Geri Dön
DünyaBu yıl 8 Mart'a Ukraynalı kadınlar damga vurdu!

Bu yıl 8 Mart'a Ukraynalı kadınlar damga vurdu!

Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne Ukraynalı kadınların dramı damga vuruyor. Ukrayna'da eli silah tutan 18-60 yaş arasındaki erkekler Rusya’ya karşı direniş mücadelesi verirken, tüm dünya Ukraynalı kadınların içinde oldukları zor duruma tanık oluyor. Bazıları çocuklarının hayatı için evlerini terk etmek durumunda kalırken, bazıları da cephede savaş veriyor.

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr - Rusya'nın topraklarına saldırdığı Ukrayna’da büyük bir yıkım yaşanıyor. Hiçbir savaşın kazananı yok ancak her savaşta olduğu gibi kaybeden taraf maalesef kadınlar ve çocuklar oluyor. Eşlerini ateş hattında bırakan binlerce kadın ile babalarını savaşın ortasında bırakmak zorunda kalan çocuklar, kan ve gözyaşları içinde kapılarını kendilerine açan komşu ülkelere göç etmek zorunda kalıyor. Bazı kadınlar ise ülkesindeki cephelerde mücadele ediyor.

8 Mart, kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanması için ayrılmasına karşın günümüzde kadınların yaşadıkları zorluklar her geçen gün artarak devam ediyor. Bu zorluklardan birini de savaşlar yaratıyor. Savaşın yarattığı tahribat küçük büyük herkesi derinden etkiliyor. Acı acı çalan siren sesleri, yaşanan patlamalar ve ölen ya da yaralanan insanların olması, bölgede yaşam alanlarını ve koşullarını değiştiriyor. Ancak bu etki en çok kadınlar üzerinde oluyor. 

Bu yıl 8 Marta Ukraynalı kadınlar damga vurdu

YÜKÜ TAŞIYAN KADINLAR OLUYOR

Yaşanan savaşlar nedeniyle komşu ülkelere gerçekleşen göçler, kıtlık, alt yapı hizmetlerinin tahrip olması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin karşılanamaması, savaşın neden olduğu ve kadınları derinden sarsan koşulların başında geliyor. Yavrularını füzelerden korumak isteyen kadınlar, hayatlarının en zor kararına imza atarak evlerini, ailelerini, yaşanmışlıklarını içleri kan ağlayarak arkada bırakıyor. Savaşın en masumu çocuklar olurken, bu süreçte omuzlarında en ağır yükü taşıyan da kadınlar oluyor. Ukrayna halkı Rus kuvvetlerine gösterdiği direnişle tüm dünyanın dikkatini çekiyor.

Ajanslar savaş bölgesinden gönderdikleri uydu fotoğraflarıyla ülkede yaşananları tüm dünyayla anbean paylaşıyor. Objektiflere savaşın acı gerçeklerinin yanı sıra, verilen topyekün mücadelede yansıyor. Ülkede bazı kadınlar eline silah alıp orduya destek olurken, bazıları cephede askerler için kamuflaj kıyafetleri dikiyor, bazıları da yurtlarını Rus askerlerine karşı savunabilmek için sokakta molotof kokteyli hazırlıyor. Hazırlanması normal şartlarda bir kadın için ürkütücü olsa da Ukraynalı kadınlar için şu an maruz kaldıkları savaş ortamının daha korkutucu olduğu su götürmez bir gerçek.

Bu yıl 8 Marta Ukraynalı kadınlar damga vurdu

YÜZYILIN EN HIZLI MÜLTECİ AKINI

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları tüm hızıyla sürerken, Birleşmiş Milletler (BM) savaşın başladığı günden bu yana Ukrayna'dan 1 milyonu aşkın kişinin başka ülkelere sığındığını açıklıyor. Rakamlar yüzyılın en hızlı mülteci akını olduğu gözler önüne sererken, tüm dünya gibi Türkiye’de Ukrayna halkına kapılarını sonuna kadar açıyor. Ülkemize Ukrayna’dan gelen ilk kafile ise Kırım Türkleri oldu. Beş gün süren yolculuğun ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye’ye giriş yapan kadın ve çocukların yüzlerinde eşlerini ve babalarını sıcak bölgede bırakmanın üzüntüsü vardı. Yaşadıkları o kadar korkunçtu ki evlerinin üstünden roketler geçti, art arda patlayan bomlara tanık oldular. Korkudan titreseler de soğukkanlılıklarını korumaya çalışan savaş mağduru kadınlara, çocuklarını yaşatmak için başka ülkelere göç etmekten başka çare bırakılmadı.

RUS KADINLAR DA SAVAŞA SESSİZ KALMADI

Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleye tüm dünya gibi Rus halkı da tepki gösteriyor. Ülkede bulunan savaş karşıtı gazeteciler, sanatçılar ve bilim insanları başlattıkları kampanyalarla savaşın son bulmasına yönelik çağrılarda bulunuyor. Savaşa ünlü kadınlar da sessiz kalmıyor. Sosyal medya hesaplarında yaptıkları açıklamalarda, “Savaş, hep savaş. Barışı getiremeyen liderler. Bunların bedelini insanlar hep kan ve gözyaşları ile ödüyor. Savaşa hayır, dünya barışı için dua ediyorum” açıklamalarında bulunuyor. Tepkilerini Ukrayna halkı için yardım kuruşlarına bağış yaparak gösteren ünlü kadınlar, takipçilerinden de ellerinden geldiğinde bağış yapmalarını istiyor. 

Bu yıl 8 Marta Ukraynalı kadınlar damga vurdu

SIĞINAKTA DOĞUM YAPTILAR

Ukraynalı hamile kadınlar ise, savaşın ortasında doğum hastanesinin sığınağında zor şartlarda bebeklerini dünyaya getiriyor. Doğum yapacak olmaları nedeniyle zaten kaygılı ve stresli olan anne adayları, ölümle yaşam arasındaki ikilemi anbean yaşıyor. Bazı kadınlar bombaların art arda patladığı ülkede anne olma sevincini yaşarken bazı anneler de doğum anını bekliyor. Yeni hayatlar dünyaya getiren Ukraynalı anneler, hastane duvarının diğer tarafındaki Rus kuvvetlerinin bu canları alabileceklerinden endişe ediyor ve her şeyin bir an önce bitmesini istiyor. Yeni anne olan ve anne olmaya hazırlanan savaş mağduru kadınların ortak görüşü ise, “İnsanlar yeni bir can dünyaya getirmenin ne kadar zor olduğunu bilselerdi asla savaşlar olmazdı" oluyor.

ÇOCUKLAR VİCDANLARI YARALADI

Her savaşta dünya basını ilk olarak çocukların korkmuş yüzlerine ekranlarında yer veriyor. Çünkü yaşanan savaşların en masumları onlar oluyor. Dehşete kapılan ve güvenlik hisleri büyük yara alan minik yürekler, bir anda oldukça travmatik bir durumla karşı karşıya kalıyor. İleride de tanık oldukları bombalamalar, çalan siren sesleri ve sonrasında yaşanan ölümler, onlar için unutmaya zorlanacakları ya da unutamayacakları olumsuz psikotravmatik yaşantılar haline gelebiliyor. Savaşın ortasında kalan çocukların basına yansıyan görüntülerine yürek dayanmıyor. Bazıları küçücük ellerine aldıkları savaşa hayır pankartlarını taşıyor, bazıları sığınakta olan biteni anlamaya çalışıyor bazıları da annesiyle birlikte başka ülkelere göç etmek için bindiği otobüste evinden, babasından ve arkadaşlarından ayrılmanın üzüntüsü yaşıyor.

Bu yıl 8 Marta Ukraynalı kadınlar damga vurdu