Geri Dön

Kırgızistan’da neler oluyor?

Uzmanlar, Kırgızistan’daki krizin temelinde “yolsuzluk, kutuplaşma ve işsizlik” gibi etkenlerin yattığını belirtirken, Prof. Dr. Kürşad Zorlu, “Türkiye, FETÖ’nün etkisi ve atabileceği adımlar konusunda geçici yönetimle yakın irtibat kurmalı” uyarısında bulunuyor

Kırgızistan’da neler oluyor?
Seyfettin Ersöz

Kırgızistan’da 4 Ekim’de yapılan seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla başlayan karışıklık sürerken, uzmanlar, krizin çıkış sebebi olarak, ülkedeki kutuplaşmayı, ekonomik yetersizliği, yolsuzluğu ve işsizliği işaret ediyor. Uzmanlar, parlamento seçiminde yaşanan usulsüzlükler ve ülkenin Rusya’ya daha da bağımlı hale geleceği söylentilerinin, olayları tırmandırdığı görüşünde. Ülkede seçim sonuçlarını tanımayan 12 siyasi partinin taraftarları, düzenledikleri gösterinin ardından Cumhurbaşkanlığı ve Parlamentoyu işgal etmiş, eski Cumhurbaşkanı Atambayev ve eski milletvekili Sadır Caparov’u cezaevinden çıkarmıştı. Protestolarda bir kişi yaşamını yitirirken, 590’dan fazla kişi yaralanmış, ardından da Başbakan Kubatbek Boronov ve Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov istifa etmişti. Mevcut Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, “Ülke hukuki zemine oturur oturmaz, cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmaya hazırım” diyerek istifa sinyali verirken, başkent Bişkek’te olağanüstü hal ilan etmişti. Seçimlerde meclise giremeyen partiler, yüzde 7 olan seçim barajının düşürülmesini talep ediyor.

‘Kutuplaşmış toplum var’

Bununla birlikte gerginlik henüz bitmedi. Eski milletvekili Caparov’un başbakanlık adaylığının onaylanmasını isteyen taraftarları miting düzenlerken, Bişkek’teki Ala-Too Meydanı’nda ordu ve polis gövde gösterisi yaptı. Kırgızistan parlamentosunun, Caparov’un başbakanlığını ve kabinesini onayladığı bildirildi. Eski Cumhurbaşkanı Atambayev ve taraftarları da, kitlesel gösteriler düzenlemek suçlamasıyla gözaltına alındı.

Bölgeyi yakından izleyen kaynaklara göre, olayların çıkmasında birden fazla sebep var. Kaynaklar, Kırgızistan’da kutuplaşmanın fazla olduğunu ve kuzey-güney, Rus-Özbek yanlıları şeklinde bir ayrışmanın yaşandığını söyledi.

Doğal kaynak yönünden fakir bir ülke olan Kırgızistan’da 5-6 milyonluk nüfusun yarıya yakını genç. Kaynaklar, sosyal medya üzerinden örgütlenen genç nüfusun, yaşlı politikacıları yozlaşmış bulduğunu ve gelecekleri hakkında kendilerinin karar vermeyi istediğini belirtti. Kaynaklar, “Ekonomik yetersizlik, yolsuzluk, işsizlik hep üst üste gelince biriken bir enerji patlaması gördük. Şimdi yeniden bir seçim olacak. Böyle bir karar alınması en azından tansiyonu düşürür az da olsa. Muhtemelen baraj da düşürülür” ifadesini kullandı.

‘Konuşlanma alanı!’

Kırgızistan’da olanları Milliyet’e değerlendiren ve bu ülke üzerindeki uluslararası denkleme değinen Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşad  Zorlu, şunları kaydetti:

“Rusya’da bir milyonun üzerinde Kırgız işçi var. Son yıllardaki dış borcuna bakıldığında, Çin lehine ciddi bir artış söz konusu. Bir yandan Rusya’nın mevcut üssü, bir yandan da 2014’te kapatılan ABD üssünü dikkate alacak olursak, Afganistan’a komşu Kırgızistan, kimi devletler için bir konuşlanma alanı olarak görülüyor. ABD üssü kapansa da çeşitli vakıflar, partiler, medya ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkileri sürüyor. Ve her siyasi kaosta, bahsettiğim bu uluslararası denklemin yansımaları fark ediliyor. Ancak Kırgızistan’daki gelişmeleri o ülkenin kendi koşullarında irdelemek mecburiyetimiz var. Belirsizlik, güvensizlik ve sistemsizlik sarmalında sıkışan bir tür erklerin mücadelesini izliyoruz. Bir zamanlar ‘demokrasi adası’ olarak görülen Kırgızistan, kurumsallaşamayan siyasal, ekonomik ve hukuki sistemiyle gerekli istikrara kavuşamıyor. Sermayenin tabana yayılmayışı, gelir adaletsizliğindeki artış ve bürokratik/siyasal yozlaşma gösteri ya da protesto girişimlerini çok daha öte bir asayişsizliğe sürüklüyor. Tarihten gelen kuzey-güney çekişmesinin feodal güç odaklarını güçlendiriyor olması da bir diğer nokta. Örneğin mevcut Cumhurbaşkanı güney bölgesinin, Oş civarının öne çıkardığı bir siyasetçi. Önceki cumhurbaşkanı Atambayev ise kuzeyden Bişkek’tendi. Bu karşıtlık aslında SSCB döneminde atılan bir temeldi. Hatta güneydeki Kırgız-Özbek gerginliği de böyledir.

Tüm bu iklimin yaşandığı bir evrede parlamento seçiminde yaşanan usulsüzlükler ve ülkenin Rusya’ya daha da bağımlı hale geleceği söylentileriyle olaylar giderek tırmandı. Gelinen aşamada hükümet değişecek, seçimlere kadar geçici bir yönetim oluşacak. Ancak bu süreç sadece parlamento seçimleriyle sınırlı kalmayacaktır. Cumhurbaşkanının da orta vadede görev yapma imkanı hayli sınırlanmıştır. Atambayev’in tekrar göreve gelmesi kolay değil. Halkın bu tepkisine rağmen Atambayev’in ortaya koyduğu siyaset şekli kabul edilebilir sınırların ötesinde algılanıyor. Üstelik sağlık sorunları da var. Daha çok olayların organizasyonunda öne çıkan Japarov’un başbakanlığı güçlü şekilde masadaydı ve bu dün gerçekleşti. Fakat son birkaç gündür özellikle kadın milletvekili ve aktivistler aracılığıyla meydanlardaki taraflardan birisinin değil de, tarafsız ve teknik bir başbakan atanması gerektiği ileri sürülüyor. Bu noktada Erkin Asrandiev’in ismi de ön plandaydı.”

FETÖ’nün parmağı var mı?

“Kırgızistan’da FETÖ örgütlenmesi olduğu biliniyor. Yaşanan olaylarda FETÖ’nün bir etkisi var mıdır?” sorusuna ise Zorlu, şu yanıtı verdi: “FETÖ’nün Atambayev yönetiminde geçmişten gelen birikimleriyle güçlü bir zemin yakaladığı doğru. 2015 yılına gelindiğinde bürokrasinin, siyasetin pek çok yerinde konum almışlardı. Atambayev’in Türkiye karşıtı açıklamalarından da bu anlaşılıyordu. Bu sırada yaşanan değişim ve Ceenbekov döneminde göreli bir iyileşme yaşandığı söylenebilir. Türkiye’nin istediği ölçüde olmasa da bir kısım kadro değişimlerine gidildi. Ancak her kaosta olduğu gibi bu defa da böylesi yapılanmalar için fırsatlar var! İlk hedefleri, oluşacak geçici yönetimle ilişkisel bağlamı kuvvetlendirmek olacaktır. Türkiye bu süreci yakından izlemeli, FETÖ’nün etkisi ve atabileceği adımlar konusunda geçici yönetimle yakın irtibat kurmalı.”

 

 

Aydın'da toplu balık ölümlerine ilişkin incelemeAydın'ın Germencik ilçesinde sulama kanalında meydana gelen toplu balık ölümlerine ilişkin inceleme başlatıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber