Geri Dön
EgeYazık olan yıllar

Yazık olan yıllar

Yazık olan yıllar

Her sayıda sanki bütün hayatım buna bağlıymış gibi oynuyorum

Rafael Nadal

“Pratik, beyin kaslarınızın çalışmasını sağlar...”

Sam Snead. Tüm sporlar için geçerlidir bu saptama. Var olan yeteneğinizi geliştirmenin ilk koşuludur pratik. Yani uygulama. Yani idman ve de yine idman. Tek başına yeterli mi? Değil. Sağlıklı yaşam, iyi beslenme, iyi uyku, iyi dinlenme. Bu üçlüyü elbette zihinsel gelişmeyle beslemek. Ben kimim, nereye gidiyorum, yolum nereye çıkar, ben nereye ulaşmak istiyorum! Tüm bu soruların yanıtlarını tek başınıza veremezsiniz. Arkanızda dik duran, tüm var olan potansiyelini size akıtan, aktaran, geçiren bilinçli, duyarlı, verici bir aileniz olmalı. Nitelikli bir sporcu olmayı hedefleyen ne denli yetenekli olursa olsun yalnız, tek başına beceremez. Başaramaz bu zorlu yolculuğu. Yakınında yaşamı paylaştığı, tartıştığı, güvenebileceği yol göstericileri olmalı. Bugün bu köşeyi bu yolculuğa çıkmış genç kuşaklar ile onların yakınları için yazıyorum. Uluslararası çapta başarılara ulaşmış ünlü sporcuların öz yaşam öykülerini okuyun göreceksiniz onların arkalarında yaşamlarını genç adamın büyüyüp gelişmesine adamış gönül dolusu insanları. Şimdi neden yazıyorum bunları? Yaşam koçu değilim. Bu alanda eğitim görmüş birisi hiç değilim. Sadece bir futbolcu eskisiyim. Ve de tüm sporculuk yaşamında kararları tek başına almanın ve büyük felaketlere mal olacağını yaşadım, öğrendim. Bu alanda bir tür bilgeyim. Yani damdan düştüm başım yarıldı. Kanamayı bir türlü durduramadım. Çünkü yalnızdım. Boksta zamanının en iyisi Muhammed Ali bir keresinde şöyle diyor “Dünyayı 20’sinde nasıl görüyorsan 50’sinde de öyle gören insan hayatının 30 yılını boşa geçirmiş demektir.” Ben bu düş kırıklığını yaşadım. Berbat bir duygu, tavsiye etmem. Ve şu günlerde tam da sevgili Prof. Üstün Dökmen’in tanımladığı yerdeyim, “Bugünümüzü, anı yaşamamızı engelleyen 2 büyük hırsız var. Birincisi geçmişe yönelik pişmanlıklar, ikincisi geleceğe yönelik kaygılar.” Bu 2 hırsız bugünümüzü çalar, doya doya yaşamamızı engeller. Bir insanın yaşamında düşeceği en kötü durum yalnızlığıdır. 19 yaşımda Kemeraltı’nda ikinci noterde İzmirspor’a ilk profesyonel imzamı atarken yalnızdım. 29 yaşımda son profesyonel 2 yıllık imzamı atarken de yine yalnızdım. O sözleşmelerde ne yazıyordu, hala bilmiyorum. O yıllarda gereksinimi olanlara fazlasıyla katkı yaptım. Onlar da hayat nasıl gidiyor sorusuna gerek duymadılar. Bana özgürlük, onlara rahatlık. Ve gecelerin büyüsü. Dilediğin gibi yaşa. Parayı bulan ne yapıyorsun diye sormuyor. Ve sonra giderek kaslarda eksilen güç, var olan yetenekteki ölümcül gerileme. Bir sporcunun gelişmesinde oluşabilecek engelleri ona anlatan birileri olmalı yanı başında. İdman bitti, yok öyle hemen duşa koşmak. Kalmalısın. Biraz daha çalışarak eksik olan yanlarını gidermeli, geliştirmelisin. Bunları diyebilen, zorlayan, yaptırabilen birileri olmalı hayatınızda. Evde ona gerekli konforu sağlayan ama sorgulamayan yol gösterici bir anne, baba, kardeşler, yakınlar olmalı yanı başınızda. Bir sporcu “30 yılım boşa geçti” düş kırıklığını yaşamak istemiyorsa hayatın keyifli anlarından ödün vermeli. Güçlü kaslar ve daima yarışmanın içinde kalmasını olası kılan zihinsel olgunluk.

Esen kalın iyi haftalar.

Şampiyon sözler (Alıntıdır)

- “Kontrat ne kadar büyükse sorumluluk da o kadar ağır olur.” Martinez
- “Ben asla sadece maaş almak için oynamadım. En iyisi olmak için savaştım. Para her türlü gelir. Önemli olan iyi çalışmak ve en iyisi olmak. Bu tabi ki sürekli bir baskı taşır. Ve ben de baskı altında oynamayı çok severim. Çünkü baskı beni motive eder.” Gheorghe Hagi
- “Güne erken başlar, geç bitiririm. Her geçen gün, her geçen yıl biraz daha el yükseltirim. “Bir gecede başarılı olmam tam 17 yıl 114 günümü aldı.” Lionel Messi
- “Benim için hayat nefesi ilk aldığımda değil ilk tuttuğumda başladı.” Şahika Encümen
- “Çok çalıştım, işime saygı gösterdim. Güçlü yönlerimi tespit ettim. Onların üzerine gittim.” Mirsad Türkcan
- “Herkes basketbolu çok severse büyük bir yıldız olacağını zannediyor! Tabi ki sevmen gerekiyor. Ama burada önemli olan çalışmak.” Zeljko Obradovc

İnsan

Elbette senden güzel olacaktı çizdiğin resim’
Yaptığın heykel’
Senden büyük olacaktı’
Senden yakışıklı’
Elbette senden doğru söyleyecekti’
Yazdığın şiir’
Elbette senden çok duyacaktı’
Söylediğin türkü’
Sen olduğundan büyüksün’
Sen olduğundan iyisin’
Sen olduğundan güzel’

Bülent Ecevit

Kitaplar ve dağlara tırmanmak

Amerikalı eğitim uzmanı ve felsefeci John Dewey, 90 doğum gününde bir gazeteciyle röportaj sırasında söz kitaplara gelmiş. Gazeteci sormuş: “Yıllardır kitap okuyorsunuz. Okuduğunuz onca kitabın size ne faydası oluyor?” John Dewey, okuduklarının yaşamına ne denli katkıda bulunduğunu şu ilginç cümlelerle anlatmış: “Dağlara tırmanmama yardım ediyor.”
Gazeteci: “Dağlara tırmanmak mı? Dağlara tırmanmanın ne faydası var?”
Filozof sözlerini şöyle açıklamış: “Tırmanacağınız diğer zirveleri görebilmek için, dağlara tırmanmak gerekir. Bundan vazgeçtiğiniz an, kaç yaşınızda olursanız olunuz, yaşamınız sona ermiş demektir.”
(Alıntı-Hayata Yön Veren Öyküler)

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler