Geri Dön

Libya’da Rusya ile ateşkes pazarlığı

Libya’da Rusya ile ateşkes pazarlığı
Deniz Kilislioğlu

Bu hafta gözümüz bir taraftan Kuzey Irak’ta, bir taraftan Libya’daydı. Kuzey Irak’ta PKK’ya dönük harekât başladı. Libya başlığında ise hem Türk heyetinin üst düzey Trablus ziyaretini hem de geçen hafta Rusya ile yapılması planlanan Dışişleri ve Savunma Bakanları toplantısının ertelenme sebeplerini konuştuk. Hafta içinde anlaşıldı ki, Türkiye ve Rusya, Libya’da ateşkesin sağlanması için ilkesel prensiplerde ve ateşkes şartlarında tam anlamıyla uzlaşamadı.

Dörtlü masa neden kurulamadı?

Edinilen bilgilere göre, geçen pazar günü yapılacak Dörtlü Bakanlar Zirvesi öncesinde, cumartesi günü gerçekleşen hazırlık toplantısında Rus tarafı “Acil ateşkes yapılsın” önerisini masaya koydu. Türkiye, “Ulusal Mutabakat Hükümeti adına ateşkes sözü veremeyiz” dedi. Türk yetkililer, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi’nin tek taraflı girişimi sonucu yapılan toplantıyı, sonunda Libya’da ateşkes ve siyasi geçiş süreci haritasını öngören bildiriyi hatırlattı. Türk yetkililer, “Kahire’deki metin tek taraflıydı, eleştirdik; aynı adımı atamayız” dedi. Türkiye ve Rusya arasında ateşkesin şartları konusunda da görüş ayrılıkları sürüyor.

Türkiye’nin ateşkes şartları ne?

“Acil” değil, “sürdürülebilir” ateşkesin sağlanması,

Tarafların kendini güvende hissedeceği bir ateşkes hattının çizilmesi,

O alanların top ve taciz atışı menzili hesap edilerek oluşturulması,

Ateşkes ilanından sonra milislerin silahsızlandırılması,

Bu koşullar sağlandıktan sonra diplomasi masasına oturulması...

Rusya ateşkesin garantisini verebilir mi?

Daha önce hem Berlin hem de Moskova’daki zirvelerde ateşkes kararı çıkmasına rağmen, Moskova yönetiminin desteklediği Halife Hafter, ateşkesi bozan taraf olmuştu. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, ateşkes çabaları için şunları söyledi:

“Hem Rusya hem Türkiye, Libya’da ateşkesin bir an evvel hayata geçirilmesinden yana. İhtilaflı tarafların başındaki insanlar, bazen tutarsız davranışlar sergileyebiliyor. Bu kişiler, ‘Bugün buna varım, yarın yokum’ der; ‘Bugün imzalıyorum, yarın imzalamam’ der. Ama bu, bizim bu kişilerle masaya oturup konuşmayacağımız anlamına gelmez. Tam tersi, oturup konuşmalı, görüşmeler yürütmeliyiz. Ancak bu şekilde bir sonuca varmak mümkün olacak. Hem kendileriyle anlaşmalıyız hem de onlar kendi aralarında anlaşma sağlamalılar.”

 İran-Suriye hattını kesecek operasyon

Geçtiğimiz hafta içinde Pençe-Kartal Operasyonu başladı. Irak’ın kuzeyinde Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Avaşin-Basyan, Gara ve Hakurk’ta PKK hedefleri vuruldu. Ardından Pençe-Kaplan Operasyonu’yla, Türk komandoları kara harekâtına geçti. Türkiye geçmişte de Kuzey Irak’ı vuruyordu ama bu operasyonu anlamlı kılan hedefi. Hedef, Suriye sınırından başlayıp, İran sınırına kadar devam eden PKK koridorunu, tıpkı Suriye’nin kuzeyinde yapıldığı gibi kesintiye uğratmak.

Türk yetkililer, “Elbette nihai ve ideal olan koridoru boşaltmaktır ama bu Irak’ın şartlarında ve coğrafi koşullar düşünüldüğünde kolay değil. Bu yüzden öncelikli hedef, koridora darbeler vurmak ve Irak’ın kuzeyinde İran-Suriye’yi bağlayan hattın kesintisiz çalışmasının önüne geçmek. Bu hedefe dönük, birbirini takip eden günlerde, aynı anda yapılan son yıllardaki en kapsamlı operasyon” dedi.

Kuzey Irak’ta sınıra yakın bölgelerde PKK terör örgütünün sayıca azaldığı ama buna rağmen Sincar’da PKK’nın profil yükselttiği biliniyor. Türk yetkililer, “Operasyonun önemli hedeflerinden biri de PKK’nın giderek Kandil’e benzeyen Sincar’da geliştirdiği yeni yöntemlerin ve düzenin dağıtılması” ifadelerini kullandı.

‘Bağdat adım atmadı’

Kuzey Irak yönetiminin 2017’deki başarısız bağımsızlık referandumu girişiminin ardından Peşmerge’nin bölgeden çekilmesiyle, alanda PKK ve DAEŞ varlık göstermeye başlamıştı. Türk yetkililer, “Operasyonu yapmaya zorunlu kılan sebeplerden biri de, Irak merkezi hükümetinin tutumu. Bağdat, Irak’ın kuzeyinde DAEŞ’e dönük operasyonlar yaparken, PKK’ya dönük adım atmıyor” değerlendirmesini yapıyor.


Libya’da Rusya ile ateşkes pazarlığı



Güneş halkalı tutuldu!

Dünya halkalı güneş tutulması heyecanı yaşıyor. Dünyada 3 yıl, Türkiye’de ise 44 yıl sonra gözlemlenebiliyor. Halkalı güneş tutulması, 21 Haziran saat 07.53-09:19 arasında kayıtlara geçti. 1.5 saatlik gökyüzü olayına dair merak edilenlere bir bakalım:

Halkalı güneş tutulması nedir?

Ay dünyaya daha yakın olduğunda büyük görünüyor ve güneşi örtebiliyor. Ama dünyaya uzak olduğu bir dönemde tutulma gerçekleşirse, ayın gökyüzündeki görünümü, açısal büyüklüğü normalden daha küçük olduğu için güneşin tamamını örtemiyor. Bu yüzden güneş diskinin ay tarafından örtülmeyen kısmı, dünyadan halka şeklinde gözleniyor.

En iyi nereden görüldü?

Orta Afrika, Arabistan’ın güneyi, Güney Doğu Asya ve Pasifik ülkeleri tutulmanın en iyi görülebildiği yerler. 100 km kalınlığındaki bu hattaki bölgelerde ay güneşin yüzde 99’unu örterken, Türkiye için bu oran yüzde 11.

Tutulmaların burçlara etkisi yok!

İstanbul Üniversitesi Genel Astronomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sinan Aliş, “Ay ve güneşin mükemmel hizalanması bir gökyüzü olayı. Astroloji herhangi bir fiziksel gerçekliğe dayanmıyor. Takım yıldızı, burç dediğimiz şeyler sadece bir tasvir, böyle bir gök cismi yok, olmayan şey de bizi etkilemez” dedi.

Gerga Antik Kenti'nde ilk kazma vurulduAydın'ın Çine ilçesindeki 2 bin 600 yıllık tarihi Gerga Antik Kenti'nde protokolünde katılımı ile kazı çalışmalarında ilk kazma vuruldu. Kariada ve Gizemli Köy olarak da bilinen bölgede tapınak, çeşmeler, yıkılmış kayadan yapılmış heykeller ve içinde bulunan yaşam merkezinin gün yüzüne çıkarılması planlanıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber