim bir parçam değil" dedi ve ekledi: "Saygımı kazanmak için hiçbir şey yapmadılar ve aslına bakarsanız tam tersini yaptılar."

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Eski eşleriyle olan ilişkisi de aynı derecede soğuktu. Bir keresinde sokakta ikinci eşine rastlayıp onu tanımadığı için övünmüştü: "Merhaba Wilbur," dedi, ben de "Affedersiniz, sizi tanıyor muyum?" dedim. Kadın onu, "Evet, çocuğunun annesiyim" diyerek yanıtladı.

Danielle Thomas ile yaptığı üçüncü evliliği ise 28 yıl sürdü. Bu evlilik de karısı 1999'da kanserden öldüğünde sona erdi. Bir yıl sonra, 66 yaşındayken Londra'da yürüyordu ve Asya asıllı bir kadın gördü. Onunla kitapçıya gitti, kadını kitaplarının olduğu raflara yönelterek kendisini tanıttı. Kadın, kendisinden 39 yaş küçük, Tacikistan doğumlu bir avukat olan Mokhiniso Rakhimova'ydı. Bir yıl sonra evlendiler.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Niso, 2017'de imzalanan sonuncusu 15 milyon sterlin değerinde olan yayın sözleşmelerini yeniden müzakere etmesine yardımcı oldu. Wilbur onu, "en değerli mülkü" olarak nitelendirdi.

'BUNUNLA GURUR DUYMUYORUM'

"Bununla gurur duymuyorum ama dört kez evlendim. İkisi öldü, ilki benden nefret ediyor ama şimdiki eşim beni seviyor. Tek başımayken yalnız hissediyorum. Yanımda bir kadına ihtiyacım var, konuşabileceğim ve saygı duyabileceğim birine. Zamanı geldiğinde bana saygı gösteren ve aptallık ettiğim zamanlarda bana bunu söyleyecek birine, ki bu çok sık oluyor."

Wilbur Smith, ölünceye dek çalıştı. Bir cumartesi günü Cape Town'daki evinde aniden hayatını kaybettiğinde, son romanını yazıyor ve notlarını gözden geçiriyordu.

Aslan avladı, ada satın aldı Eski eşini yolda görüp tanımayınca...

Wilbur Smith, hayatı ve ölümüyle ilgili şöyle demişti: "Mezar taşımda söyle yazacak: Benim için üzülme. Yapabileceğim her şeyi yaptım. Sahip olabileceğim her şeye sahip oldum. Hayat bana iyi davrandı ve istediğim her şeye sahibim, ölümsüzlük dışında."