Geri Dön

Dağlık Karabağ ve fırsat penceresi

Dağlık Karabağ ve fırsat penceresi
Güldener Sonumut

Ermenistan’ın soğuk savaşın bitmesinden sonra işgal ettiği Dağlık Karabağ bölgesinde yeniden çıkan çatışmaların ardından Azerbaycan’ın sağlamış olduğu askeri galibiyet ve Bakü-Moskova-Erivan hattında sağlanan ateşkes anlaşması son derece önemli. Varılan anlaşma neticesinde Ermenistan’ın boşaltıp Azerbaycan’ın devralacağı bölgelere bakıldığında, Türkiye coğrafi açıdan Azerbaycan ile doğrudan komşu olacak. Bölgede harita yeniden şekillendi.

Yeni harita ve coğrafi dağılım da Türkiye’ye ve AB’ye birçok yeni fırsatlar sunuyor. Malum, yeni nesil koronavirüs salgınının ortaya çıkmasıyla birlikte sanayileşmiş ülkelerin tedarik zincirini Çin’den Batı Avrupa ile Amerika kıtasına taşıma kararları Türkiye için fırsat oluşturmuştu. Türk iş dünyası bu fırsat penceresini değerlendirme çabasına girerken, Dağlık Karabağ konusunda bölgedeki haritanın yeniden çizilmesi, Türkiye’nin dış politikasında Türki Cumhuriyetlere açılımını arttırma imkanı verirken, tedarik zinciri halkasına da bir yenisini ekleyebilir. Sağlanan ateşkes antlaşmasından yola çıkarak Türkiye’nin bölgede Azerbaycan, Türki Cumhuriyetler ve bölgedeki dost ülkelerle olan işbirliğini oluşturabilecek koridorları göz önünde bulundurabiliriz.

Rusya Kafkaslarda tek başına liderliğe soyunamayacağını ve gücü paylaşması gerektiğini anladı. Suriye’de ve Libya’da da olduğu üzere. Zamanın Azerbaycan lehine işlediğini farkeden Moskova yönetimi bir an önce ateşkes anlaşmasının imzalanması için Erivan yönetimini ikna etti. Avrupa basınında yer alan eleştirilerin aksine Türkiye, Suriye’de Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasının 51’inci maddesi uyarınca Libya’da BM tarafından tanınan meşru yönetimi destekleyerek,  Azerbaycan’da da sadece dost ve kardeş bir ülkeyi değil, aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi’nin 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararlarına istinaden siyasi ve diplomatik destekte bulundu. Azerbaycan Türkiye’den herhangi askeri bir destek talebinde bulunmadı.

Öte yandan Ursula Von der Leyen Avrupa Komisyonu başkanlığına geldiği 1 Aralık 2019 tarihinde “Jeopolitik Komisyon” mottosuyla göreve başlamıştı. Jeopolitik mi dediniz? AB Türkiye’yi dışlayarak, ötekileştirerek, ite kaka bölgede bir yere varamayacaktır.  AB üyeleri arasında yer alan bir avuç ülkenin Türkiye’ye yönelik olarak uyguladıkları çarpıtma ve AB kurumlarına uyguladıları baskı sonucu bölgedeki gerçeği görmüyor, göremiyor, kabullenemiyor. Bu kafa ve bu yaklaşımla devam ederse, Avrupa Komisyonu dış politikada Hasbi Tembel Er’e bile konu olmayacak kadar vizyonsuz bir kurum haline gelecek. Uluslararası ilişkilerde sürekli olarak kaale alınmama kaygısıyla hareket eden AB’nin Suriye, Libya, Yemen, Dağlık Karabağ veya Afganistan gibi  ölüm kalım meselesi olan konularda esamesi hiç okunmuyor.

Süper prodüksiyonlar, sinemalar ve tatlı evin salonu

Kovid-19 sinema endüstrisindeki değişim süreçlerini sanki hızlandırdı. İnternet sayesinde evimize gelen abonelik tabanlı reklamsız dizi ve film yayın hizmetleri film endüstrisini tamamen değiştirdi. Filmlerin dağıtımı için ilk referans sinema salonlarıydı. Seyircilerin sinemalarda filmlere göstermiş oldukları ilgiye göre filmin televizyondaki fiyatı, değeri ve isim hakları ile yan ürün değerleri de belirleniyordu. Ardından da televizyona düşen filmin DVD ve türevi yöntemlerle izleme imkanı sağlanıyordu. Netflix, Amazon Prime, Hulu gibi platformların çıkmasıyla birlikte bu platformlar için yayınlanan çekimlerin dışındaki büyük prodüksiyon şirketleri hala sinema salonlarını esas alarak ilk vizyonu beyaz perdeye yansıtmayı tercih ediyorlardı. Ancak bu koreografide önemli bir değişiklik yaşanıyor.

Disney başta olmak üzere birçok süper prodüksiyon şirketi film ve çizgi filmlerini artık beyaz perdede değil, ilk vizyonu evinizdeki televiyonda görmenize imkan tanıyor. Kovid-19 sinema salonlarını çok kötü yönde etkiledi. Hollywood’un önde gelen prodüksiyon şirketleri de filmlerini hemen online lansman ile izleyicileriyle buluşturma telaşına girdi. Sinema salonlarını sonu henüz gelmedi. Ancak hizmetlerinde kuşkusuz bir dönüşüm yaşanacak. Fiyat açısından tüketici kazanır mı onu zaman gösterecek, ancak insanın evinin konforunda filmleri çıkar çıkmaz izleme imkanına sahip olması ciddi bir ilerleme.

 

İşçinin şaşırtan duba toplama tekniği kameradaBilecik’in Bozüyük ilçesinde karayollarında çalışan müteahhit firma ekiplerinin yol çizgi çalışmalarında kullandıkları dubaları toplama şekli amatör kameralara yansıdı. Hem pratik hem de tehlikeli bu çalışmayı gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet