Geri Dön
DünyaPiramidin sırrını 'uzaydan gelen parçacıklar' çözecek!

Piramidin sırrını 'uzaydan gelen parçacıklar' çözecek!

Arkeologlar Keops Piramidi'nin gizemini ortaya çıkarmak için çalışıyor. Uzmanlar piramidin saklı kalmış kısımlarını 'uzaydan gelen parçacıklar'la çözmeye çalışacak. Bu büyük projenin fikri bile şimdiden büyük ilgi gördü.

Derleyen: Betül Yasemin Keskin / Milliyet.com.tr - Büyük Keops Piramidi, insanların şimdiye kadar inşa ettiği en ihtişamlı yapılardan biri. Bilim insanlarından oluşan bir ekip, Giza'daki Büyük Keops Piramidi'ni kozmik ışınlarla taramak için yüksek enerji fiziğindeki gelişmeleri kullanma kararı aldı. Böylelikle piramidin içini daha derinden görmek ve iç yapısının haritasını çıkarmak mümkün olacak. Bu görevin kod adı ise 'Büyük Piramidi Keşfet' olarak belirlendi.

Piramidin sırrını uzaydan gelen parçacıklar çözecek

Keops Piramidi aslında Keops olarak da bilinen Pharoah Khufu'nun mezarı. Piramidin inşa sürecinin yaklaşık 27 yıl sürdüğü ve inşasında yaklaşık 6 milyon ton ağırlığında, 2.3 milyon adet blok taş, kireçtaşı ve granit kullanıldığı biliniyor. 3 bin 800 yıldır insan eliyle yapılan en görkemli yapı olan Keops Piramidi'nin içinde hâlâ keşfedilmemiş birçok bölge bulunuyor.

DAHA DERİNLERDE FARKLI ŞEYLER OLABİLİR

Arkeologlar Keops Piramidi'nin piramidin iç yapısının haritasını çıkartalı yıllar oldu. Ancak piramit ve altındaki toprak, farklı odalar ve geçitler içerdiğinden daha derinlerde farklı şeyler olabileceği belirtiliyor. Son zamanlarda arkeologlardan oluşan ekipler piramitlerin içini daha titiz bir şekilde araştırmak için bazı yüksek teknolojili yöntemler kullandı ve kullanmaya da devam ediyor. 1960'ların sonlarında Amerikalı Fizikçi Luis Alvarez ve ekibi piramidin içini taramak için bir tür tomografi sistemini kullanmıştı. 1969 yılında da Alvarez, piramidin yüzde 19'unu incelediklerini ve yeni oda bulamadıklarını kaydetmişti.

Piramidin sırrını uzaydan gelen parçacıklar çözecek

Tarihler 2017'yi gösterdiğinde ise ScanPyramids ekibi, büyük piramidi incelemek için bazı teknikler kullanmaya karar verdi. Kendilerinden önceki Alvarez ve ekibi gibi onlar da kızılötesi termografi ve diğer araçlarla birlikte müon tomografisi kullandı. ScanPyramids ekibinin en önemli keşfi ise piramidin içinde devasa bir boş alan olan 'Big Void' yani 'Büyük Boşluk' oldu. Hatta o yıllarda keşif 'Nature' dergisinde yayınlandı ve o yılın en önemli bilimsel keşiflerinden biri olarak kabul edildi.

UZAYDAN GELEN PARÇACIKLAR KULLANILACAK

Keops Piramidi'nde kullanılmak istenen müonlar, elektronlara benzer ancak daha kütleli temel parçacıklardan oluşuyor. Tomografide kullanılan müonlar yapılara derinlemesine nüfuz ettikleri için yapabilecekleri X ışınlarından daha derin. Müonların en büyük özelliği ise uzaydan gelen parçacıklardan oluşuyor olmaları.

Piramidin sırrını uzaydan gelen parçacıklar çözecek

 

Büyük Piramidi Keşfet (EGP) görevinde de görüntüleme için bir müon tomografisi kullanılıyor. Kendilerinden önceki ScanPyramids ekibi gibi EGP de yapının içini görüntülemek için müon tomografisini kullanacak. Ancak ekip, müon teleskop sistemlerinin önceki müon görüntülemeden 100 kat daha güçlü olacağını söylüyor. Ekibin yetkilileri, “Büyük Piramit'te yakın zamanda kullanılan ekipmanın 100 katından daha fazla hassasiyete sahip bir teleskop sistemini sahaya çıkarmayı planlıyoruz. Müonları neredeyse tüm açılardan görüntüleyecek ve ilk kez gerçek bir tomografik görüntü üretecek, böylesine büyük bir yapı” şeklinde açıklama yaptı.

EGP, Büyük Piramid'in dışında farklı konumlara hareket ettirilen çok büyük teleskop sensörleri kullanacak. EGP Giza Pirami'dinin daha derin keşfi için teleskop prototipleri inşa ediyor ve hangi veri işleme tekniklerini kullanacaklarını belirliyor. Büyük Piramidi Keşfetme Misyonu'nun, büyük yapıları kozmik ışınlı müonlarla görüntülemeye farklı bir yaklaşım getireceği kesin. Yapının dışına yerleştirilen çok büyük müon teleskopları Giza platosundaki Büyük Keops Piramidi'ne dair çok daha yüksek çözünürlüklü görüntüler üretebilir.

ScanPyramids, 2017'de Big Void'i keşfettiğinde o yıllar için bu büyük bir haberdi. Bazı tartışmalara da neden olsa da Mısır bilimcilerin çoğu, bulunan bu keşfi ve bilimsel doğasını kabul etti. Öte yandan fizikçiler de bu keşfi destekledi. Hatta fizikçi Lee Thompson, Science'a verdiği bir röportajda, "Bilim insanları, üç bağımsız deneyde üç farklı müon detektörü kullanarak boşluğu gördüler, bu da bulgularını çok sağlam kılıyor" dedi.

Bilim insanları, insanlığın en eski arkeolojik hazinelerinden birini araştırmak için modern yüksek enerjili fiziği kullandıklarında ortaya ne çıkaracak bilinmez. Ancak Büyük Keops Piramidi'nin üzerindeki sır perdesini kaldırmak için uzaydan gelen gizemli parçacıkları kullanmak sıradışı olacak.

Piramidin sırrını uzaydan gelen parçacıklar çözecek

GİZEMLİ TAPINAĞIN SIRRI GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Öte yandan İran'da gizemli tapınağın sırları gün yüzüne çıktı. İran'ın güneybatısında antik bir medeniyet olan Elamlar tarafından inşa edilen Çoğa Zenbil Tapınağı İran'daki Elam mimarisinin hayatta kalan en iyi örneği olarak kabul ediliyor.

KENDİ DAĞLARINI İNŞA ETTİLER

Çoğa Zenbil Tapınağı'nın sırrı eski İran konusunda uzmanlaşmış Fransız arkeolog Roman Ghirshman tarafından 1951 ve 1961 yılları arasında tam 6 sezon kazılarak gün yüzüne çıkarıldı. Elamlar dağlara ve onların gücüne inanan bir topluluktu. Dağların maneviyatına inanan Elamlar, bulundukları yerde dağ olmadığından 3 bin yıl önce kendi dağlarını kendileri inşa ettiler.

Zamanla rüzgar ve güneşten dolayı tapınak ve içindekiler zarar görmüş olsa da arkeologlar tapınağın içinde bir zamanlar Elam tanrılarına adanmış güzel nesneler ve heykellerin olduğunu düşündü. Bu tez arkeologları ilginç sonuçlara götürdü. Özellikle tapınağın içinde bulunan Boğa figürleri dikkat çekti. Boğa figürü Elam kültürünün merkezindeydi.

Araştırmacılar tarafından bulunan bir başka gizem de bir 'ayak izi' oldu. 3 bin yıldan daha eski olduğu düşünülen bu ayak izinin Kral Shilhak - Inshushinak'ın kızı Bar-Uli'ye ait olabileceği düşünülüyor. Buraya babasıyla birlikte rahipler tarafından Elam Tanrılarını memnun etmek için taşınan kanlı kurbanlara tapınmak için gelmiş olabileceği de ihtimaller dahilinde.