Geri Dön

‘Faiz düşürülmese ekonomi çökerdi’

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, döviz kurundaki dalgalanmalarla Türkiye ekonomisinin ilk defa karşılaşmadığını, 180 milyar dolar ihracatı olan ve her yıl 50 milyon turisti ağırlayan bir ekonomiye döviz üzerinden yıkıcı bir operasyon çekilemeyeceğini belirtti.

‘Faiz düşürülmese ekonomi çökerdi’

Canikli yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ve menziline ulaşacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“18 yılda Türkiye büyüdü, zenginleşti, güçlendi. Tüm vatandaşların hayat standardı inanılmaz şekilde yükseldi. Herkes, her aile kendi durumunu değerlendirsin. 18 yıl önceki ekonomik gücü ve hayat standardı neydi, bugün hangi seviyede?”

Bazı çevrelerde parasal sıkılaştırmanın ve faizlerin yükseltilmesinin gündeme geldiğini ifade eden Canikli, “Ekonomiye giriş derslerinde bile okutulur, eğer pandemi sürecinde olduğu gibi genel ve yoğun bir talep daralması yaşanıyorsa hem talebi kamçılamak ve hem de yatırımları tahrik etmek amacıyla parasal genişlemeye gidilir ve faizler düşürülür” vurgulamasını yaptı.

Salgın sürecinde ABD Merkez Bankası’nın 2.5 trilyon dolar ek parasal genişlemeye başvurduğuna dikkati çeken Canikli, Avrupa Merkez Bankası’nın ise piyasaya enjekte ettiği likiditenin 2.3 trilyon euro’yu aştığını belirtti. Hem Amerika hem de Avrupa’da faiz oranlarının sıfıra doğru ilerlediğine, reel faizlerin negatif olarak uygulandığına işaret eden Canikli, 2008 krizinde ABD ve AB’nin aynı genişletici ekonomik politikaları uyguladıklarını belirtti. Canikli, 2008 krizinde ABD Merkez Bankası’nın piyasaya ilave 4 trilyon dolar likidite sağladığını anımsattı.

‘Şahlandık’

Canikli, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın da bu dönemde parasal genişlemeye başvurduğunu belirterek, ancak bunun ABD Merkez Bankası’nın sağladığı likiditenin sadece 2 binde biri kadar olduğuna dikkati çekti. Canikli şöyle devam etti:

“Böyle bir dönemde parasal genişleme olmayınca faizler yükselir. Kredi faizleri yüzde 25’in üzerine çıkar. Bu faiz oranı ile otomobil, beyaz eşya, konut ve diğer tüketim ürünlerine talep artışı olmaz, özellikle yatırımcı firmaların bu kadar yüksek faizle yeni yatırım yapmaları mümkün olmaz, yüksek finansman maliyeti nedeniyle binlerce şirket iflas ederdi. Eğer Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ve isabetli öngörüsü sonucu faiz oranları düşürülmemiş olsaydı Türkiye ekonomisi pandemi sürecinden çıkamazdı, çökerdi. Üretim dibe vurur, işsizlik yüzde 40’ları aşar, alacaklarını tahsil edemeyen bankacılık sistemi büyük yara alırdı. Yani faiz geliri elde eden yerli ve yabancı sermaye sahipleri hariç herkes, Türkiye kaybederdi. Parasal sıkılaştırmaya gidilmeyerek faizlerin düşürülmesi ekonomik göstergelerin hızla, pandemi öncesine dönüşünü ve ekonominin şahlanmaya devam etmesini sağlamıştır.”

 ‘Ötesi var mı?’

Canikli, Türkiye ekonomisinin 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4.5 gibi bir oranda büyüdüğünü ve bu rakamın dünyadaki en yüksek büyüme oranı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye ilk çeyrekte büyümede dünyanın lideridir. Daha ötesi var mı? Döviz kurundaki dalgalanmalarla Türkiye ekonomisi ilk defa karşılaşmıyor. Her seferinde gemi fırtınayı atlatmış ve güvenli limanlara ulaştırılmıştır. Bu seferde sakinleşme sağlanacaktır. 180 milyar dolar ihracatı olan ve her yıl 50 milyon turisti ağırlayan bir ekonomiye döviz üzerinden yıkıcı bir operasyon çekilemez. Daha güçlü ve tam bağımsız Türkiye yolunda kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz.”

Edirne'de konut kiraları yüzde 110 arttı!Türkiye genelindeki emlak istatistiklerine göre, 3 yıllık kira değişimleri göz önüne alındığında en yüksek kira artışının yüzde 110 ile Edirne'de olduğu belirtildi. 100 metrekare daire için kira fiyatlarının 1800 lirayı gördüğü kentte yaşayanlar, yüksek fiyatlardan yakındı. Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneği Edirne Şube Başkanı Aytaç Feda, kira artışlarının nedeninin konut sayısının az, talebin ise yüksek olmasından kaynaklandığını söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber