Geri Dön

İnanın güzel günlere

Süper Lig’de Gençlerbirliği engelini 4-0’lık skorla geçen ve teknik direktörlük görevine Ünal Karaman’ı getiren Göztepe’de bahar havası esiyor. Sarı kırmızılıları değerlendiren usta kalemlerimiz, “Göz Göz, üst üste kazandığı zaferlerle üzerindeki ölü toprağını attı. Ünal Hoca yönetiminde zamanla çıkışlarını sürdüreceklerine olan inancımız tam” dedi

İnanın güzel günlere

Bülent Buda: Uzak aradan, savrulmalardan sonra 7 gol, 6 puan iyileştirici ilaç gibi. Her yengi, 3 puan ve değerlidir ama Konya’nın anlamı bir başka. Konya’daki iyi oyun, skor, 3 puan. Bir biçimde Gençler maçının itici gücü, ateşleyicisi oldu ve 4 golün yanı sıra tarihi bir farkı da bir biçimde kaçırdılar. Halil, her maç üstüne koyarak efsaneleşme yolculuğunda gümbür gümbür. Yeni transfer Zulj hayalet adam sanki. 2 maç 3 gol. Berkan, tam bir duran top ustası. Hareketli oyunlarda da akılcılık ile teknik sergiliyor.
Murat Paluli, sıra dışı, enerjik bir karakter sergiliyor. Yıllardır izlediğim Soner, çimlere sağlam basan büyük tekniği, usta sol ayağı ile göz kamaştırıyor. Ndiaye, epey aradan sonra golle buluştu. Ve de Obinna. Orta alanda ışıldıyor, parlıyor.
Şimdi biz bu övgüyü eski mahallemizde yapsaydık, “Yeter abi fazla tıraş cildi bozar” derlerdi. Göztepe’nin gizil gücü, yani potansiyeli bu ligi renklendirecek, domine edecek düzeyde. Yeter ki oyuncular kendilerinin ne denli değerli olduklarının farkında olsunlar.

Fatih Tanfer: Ünal Karaman’a başarılar dilerim. Karakterli ve onurlu bir şahsiyettir. Göztepe, 2 maçta aldığı 6 puanla taraftarını mutlu etti, puan cetvelinde de üst sıralara tırmandı. Gençlerbirliği karşısında alınan galibiyette en önemli etkenlerin başında doğru ve etkili pas ile topa hakim olması geliyordu.
Rakibini agresif bir şekilde ikinci bölgede karşıladı. Yaptığı presle top kullandırtmadı. Orta saha ve savunma mesafelerini iyi korudu. Titi ve Marko geriden iyi oyun kurup rakiplerine pozisyon vermediler. Soner, Zulj ve Obinna orta üçlüsü uyum içinde ve takımın büyük gücü idiler. Zulj, 2 maçta attığı 3 gol ile takıma büyük katkı verdi. Elbette bunun başrol oyuncusu Halil’di. 2 gol ve 1 asist ile maça damgasını vurdu. Umarım Şenol Güneş, bu form grafiği ile Halil’i mart ayında oynanacak müsabakalar için milli takıma davet eder. Göztepe, Ünal Hoca ile beraber izlenmekten keyif alınan bir takım olacaktır.

Teşekkürler Yasin Güleryüz

Mehmet Demirtaş: Konya zaferinde atılan golleri mercek altına aldığımızda taktiksel savaştan sıyrılıp istediğini elde eden ekip Göztepe’ydi. İlk golde Ndiaye’nin birden fazla savunma oyuncusunu ön direğe çekip arka alanı boş bırakması ve sarı kırmızılıların da arka direğe konuşlanması golü getirdi.
Ve yine Zulj’ün ikinci golünde Halil’in takımı taşıdığı pozisyonda Ndiaye savunmanın ayarlarıyla oynadı ve arkada bomboş kalan Zulj fişi çekti. Gençlerbirliği maçına dönecek olursak da, teknik birim değişikliği yaşamasına rağmen mental ve fiziksel açıdan üstte bir Göztepe vardı. Ankara ekibi ise Galatasaray’dan 6, Karagümrük’ten 3 yemenin içsel çöküntüsüyle İzmir’e gelmişti. Ve yine Konya maçında olduğu gibi Ndiaye adam eksiltmek, rakip oyuncuları mıknatıs gibi çekerek takım arkadaşlarına alan açmak konusunda harikaydı.
Berkan’ın düzgün ortasında golü atan Zulj, ne kadar doğru bir transfer olduğunu bir kez daha kanıtladı. Avusturyalı, ayak bastığı günden bu yana takıma farklı bir aroma katmış durumda. Öte yandan bu takımın bir figürü, bir fenomeni olan Halil, muazzam ötesi oynadı. Performansını takdir ettiğimiz Halil’in oyunu bence Zulj’la daha da yukarılara çıkacaktır.
Konya maçında her ne kadar maç iki tarafa gitse de Gençlerbirliği karşısında 90 dakika maçın, oyunun ve skorun tek hakimi vardı, o da Göztepe’ydi. Kolektif bir biçimde iyi oynadılar. Kaleci İrfan’dan başlayan atak, Halil ve Ndiaye ile başlayan savunma kurgusu, kombine bir takımın dizayn edildiğinin bir göstergesiydi. İki haftada 6 puan muazzam.
Burada takımın iki maçta zafere imza atmasında elbette Yasin Güleryüz’ün de etkisi unutulmamalı.
Mümkünse Ünal Hoca’nın ekibine monte edilmeli. Ünal Karaman gerçekten bu ülkenin en büyük değerlerinden bir tanesi. Göztepe ile Ünal Hoca’nın, Ünal Hoca ile Göztepe’nin tırmanışa geçeceğinden kuşkum yok.

‘Çok büyük bir camiaya geldim’

Göztepe ile 2,5 yıllık sözleşme imzalayan Ünal Karaman ilk antrenmanı öncesinde yaptığı açıklamada, çok güçlü bir camiaya geldiğini söyledi. Kendisini bu göreve layık gören herkese teşekkür eden deneyimli çalıştırıcı, “Bugüne kadar görev aldığım camiaların hepsinin ayrı bir değeri var. Ne derece güçlü bir camiaya geldiğimi biliyorum. Göztepe’nin var olan büyüklüğüne katabileceğimiz ne olursa olsun onu samimi derecede katacağımızdan herkes emin olsun” dedi.

HOROZ DİBİ GÖRDÜ

Bülent Buda: Denizli’de kendi alanında, Hatayspor karşısında, kışın soğuğunda, evinde yakacağı olmayan yoksullar gibiydiler. Oyun alanında zorlama bir diziliş ve kulübede oyunun yönünü değiştirecek hamle futbolcusu yok gibi. Yine de tüm yakıcı sorunlara karşın özellikle oyunun ilk yarısında konuk Hatay’ın üstüne üstüne giden, basan, gol arayışlarını sürdüren, iştahlı bir karakter sergilediler. Lopes sağdan bindirdi, Sagal, Sacko, sağlı sollu salladılar ama bir türlü gole ya da gollere ulaşamadılar. Talihsizlik o kadarla da bitmedi. Muhammet’in kendi kalesine attığı golde yaşadığı talihsizlik de tüm olumsuzlukların üstüne tüy dikti. Galatasaray karşısına, daha güçlü bir diziliş ile kulübede bütünüyle yeterli olmasa da hamle yapabilecekleri seçeneklerle başladılar. Lakin üzerlerindeki talihsizlik sürüyordu. Ve dakikalar 15’i gösterirken skor 2 farklı oluverdi. Goller çok erken geldi. 35’te Recep’in farkı 1’e indirecek girişimini 6 ay sonra kalesine geçen Muslera önledi. İkinci yarı alana ilk hamle olarak adım atan Tusha, kaptandan aldığı topu gole dönüştürüverdi ilk dakikalarda. Lakin Muhammet’in talihsizliği bir kez daha tekrarlanınca farkın önüne geçemediler. 2 maç, 8 gol, kayıp 6 puan. Durum kötü görünüyor. Denizli ligin dibine çöktü. Çok zor günlerden geçiyorlar.

Fatih Tanfer: Galatasaray oyuna iyi başladı. 17 dakikada durum 2-0 oldu. Denizlispor adına kötü olan, direncinin ve inancının kaybolmasıydı. 20. dakikadan sonra Denizlispor toparlandı. Daha etkili oynamaya başladı. Recep’in şutunu Muslera kurtardı. 45+1’de hem Denizlispor’un hem Recep’in şanssızlığı sonrası Donk durumu 3-0 yaptı. Denizlispor ikinci yarıda risk aldı. Galatasaray’a önde bastı. Bu oyun anlayışı, defansında geniş alanlar bıraktı ve Galatasaray’ın işini kolaylaştırdı. Ne yazık ki 6 gollü bir hezimet ortaya çıktı. Bir doğruyu kabul etmemiz gerekir. Takımın oyuncu yapısı ve kalitesi bu kadar. Hayale gerek yok. Transfer ayı bitmeden defansa ve orta alana takviyeler şart.

Mehmet Demirtaş: Denizlili futbolcular, sanki bir yandan sahada 11 rakibine karşı savaşım gösterirken, bir yandan da içsel olarak yönetimle oynuyor gibiler. Takımda ekstra bir iştahsızlık, takatsizlik seziliyor. Hatayspor ve Galatasaray maçlarına baktığımız zaman defans sisteminin adeta çöktüğünü söylemek mümkün. Özellikle Galatasaray’a karşı skor olarak teslim olmaları için çok fazla süreye ihtiyaç olmadı. Yani sadece 90 dakikalık bir olay yok. Bunun ardında ivedilikle çözüme kavuşturulması gereken konular mevcut. Ve de bu konular kafalardan silinmedikçe sahada ne bir başarı ne de bir oyun beklenir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber