Geri Dön
EgeAntik çağlar evlere taşınıyor

Antik çağlar evlere taşınıyor

Birgi’de yaşayan biri inşaat mühendisi diğeri de iç mimar iki ortağın kurduğu Agacizm/Zeytinbirgi, asırlık zeytin ağaçlarını ölümsüzleştiriyor

Antik çağlar evlere taşınıyor

Agacizm/Zeytinbirgi ortaklarından iç mimar Cihan Sevin, yola çıkış hikayelerini anlattı, “Hobi, işe dönüştü. Şu anda ahşap imalat tasarım, proje tadilat dekorasyon hizmeti veriyoruz aynı zamanda espresso kahve ve ahşap konseptli bir kafe de içinde bulunuyor” dedi. Ağacı kesmeden üretime hazır hale getirdiklerini dile getiren Sevin, “Ürünlerimizin her biri eşsiz” diye konuştu.

- Agacizm/Zeytinbirgi hangi fikirden yola çıktı? Kaç yılında kaç kişi tarafından kuruldu?

Asıl işi proje, inşaat, tadilat olan bir inşaat mühendisi tarafından 2014 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesinin tarihi Birgi köyünde temeli atıldı. Bu temelin üstüne, lisans eğitimi o tarihlerde henüz bitmemiş olan iç mimar ortağının dahil olmasıyla daha ayakları yere basan bir ‘hobi’ olarak devam etti. Gelen olumlu geri dönüşler ve büyük talepler doğrultusunda bir ‘iş’e dönüşmesi çok zaman almadı. Bugün bünyesinde 5 mühendis, 3 mimar, 5 ahşap ustası, 1 cnc operatörü, 1 şoför, 1 barista, 2 garson olarak ahşap imalat tasarım&proje tadilat dekorasyon olarak hizmetlerine devam eden bir işletmenin yanında espresso kahve ve ahşap konseptli bir kafenin de içinde bulunduğu şirket.

- Ağaçları kesiyor musunuz, nasıl temin ediyorsunuz? Üretime hazır hale gelmesi için ne gibi süreçlerden geçiyor?

Yaşadığımız bölgede çok fazla zeytin ağacı var, ancak ‘kuru/ölü’ ağaç bulmak oldukça zor. Hiçbir zaman yaşayan bir ağacı bu iş için kesmedik aksine binlerce zeytin ağacı diktik. Birkaç şekilde alıyoruz.
Ağaç sahiplerinin ağaçları tazelemek amacıyla budadığı bir dönem var. Bu budanan ağaçları sobalarda yanması yerine biz satın alıyoruz.
Büyük fidan şirketlerinin satmak için vitrinlerinde bulunan ve tutunamayıp kuruyan asırlık zeytin ağaçlarını yine odun olmaktan kurtarıp biz satın alıyoruz.
Yol, köprü, baraj inşaatı gibi projelerde ne yazık ki sökülen ağaçları yine odun olmaktan kurtarıp biz satın alıyoruz.
Yani zeytin ağacı; bir ceviz, bir meşe, bir çam gibi ticari bir değeri olan endüstriyel bir ağaç olmadığı için gidip belli bir yerden para ile satın alınamıyor. Ciddi şekilde aranıp, bulunması gerekiyor. Yerlerinde gidip bakılması gerekiyor. İşin en zor kısmının başında geliyor.
Ağaçları satın aldıktan sonra, yerinde küçük doğrama işlemleri başlıyor ki kepçe kaldırabilsin ve sonra traktöre, kamyona sığabilsin. Her ağaç için farklı işlemler tabii ki.
Kerestecide her ağacın içinin doluluk ve boşluk oranına göre farklı kalınlıklarda kesilmesi için numaralandırıyoruz. Çünkü zeytin ağacı genel de içini boşaltır kavuk olur. Firesi çok fazladır. En verimli kullanmak amacıyla hepsi ayrı boyutlarda kesilir. Standardı yoktur.
Kereste haline gelen ağaçları uygun şartlarda ayarladığımız depomuzda tek tek tüm parçaları çıtalayıp, paletleyip, dizip yine uygun şartlarda minimum 12 ay bekleyecek şekilde istifliyoruz ki ağaç ürün haline geldiğinde çatlama/patlama olasılığını en aza indirebilelim.
Belli aralıklarla mevsim geçişlerine de bağlı olarak, ağaçların yerlerini değiştirip, istif pozisyonlarını da tüm ağaçların aynı oranda kurumasını sağlamak için değiştiriyoruz tek tek.
Kuruma süreleri bittiğinde, işlediğimiz atölyemize getirmek için tekrar kamyonlara sarılan paletlerimizi işlemeden 1 ay önce atölyemizin deposuna getirip burada beklettikten sonra işliyoruz. Bunun sebebi de 2 farklı mekan arasındaki havadaki nem oranı değiştiği için ağacın gösterecek olduğu reaksiyona karşı hareket edebilmemiz. 2 depo arasındaki yolculukta bile çatlayan ağaçlar oluyor. En azından bizim elimizde çatlasın ki müşteride çatlamasın diyerek bu işlemi yapıyoruz. Yani zeytin ağacını ne kadar uygun şartlarda da bekletirsen beklet şahsına münhasır bir ağaç olduğu için kendi bildiğini yapıyor.
Kerestelerimizin hiçbiri standart parçalar olmadığı için hepsi tek tek elde uygun görülen ürüne göre tarafımdan çizilip, atölyemize giriyor. Ustamız çizdiğimiz yerlerden kesip 4-5 günde küçük parçalar halinde bekletiyor ki son haline ulaşmadan çıkacak bir problem varsa ürün bizdeyken çıkmasın.

Antik çağlar evlere taşınıyor
‘Ağaç kesmiyoruz’

- Zeytin ağacı tarihsel, mitoloji ve dinsel olarak önemli bir ağaç. Peki, ağaçla ilgili bizimle paylaşabileceğiniz hikayeler var mıdır?

Yaşadığımız bölge hakkında bilgi vermek gerekirse; tarihi Birgi kenti, antik çağlardan beri, birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Birgi sırasıyla; milattan önce 750-680 yılları arasında Frig Uygarlığı, milattan önce 680-546 yılları arasında Lydia Uygarlığı, Pers Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında bulundu. Bu medeniyetlerden kalan zeytin ağaçlarını 2021 yılına kadar getirip, yaşam alanlarına sokmak bizim için çok tatmin edici ve enerji veren bir durum. Düşünsenize eviniz de yüzlerce yıllık tarih görmüş bir zeytin parçası var sobalarda yanmamış evinizde karşınız da duruyor.

- Siz bir katalog/sunum hazırlıyor olsaydınız hangi konularda ağırlık verirdiniz? Kafanızda ilk aşamada nasıl bir plan oluşurdu?

Bu bizim kafamızda ve planlarımızda hep var ama hep dediğim gibi ürün fazlalığı tüm ürünlerin tek olması, buna bir türlü gereken zamanı ayıramamamız, ayırdığımızda gelen beklenmeyen ürün talepleri yoğunluğu planımızı bir türlü hayata geçiremememize neden oldu. Tüm ürünlerin tek olması ve ham madde temininin çok zor olması bu ürünü en özel ve unique yapan özelliği. Bunu ön plana insanları sıkmadan nasıl çıkarabiliriz nasıl bir katalog oluştururuz inanın zaman harcamak gerekiyor. Tüm bu anlattıklarımın daha fazlası da var inanın. Tabii bu uğraşları makinelerle değil insanlarla yapıyoruz. Her kişinin ayrı derdi var ve hiç bitmiyor, bunlar yazılı olmayan zorluklar. Her sektörde bu var ancak biz genelde köylü ve sanayi insanı ile muhatabız. Bu da diyalog ve anlaşma problemlerini ortaya çıkarıyor, uzun vadede çok yoruyor ve zaman alıyor.

Dürüst ticaret

- Sizin atölyenizde bir ürünün tamamlanması için ortalama kaç gün harcanılıyor?

Ürünlerimizin içerisinde 4-5 günde çıkan da var, 10 günde çıkan da. Atölyemizde son aşama olan elde zımpara işlemleri, biten ve hazır olan ürünlerimizin gıda ile temas edecek olanları, zeytin yağında bekletilmek için yağdanlıklarımızda 3-4 gün geçiriyor. Masa sehpa çerçeve gibi ürünlerimiz ise mat şeffaf koruyucu cilası için 2-3 gün geçiriyor.

- Agacizmi diğerlerinden ayıran noktalar nelerdir?

Gerçekten severek yapmamız, bizzat deneyerek öğrenmemiz. Ürünlerimizin arkasında durmamız ve dürüst ticaret anlayışımız. Sabrımız ve ham madde stokumuz.

- Kullanılan zeytin ağaçlarında öne çıkarabileceğimiz noktalar nelerdir?

Zeytin ağaçlarını diğerlerinden ayıran özellik tüm parçalarının bariz biçimde eşsiz desenlere sahip olması. Düzenli bir formu olmayışı tüm parçaları eşsiz yapıyor. Bu da işin en güzel ve en zor yanı. Müşterilerimizin de en sevdiği yanı bu. Gerçekten ağaca benzeyen bir ağaç.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler