Geri Dön
Dünya'Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü!

'Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü!

Keder hakkında üretken bir şekilde yazdı, dünyayı sarsan terör saldırıları sonrasında geride kalan yaslı insanlara, sevdiklerini ve yakınlarını kaybedenlere danışmanlık yaptı. Çocuklara özel ilgi gösterdi, onlara ölümü anlattı. İşte "acı, sevgi için ödediğimiz bedeldir" diyen Earl Grollman'ın umut veren hikâyesi...

Derleyen: Nazlı Erdol Akar / Milliyet.com.tr - Boston'lu haham, Manhattan'ın aşağı bölgesine vardığında, toz bulutu henüz ikiz kulelerin üzerinde değildi. Acil duruma müdahale eden ilk kişilerden biri sayılmazdı ama amacı, ikincil öneme sahip de değildi. Dünyayı dehşete düşüren 11 Eylül terör saldırılarının ardından yas tutanlarla ilgilenmeye, onlarla ölümle ilgili konuşmaya, kendini adadığı görevini yerine getirmeye gelmişti.

Devasa enkazın etrafında yürüyen, daha önce tanımadığı şoka girmiş yabancılara doğru yaklaştı, kendini tanıtarak "Ben Earl Grollman" dedi ve ekledi: "Hazır olduğunda, ne zaman isterseniz konuşuruz." Birçoğu, onun davetini minnetle kabul etti.

96 YAŞINA KADAR ONLARCA KİTAP YAZDI

15 Ekim günü, 96 yaşında hayata gözlerini yuman Haham Grollman, keder ve kayıp konusunda onlarca kitap kaleme aldı. Haham Grollman, çocuklara boşanmayla ilgili korkuları ve hissettikleri konusunda rehberlik ettiği televizyon programlarına katıldı. 1995 yılındaki bombalı Oklahoma saldırısı da dahil olmak üzere ulusal trajediler sırasında halka yardımcı oldu, onlara cevaplar sunmaya ve onları rahatlatmaya çalıştı.

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

Haham Grollman, Belmont'taki Beth El Temple Center'a 30 yıldan uzun bir süre başkanlık etti. Kariyerinin tecrübesiz bir haham olarak olarak başladığı ilk günlerinde, 12 yaşındaki oğlu Maine'deki yaz kampında boğularak ölmüş bir cemaat üyesinden telefon aldı. Haham Grollman, o zamana kadar ne bir cenazeevine girmiş ne de bir ceset görmüştü.

Pensilvanya'da yas tutan çocuklara ve ailelerine hizmet veren bir merkez olan Highmark Caring Place'de yaptığı konuşmada şöyle dedi: "Teselli, avuntu ve huzur vermem bekleniyordu. Gerçekten ne yaptığımı bilmiyordum ama benden beklenen buydu."

'YAS TUTAN BİRİNE NE SÖYLEYECEĞİNİ KİMSE BİLMİYOR'

Yıllarca süren teolojik ve hahamlık çalışmasında Rabbi Grollman, ölüler için hangi duaların okunması gerektiğini öğrenmişti, ancak bir kişinin nasıl öldüğü hakkında çok az şey öğrenmişti. Bu bilgi eksikliği konusunda yalnız olmadığını fark etti. Doktorların, kalbin veya akciğerlerin işleyişini bilebileceklerini ancak yaşamın sona ermesinin ne anlama geldiği hakkında çok az şey bildiklerini keşfetti. En iyi niyetli insanlar bile, yas tutan birine ne söyleyeceğini bilemeden, çoğu zaman basmakalıp sözlere başvuruyordu.

Grollman, Boston Globe'a yaptığı açıklamada, "Klişelere başvuruyoruz" dedi ve şunları söyledi: "Bazı din adamları, 'Bu Tanrı'nın isteği; Tanrı, cennette bir melek daha istedi' der. Tanrı, cennete başka bir melek daha istedi diye mi bir kişi, sarhoş bir sürücü tarafından öldürüldü? Bütün bu basit ifadeler bizi acı çeken insanlardan uzaklaştırıyor."

ÇOCUKLARLA ÖLÜMÜ KONUŞTU

1977 tarihli "Living When a Loved One Has Died" / "Sevdiğiniz Biri Ölünce Yaşamak" adlı kitabında olduğu gibi, Haham Grollman kederi saran örtüyü kaldırmaya çalıştı. Özellikle, yetişkinlerin üzüntüden korumaya çalıştıkları çocuklara ölüm hakkında dürüstçe konuşmanın önemi üzerinde ısrar etti.

"Ölümün Çocuklara Açıklanması" ve "Ölüm Hakkında Konuşmak: Ebeveyn ve Çocuk Arasında Bir Diyalog" da dahil olmak üzere, gençlerle ölüm konusuna dair çok sayıda kitap yazan veya editörlüğünü üstelenen Haham Grollman, "Çocuklar da insandır" dedi: "Onlar, kendilerine göre yas tutması gereken küçük insanlar."

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

Haham Grollman, "Peri masalları ve yarı gerçekler" olarak tanımladığı şeylerle uğraşmak yerine, yetişkinleri doğrudan ölümü ele almaya teşvik etti. Cennet kavramının rahatlatıcı olabileceği kadar kafa karıştırıcı da olabileceğini hatırlatan Grollman, sevilen birinin cennete gittiği söylendiğinde, bulutlardaki kişiyi bulmayı umarak bir uçak penceresinden bakan çocuklarla tanıştığını söyledi.

'YETİŞKİNLER ÇOCUKLARIN ÖNÜNDE AĞLAMALI'

"Yetişkinler çocukların önünde ağlamaktan korkmamalı" diyen Grollman sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü çocuklar, sadece yetişkinlerin duygularını gösterdiğini görerek kendi duygularını paylaşmayı öğrenebilir."

Haham Grollman, çok küçük çocukların bile cenazelere katılmalarına izin verilmesini savundu. Böylece uygun hazırlıkla, onlar da ölüme anlam katmaya yardımcı olan ritüellere katılabileceklerdi.

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

Verilecek bir mesajı varsa, o da kederin "bir hastalık olmadığı"ydı. "Bırakmak istememizin sebebi sevgidir" dedi ve ekledi: "Çünkü hayatımızdan birini kaybettik."

Haham Grollman, 14 yaşındaki bir öğrencinin 1997 yılında üç sınıf arkadaşını vurarak öldürdüğü ve diğer öğrencilerin intihar ederek yaşamına son verdiği Paducah kentindeki liseye davet edildi. 19 Nisan 1995'te Alfred P. Murrah Federal Binası'nda 19'u çocuk 168 kişiyi öldüren bombalı saldırıyla, ABD tarihindeki en ölümcül iç terör eyleminin yaşandığı Oklahoma'ya defalarca gitti.

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

İşi gereği, omuzlarında hayli ağır bir yük taşıyordu. Vancouver Sun'a yaptığı açıklamada, Oklahoma'dan döndükten sonra, çürüyen bedenlerin kokusundan bir türlü kurtulamadığını anlatmıştı. Ancak yine de ölümle yüzleşerek diğerlerine de yüzleşebileceklerini göstermeye devam etti.

ÖLÜM DOLAPTAN ÇIKTI

Haham Grollman, verdiği röportajda, "İnsanlara şu anda hepimiz için en önemli kısmın, deneyimlediğimiz tüm tepkileri ve duyguları hissetmekte özgür olmak olduğunu söylüyorum" demişti. Gerçekten de, birçok insan için son derece zor olan ölüm ve keder hakkında açıkça konuşmanın savunucusuydu.

1994'te The New York Times'a "Ölüm dolaptan çıktı" dedi ve ekledi: "Yıllarca insanlar bunun hakkında konuşmazlarsa ölümün gideceğini düşündüler. Daha sonra insanlar ilk kez ölümün önde gelen nedeninin yaşam olduğunu kabul etmeye istekli davranmaya başladı ve bunun hakkında konuşmak istediler. Acı, sevgi için ödediğimiz bedeldir."

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

Earl Alan Grollman, 3 Temmuz 1925'te Baltimore'da dünyaya geldi. Babası şehrin limanında çalıştı, kartpostal ve kitap sattı. Annesi ise İbranice öğretmeniydi. Ailesini “ölüm kelimesinin hiç konuşulmadığı” bir yer olarak tanımladı. 14 yaşına geldiğinde bile büyükannesinin cenazesine katılmasına izin verilmediğini asla unutmadı.

70 YILDAN UZUN SÜRE EVLİ KALDI

Haham Grollman 1947'de Cincinnati Üniversitesi'nden mezun oldu. İbrani Birliği Koleji'nde okudu ve 1950'de haham olarak atandı. İlk yazıları arasında 1965 yılında kaleme aldığı "Sigmund Freud'un Dünyasında Yahudilik" yer aldı.

Haham Grollman, 1949'da Netta Levinson ile evlendi ve 70 yıldan uzun süre evli kaldı. 2008'de ölen kardeşi Jerome da bir hahamdı.

Ölümü takıntı yapmak felç edebilir’ dedi, gizemini çözemeden öldü

Grollman, yas tutanlara her daim destek olabilmek için numarasını telefon rehberinde kayıtlı tutuyordu. Böylece ona danışmak isteyen herkes, kolayca ulaşabilecekti. Öncelikli olarak geride bırakacağı yas tutanlarla ilgileniyor gibi görünse de, bazen kendi ölümünü düşünmeyi de kabul etti.

Kızının aktardığına göre, Haham Grollman kalp yetmezliği yaşadı ve Belmont'taki evinde öldü.

'BUGÜNÜ ANLAMLI ŞEKİLDE YAŞAYIN'

1997'de Globe'a yaptığı açıklamada, kendi ölümüne atıfta bulunarak “Bunu hiç tartışmadım” diyen Groll, "Umarım bu, ailemin dehşete düşmeyeceği ve akıllarına tekrar tekrar gelmeyeceği şekilde olur. Huzurlu bir ölüm olmasını istiyorum. Felç olabileceğimden ve şu an yaptıklarımı yapamayacağımdan endişe ediyorum. Acı çeken insanların hayatımı önemli olan şeye odaklamama yardım ettiğini hissediyorum. Sanırım bana ihtiyaç var" diye konuştu.

Haham Grollman, yazmaya ve danışmanlık yapmaya odaklanmak için emekli olsa da, 90'lı yaşlarında da düzenli olarak cemaate hitap etti. 1994'te The Times'a verdiği röportajda, "Ölümü takıntı yapmak insanı felç edebilir, diğer yandan onu görmezden gelmek de fırsatları çarçur edebilir" dedi.

Grollman, "Ölümle ilgili önemli olan şey yaşamın önemidir. Şimdi yapmanız gerekeni yapın. Ve bugünü anlamlı bir şekilde yaşayın" diyordu.