Geri Dön

Karakter karanlıkta yaptığımızdır

Mesajların çoğunda isyan var, gözyaşı var.Olayda inceleme devam ettikçe başka bazı ayrıntılar çıkıyor. Örneğin son yıllarda artan çocuk pornosuyla ilgili ipuçlarının ortaya çıktığı söyleniyor.Pek adetim değil ama bundan birkaç yıl önce yazdığım bir yazıyı bu Pazar tekrarlamak istiyorum."Karakter karanlıkta yaptığımızdır..." başlığını attığım bu yazı Prof. Dr. Erdal Atabek'in bir yorumundan yola çıkarak yazılmıştı.* * *Marcus Aunelius'un güzel bir sözü vardır."Eğer bir dış etken seni üzerse duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; senin ona verdiğin değerden geliyordur. Onu da her an ortadan kaldırma gücün vardır..."Bazen bir iki satır söz; koca bir hayatı anlatır bizlere... Bu söz de bunlardan biri...Prof. Dr. Erdal Atabek'i dinlerken bir başka dünyaya gidip geldim. Atabek, Anne Baba Okulu kapsamındaki "Gelişen Aile Projesi" için İzmir'e gelmiş ve salonu dolduran anne babalara bilgiler veriyordu. Bir insanın çocuğundan daha değerli neyi olabilir ki?.. Her anne baba çocuğunun iyi yetişmesini, hayırlı bir evlat olmasını ister. Ama çoğu aile için bu yeterli mi? Gözlemlerim bunun yeterli olmadığını söylüyor. Çoğu zaman kendi ideallerimizi çocuklarımızda uygulamak istiyoruz. Çocuklarımızın bizlerden ayrı ve çok farklı bir karaktere sahip olabileceğini unutuyoruz. Başarılı olmak, ünlü olmak mı; karakter mi? Karakter... Karakteri güçlü olan kişiler zaten başarıyı yakalayacaktır.* * *Ben Atabek'in hem yazılarını, hem de kitaplarını çok severim. Bu ünlü bilim adamının son dönemde işlediği konuların başında "karakter" ve "insanı yeniden insan yapmak" başlıkları yer alıyor.Ortak değerler giderek anlamını yitiriyor; ayaklar baş, başlar ayak oluyorsa Atabek'in yeniden gündeme getirdiği bu iki kavram üzerine biraz daha düşünelim diyorum.Dürüstlük, yalan söylememe, başkasının hakkını yememe, kendisine emanet edilen sırları açıklamama, karşısındakinin güç durumundan yararlanmama...Acısı olanın acısını paylaşma, yardımlaşma, dayanışma, sıkıntıların aşılmasında yardımcı olma, kimseye zarar vermeme, zarara uğrayana yardımcı olma...Bunun için kendi olanaklarının azalmasına razı olma, hatta bunu isteme, başkaları için yararlı olma, kendisine emanet edilen insanlara, canlılara, mala ve paraya zarar vermeme...* * *Erdal Atabek'e göre ahlak, sözcük olarak Arapça "hulk" sözcüğünün çoğuludur, "hulk" ise "yaratılıştan gelen huy" anlamına geliyor. "Ahlak" sözcüğü, böylece "yaratılıştan gelen huylar" anlamını taşıyor."Moral" sözcüğü Fransızca bir sözcük olarak İngilizce'ye de girmiştir. Latince mos, moris (çoğulu mores) sözcüğünden gelmektedir ve "doğruyu yanlışı belirleyen adetler" anlamını taşıyor. "Moral" sözcüğü, bizim günlük dilimizde "güvenli olup olmama", "iyimserlik, kötümserlik", "keyfinin yerinde olup olmaması" anlamlarında kullanılıyor."Etik" sözcüğü de Latince "ethicus", eski Yunanca "ethikos" olarak "adetler, alışkanlıklar" anlamında kullanılıyor. "Etik" sözcüğü, günümüzde "meslek ahlakı" olarak özelleşmiş bir alanda kullanılıyor.Böylece, Arapça kökenli "ahlak" ile Latince ve eski Yunanca kökenli "moral" ve "etik" sözcükleri arasında önemli bir fark bulunuyor. "Ahlak" sözcüğü, insanın yaratılışından gelen huylar olarak atalardan gelen huylara dikkat çekerken, "moral" ve "etik" sözcükleri toplumların kabul ettiği adetleri ve alışkanlıkları öne çıkarıyor."Moral" ve "etik" kavramlarının ortak yanı, "toplumların iyi-kötü, doğru-yanlış, uygun-uygunsuz olarak kabul ettiği davranış kuralları" olmasıdır. "Ahlak" kavramı, sonuçta, insanların davranışlarını nitelendiren bir değer yargısı olmaktadır. Ahlak, bu anlamıyla, "toplumların değer yargıları" nı temsil etmektedir.* * *Bunları neden yazıyor ve hatırlatıyorum. Erdal Atabek'in dikkat çektiği "karakter" ve "insanı yeniden insan yapmak" kavramlarının ardında toplumda giderek yaygınlaşan "karakter aşınması" yatıyor. Yazının başına dönelim. Çocuğumuzun gurur duyulacak, çevresine yararlı, topluma faydalı, başarılı, akıllı, çevresine ışık saçan bir insan olmasını istiyorsak...Atabek'in dediği gibi işe önce çocuğumuza sağlam bir karakter vererek başlamalıyız. Karakterli bir çocuk ne sizi ne de kendisini kandırmayacaktır. Mesaj kutum birkaç gündür doluyor. Okurların tepkisi 17 aylık minik bebeğe tecavüz edenlere ve elbette anneye... Karakter karanlıkta ve tek başımıza kaldığımızda yaptığımızdır.Adaletin süratle çalışmasını diliyor ve minik bebeğin en azından bundan sonraki hayatında mutlu olması için dua ediyorum. Son söz... Atatürk'ü niteleyen sıfatlardan O'na en çok yakışanları "Önder" ve "Lider", kanımca. Atatürk'ün liderlik özelliklerini irdeleyen Adnan Nur Baykal'ın yazdığı "Yöneticiler İçin Yeni Bir Bakış-Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderlik Sırları" (Sistem Yayıncılık) kitabının ardından Ermeni sorunu konusunda çok başarılı çalışmalardan tanıdığımız Prof. Dr. Hikmet Özdemir'in, "Atatürk'ün Liderlik Sırları" kitabını okuma fırsatı buldum. Birer solukta okuduğum her iki kitap da başucumdaki yerlerini aldılar.Baykal, Atatürk'ün sahip olduğu 50 liderlik özelliğini şöyle sıralamış: Açık, bilgi ve tecrübe sahibi, cesur, çevre bilincine sahip, dayanıklı, esnek, espri sahibi, fedakar, gerçekçi, göreve talip, güvenilir, hazırlıklı, hedefe yönelik, kararlı, hesap adamı, insan sarrafı, liyakat aşığı, mükemmeliyetçi, müsamahalı, müteşebbis, mütevazı, öğrenme azmine sahip, öncü, prensip sahibi, problem çözücü, programlı, sıra dışı, strateji bilincine sahip, vizyon sahibi, zaman mevhumuna sahip olma; bilgi toplama, soyut düşünebilme, ikna etme, kamuoyu oluşturma, çabuk karar verebilme, karar verme, konuşma ve yazma, örgütleme, yönetme ve zamanlama yetenekleri; bilgilendirme, karşısındakini dinleme ve sorumluluk alma alışkanlıkları; adam yetiştirme, kendini bilme, emrivakiye izin vermeme, kendine güvenme, inisiyatif kullanma, insana değer verme, yaptığı işe güvenme, olacakları tahmin edebilme. Baykal, bu özelliklerin her birini Atatürk'ün sözleri ve yakın çevresinin naklettiği anekdotlarla süslemiş.* * *Özdemir ise Atatürk'ün liderlik sırlarını 12 başlık altında incelemiş: Çalışkan, akılcı ve cesur olmak; vatanına ve ulusuna kendini adamak (idealist olmak); gücünü ulustan ve onun temsilcisinden almak; doğru zamanda doğru karar almak ve uygulamak; savaşı ve barışı planlamak ve yönetmek (kriz yönetimi); düşüncelerini ulusla paylaşmak; ulusu dinlemek ve popülizmden uzak durmak; sağlam bir tarih bilgisiyle zamanın önünde koşmak (milli vizyon); ekonomide öncülük; orduyu yurttaşların eğitimi sürecine katmak; laik, Cumhuriyetçi ve katılımcı yönetimi aramak; gerçekçi ve bilgiye dayalı milliyetçilik (milli siyaset); her alanda uygar dünya ile yarışmak (milli ülkü). Özdemir, kitabında bu nitelikleri çok sayıda kaynaktan yararlanarak bir bilim adamı titizliği ve özeniyle nakış gibi işlemiş.* * *Baykal'ın kitabını çok kolay okunması ve akılda kalıcı anekdotlar içermesi nedeniyle okuma alışkanlığı olmayanlara bile öneririm. Özdemir'in kitabı ise tarihçi bir bilim adamının elinden çıkmasına karşın çok duru ve akıcı bir Türkçe'yle yazılmış, her Atatürkçünün elinde bulunması gereken bir kitap. Her iki kitabın da "Lider" sıkıntısı çeken Türkiye için son derece yararlı olduğu kanısındayım.(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden, okulgen@superonline.com) dsipahi@milliyet.com.tr "Lider" olarak Atatürk

Sağlık Bakanı Koca: "Tedbirlere uymazsak başa dönebiliriz''Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı ardından açıklamalarda bulundu.Sağlık Bakanı Koca: "(Kovid-19) 1 Haziran'dan itibaren tedbirlere uyulmazsa, hastalığın daha fazla yayılma imkanına kavuşacağı açıktır."

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber