Geri Dön
EğitimOsmanlıca Kelimeler ve Anlamları: Günümüzde Kullanılan Derin, Güzel Anlamlı Osmanlıca Kelimeler

Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları: Günümüzde Kullanılan Derin, Güzel Anlamlı Osmanlıca Kelimeler

Osmanlıca 1928 yılına kadar Latin Alfabesine geçiş öncesinde kullanılan Arap-Fars alfabesi olarak bilinir. Osmanlı Devleti’nin bulunduğu bölgelerde kullanılmıştır. Osmanlı Alfabesi toplamda 34 harften oluşur. Günümüzde Osmanlıca kelimeler Türkçe’ye de geçmiştir. Özellikle hukuk alanında sıkça karşımıza çıkar. Eskisi kadar çok kullanılmasa da derin ve güzel anlamı bulanan Osmanlıca kelimeler vardır. Özellikle edebi eserlerde önemi çok büyüktür. Derin ve güzel anlamlı Osmanlıca kelimeler için içeriğimize göz atabilirsiniz.

Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları: Günümüzde Kullanılan Derin, Güzel Anlamlı Osmanlıca Kelimeler

Osmanlıca 13 ile 20. yüzyıllar arasında Anadolu'da ve Osmanlı Devleti'nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmıştırç Osmanlı zamanında kullanılan Osmanlıca Arap kökenli bir alfabedir. Toplamda 34 harften oluşur. Her ne kadar Osmanlıca alfabe kullanılmasa da Türkçe’ye geçen bazı kelimeler bulunur. Özellikle edebi eserlerde karşımıza çıkan Osmanlıca kelimeler hukuk bilimlerinde de kullanılmaktadır.

Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

salahiyet : yetki

mugayir : aykırı

tumturaklı : Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen

vuzuh : açıklık , aydınlık

inkisârı hayâl : hayal kırıklığı

riyaziye : matematik

zümre : topluluk

taltif : ödüllendirme

güzide : seçkin

hilkat : yaradılış , fıtrat

mahir : becerikli , yetenekli

feragat : hakkından kendi isteğiyle vazgeçme

tetkik : inceleme , araştırma

işkal : Güçleştirme,zorlaştırma

şahika : doruk

aksülamel : Tepki, reaksiyon

mefhum : kavram , mazi : geçmiş , akıbet : sonuç

yeis : umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü

itiyat : alışkanlık , tenkit : eleştiri

tezahürat : belirti

amil : etken, sebep

muhayyel : Hayal gücüyle yaratılan, Hayal edilen.

zail : ortadan kalkan

tazip : sıkıntıya sokma, üzme

mütenasip : orantılı

mefhum : kavram , mazi : geçmiş , akıbet : sonuç

zillet : aşağılanma

insiyak : içgüdü

tasvip : onama , uygun bulma

içtimai : toplumsal

müstehzi : alaycı (istihza : gizli ve kinayeli biçimde alay)

iltica : sığınma

muzdarip : ızdırap ve acı çeken

garabet : gariplik, tuhaflık

muvaffakiyet : başarı

iptidai : ilkel , mübalağa : abartı

Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları: Günümüzde Kullanılan Derin, Güzel Anlamlı Osmanlıca Kelimeler

 

Derin ve Güzel Anlamlı Osmanlıca Kelimeler 

müteessir : üzülmüş, üzgün

aksülamel : Tepki, reaksiyon

saik : sebep

tevarüs : Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme.

tezahürat : Belirti

ihtiras : aşırı güçlü istek, tutku

mütemadiyen : sürekli, ara vermeden

intikal : geçiş

itidal : ölçülülük , soğukkanlılık

amil : etken, sebep

fazilet : erdem

mukadderat : yazgı

zail : ortadan kalkan

umum : tüm, kamu iştirak : ortaklık (müşterek : ortak)

cüda : çok sevilen bir şeyden ayrı kalmak (Farsça)

müphem : belirsiz , galebe : yengi , muğlak : anlaşılması güç

meşakkat : güçlük

tazip : sıkıntıya sokma, üzme

tecessüs : görme, anlama merakı

mütalaa : ayrıntılı düşünme ile oluşan görüş ve yorum

müfrit : aşırı

ifrat : ölçüyü aşma

peyda : belli, açık (Farsça) hasıl : ortaya çıkan görünen

mütenasip : orantılı

istidat : yetenek

rikkat : naziklik

reva : uygun, yakışır , tedhiş : yıldırı

sakil : çirkin

hülasa : özetle, kısaca

levazım : gerekli olan şeyler, araç ve gereçler

muhtelif : çeşitli , müteşekkil : oluşmuş

memba : kaynak

müşahede : gözlem

vakfetmek : adamak

istinat : dayanma

muvazene : denge

riyazet : nefsin isteklerini kırma

müteyakkız : uyanık, tetikte

nedamet : pişmanlık

elzem : çok gerekli , telakki : kabul etme

tahakkuk : gerçekleşme

tevekkeli : boşuna

ilhak : katma, bağlama

mahiyet : öz, esas

müsavat : eşitlik, denklik

intiba : izlenim

takim : verimsizleştirme , kıtal : vuruşma , birbirini öldürme

ihtilaf : ayrılık , uyuşmazlık

temayül : bir tarafa eğilme, meyletme

lalettayin : Eskimiş, sıradan

intibak : uyum

veçhe : yön

mihnet : sıkıntı

vakar : ağırbaşlılık

metanet : dayanıklılık

müsamaha : hoşgörü

tefsir : yorumlama

mütefekkir : düşünür

taassup : bağnazlık

mukavemet : dayanma, karşı koyma

vecize : özdeyiş

ihsan : iyilik etme

icabet : bir çağrıya gitme

istitrat : sırası gelmişken söylenen söz

mülaki : kavuşan

müşfik : sevecen

teferruat : ayrıntı

efkar : düşünce, fikir

mamafih : bununla birlikte

teşci etmek : cesaretlendirmek , yüreklendirmek

vasıl olmak : ulaşmak, varmak