Geri Dön
EgeEgzotik ve zamansız tasarımlar Begart!

Egzotik ve zamansız tasarımlar Begart!

Milano’da aldığı eğitimin ardından İstanbul’da açtığı atölyesiyle moda dünyasına adımını atan Begüm Akdoğanlar Akbay, el yapımı lüks çanta tasarımlarıyla ses getiren başarılara imza atıyor

Egzotik ve zamansız  tasarımlar Begart!

Milano’daki Istituto Europeo di Design’ın Moda, Tekstil ve Tasarım Bölümü’nden birincilikle mezun olduktan hemen sonra İstanbul’a dönen Begüm Akdoğanlar Akbay, 2012’de egzotik lüks derilerle hazırlanmış, el yapımı çanta ve aksesuarlar üzerine kurduğu Begart markasıyla bugün dünya çapında adından söz ettiriyor.
Geleneksel el işlerinden olan Goblen, Kanaviçe, Marquetry tekniklerini, deri ile harmanlayarak koleksiyonlarını oluşturmaya başlayan Akbay, Türkiye’yi, lüks çanta kategorisinde davet alarak Paris Premiere Classe/Jardin de Tuileries’de temsil eden ilk ve tek marka unvanına sahip. Altı yıl bu unvan ile toplamda 12 fuar katılımı gerçekleştirerek dış pazar satışını arttırmış olan marka 2015 yılında ilk mağazasını Nişantaşı’nda açtı, ardından da zincire sırasıyla Bebek ve Galata mağazalarını ekledi.
Begart, bugün ülkemiz dışında; Abu Dhabi, Bağdat, Cenevre, Doha, Dubai, Erbil, Ginza, Jeddah, Karachi, Kuveyt, Londra, Miami, Milano, New York, Osaka, Paris, Riyadh, Seul, Tokyo, Toronto ve Umman’da koleksiyonlarıyla konsept ve departman mağazalarda da yer alıyor.

- Milano’daki Istituto Europeo di Design’ı birincilikle bitirdiniz. Ardından Türkiye’ye dönerek tasarımcı kimliğinizle sektörde yer aldınız. Bu süreçten biraz bahseder misiniz?

Çok sevdiğim bir şehir olan Milano’da master eğitimimi moda ve tasarım alanında birincilikle tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek çalışmaya başladım. Altı sene boyunca öncü tasarım markalarında çalıştıktan sonra 2011 sonunda Begart’ı kurmaya karar verdim ve kendi yolumu çizdim.

- Avrupa’da, modanın başkentinde moda okuyan birinin ülkemize dönme kararına idealist bir karar diyebiliriz. Siz ülkeye dönme kararını kendi markanızı kurma hayaliyle mi verdiniz?

Okulu bitirdiğim dönemde Avrupa’da ciddi bir ekonomik kriz vardı ve iş bulmak son derece zordu. Bu sebeple Türkiye’ye dönerek deneyim kazanmak istedim. Ama şu bir gerçek ki her tasarımcı gibi ben de kendi markamı kurma hedefindeydim.

- Hızlı tüketim markalarından oldukça farklı tasarımlarınız var. Sokakta birinde ürünü gördüğünüzde bu ürünün Begart imzası taşıdığını anlayabilirsiniz. Tasarım süreçlerinizden bahseder misiniz?

Begart’ı kurarken tek istediğim, yıllar geçse bile bizden alınan bir çantanın zamansız bir şekilde kullanılabilmesiydi. Bu sebeple birçok çantamız sadece elde yapılıyor. Özellikle ulaşılabilir lüks tasarım prensibiyle ilerliyoruz. Tamamen natürel ve egzotik deri kullanıyoruz. Suni hiçbir malzeme üretim bandımızda yer almıyor. Doğaya ve insana son derece zararlı olan yapay malzeme bizim felsefemizde mevcut değil. El sanatlarıyla, işlemelerle, geleneksel yöntemlerle sınırlı sayıda üretim yapıyoruz. Bu sebeple imzamızı rahatlıkla tanıyabilirsiniz.

- Türkiye’yi, lüks çanta kategorisinde davet alarak Paris Premiere Classe/Jardin de Tuileries’de temsil eden ilk ve tek marka oldunuz. Bu konuda neler söylersiniz?

Bu bizim en büyük gurur kaynaklarımızdan biri diyebilirim. Lüks kategoride Türkiye’yi temsil etmek motivasyon açısından çok kuvvetli bir detay. Bunu ancak bizi, markamızı çok yakından tanıyan bir grup biliyor. Ağırlıklı olarak da yabancı müşterilerimiz bu grupta yer alıyor. Türkiye’de maalesef tasarım ve tasarımcıya verilen değer çok düşük. Son yıllarda biraz daha arttı diyebilirim. Ülkemizde bu gurura sahip olup, 30 ülkeye toptan satış yapabilen nadir tasarım markalarından biriyiz. Fuarda ise dünyaca ünlü stil ikonu sevgili Iris Apfel’in ziyaret ettiği tek markayız...

Egzotik ve zamansız  tasarımlar Begart
Dizilere sponsor

- Netflix’in en sevilen Türk içeriklerinden Atiye’de Galata mağazanızdan bir kare gördük. Bu planlı bir hareket miydi yoksa spontane mi gelişti?

Aslında çok fazla dizide sponsor olarak yer alıyoruz. Bu sezonun en sevilenleri arasında Yasak Elma ve Mucize Doktor vardı. Sürpriz birçok yeni projemiz var ancak anlaşma kuralları sebebiyle isim veremiyoruz. Atiye ise bizim de çok severek takip ettiğimiz bir dizi ancak planlanmış bir kurgu değil, tamamen spontaneydi...

Hedefimiz Bodrum ve Katar’a ulaşmak

- Mağazalarınızdan ve gelecek mağazalaşma planlarınızdan bahseder misiniz? Hedefte yeni bölgeler var mı?

İlk mağazamızı Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’ndeki Milli Reasürans Pasajı’nda açtık. 3 yıl içerisinde pasajda toplamda beş mağazamız oldu. Tüm ofis, showroom, toptan ve parekende burada işliyor. Ardından Bebek ve Galata mağazalarımız geldi. Dördüncü mağazamız bizim için online mağaza. Çünkü bir o kadar emek ve yatırım da oraya gerekiyor. Mağazaların lokasyonlarını müşteri portföyümüzün yoğunluğunu analiz ederek seçiyoruz ve özellikle belli dokulara sahip sokaklarda yer almasına özen gösteriyoruz. Reasürans ödüllü bir pasaj, Bebek mağazamız, parkın tam karşısında Etiler Yokuşu’nun ilk mağazası, Serdar-ı Ekrem Caddesi Galata’nın göz bebeği... Önümüzdeki beş yıl içerisinde hedefimizde Bodrum ve Katar var.

- Satışa sunduğunuz yaz koleksiyonunuzda bizleri neler bekliyor?

Yaz sezonu benim en sevdiğim sezon oluyor çünkü renklerde ve malzemelerde sınırsızca oynayabiliyorum. Özellikle elde saatler süren örgü sepetlerle hazırlanan Wicker model çantalarımız, iğne işlemeleri ile yaptığımız ikonik Heaven ve Bella çantalarımız vazgeçilmezler arasında. Bu sezon itibariyle çantalarımızı kombinleyeceğimiz terliklerimiz ve kimonolarımız da tüm mağazalarımızda yerlerini aldı.