Geri Dön
EkonomiTurizm ve tarımsal üretimde Türkiye’nin başkenti Antalya…

Turizm ve tarımsal üretimde Türkiye’nin başkenti Antalya…

Antalya’da ihracatın geçtiğimiz yıla göre %30 arttığını belirten Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin,“İlk 10 aylık dönemde ihracatımız 2 milyar doları aştı.” dedi.

Turizm ve tarımsal üretimde Türkiye’nin başkenti Antalya…

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, turizmde ve tarımsal üretimde Türkiye’nin başkenti konumuna gelen Antalya’nın nüfus ve katma değerde Türkiye’de beşinci, krediden tüketime birçok veride ise dördüncü sırada olduğunu belirtti. Antalya’da ihracatın geçtiğimiz yıla göre %30 düzeyinde artış kaydettiğini dile getiren Çetin, “İlk 10 aylık dönemde ihracatımız 2 milyar doları aştı.Bunun 941 milyon dolarıtarımdan, 710 milyon doları sanayiden, 413 milyon doları ise madencilikten geldi” dedi. ATSO Başkanı Çetin, 1980’lerde bir sayfiye kasabası görünümündeki Antalya’nın yıllar içerisinde müthiş bir gelişim kaydettiğini belirterek, “Bugün turizmde ve tarımsal üretimde ülkemizin başkenti konumuna gelmiştir. Kentimiz, sanayi sektörü ile de özellikle katma değerli alanlarda fark yaratan bir destinasyondur. Antalya, nüfus ve katma değerde Türkiye’de beşinci il, krediden tüketime birçok veride ise dördüncü il konumundadır” dedi. Lokomotif sektör olan turizmin, büyük oranda kitlesel deniz turizmi ile yol aldığını dile getiren Çetin, sektörde elde edilen katma değerin tamamının il içerisinde kaldığını söyledi. Çetin, “Ancak yine de dolaylı etkilerle birlikte kent ekonomisinin yaklaşık %35’i turizme bağlı durumdadır. Kayıtlı istihdamın %30’u konaklama sektöründe yaratılmaktadır. Antalya hasılasının üçte ikisinden fazlası hizmetsektörü, kalan üçte birtarım, inşaat ve sanayide üretilmektedir” diye konuştu.

Pandemide turizm hızını azaltmadı

Çetin, turizmde pandemi nedeniyle zor bir süreç geçiren Antalya ekonomisinin bu yıl tahminlerden daha iyi toparlandığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Yıl başında turizmde 2019’un yarısı kadarturist ağırlayabileceğimizi öngörüyorduk ancak 10 aylık dönemde 2019’daki 14,3 milyon düzeyinin %60’ına ulaşarak 8,6 milyon yabancı ziyaretçi sayısına ulaştık. Elbette fiyat ve gelir bakımından istediğimiz düzeyde değiliz, ama yine de bunu da olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Önümüzdeki yıl bir sorun yaşanmazsa 2019 yılı düzeyine dönebileceğimizi düşünüyoruz. Antalya tarımı pandemi sürecinde de hızını azaltmadan üretmeye devam etmiştir. Kentimiz toplamda 312 bin dekarileTürkiye örtü altı üretim alanının %38’ine sahiptir. 4 milyon ton üretimle Türkiye örtü altı meyve sebze üretiminin %47’si ilimizde yapılmaktadır. Geçen yıl tarımsal üretim değerimiz 20 milyar lira civarındaydı. Bu yıl 28 milyar TL düzeyinde yani yaklaşık 2,5 milyar dolar düzeyinde olmasını bekliyoruz. Son yıllarda tarım yatırımları da hızla artmaktadır. Önceki yıllarda Antalya yatırım teşvik belgelerinin yarıdan fazlası turizm odaklıydı. Fakat son iki yıldır turizmin yerini tarım almıştır. Turizmin payı %25’e, imalatsanayinin payı %15’e gerilemiştir.

“Yabancıya konut satışında yüksek performans”

Çetin, Antalya sanayicisinin inşaata, ahşap, plastik, gübre, gıda, lüks yat üretimi gibi alanlarda da fark yaratmayı başardığını dile getirdi. Çetin, şunları söyledi: “Bugün dünyanın dört bir yanında Antalya ürünlerini görmek mümkündür. Antalya inşaat sektörüne bakarsak özellikle yabancıya konut satışında oldukça yüksek bir performans görüyoruz. Antalya’nın cazibesi yerli yatırımcıyı da kentimize çekmektedir. Yabancıya konut satışımız 10 bine doğru gidiyor. Yabancılara ve Antalya dışına gayrimenkulsatışı en az tarım kadar gelir getirmektedir. İkinci konutu Antalya’da olan nüfus da her yıl adeta bir turist gibi bir gelir transferi yapmaktadır. Mevcut verilere göre inşaat ve sanayi hasılasıtarıma yaklaşmıştır. Ancak Antalya tarımı Türkiye açısından stratejik öneme sahip nitelikli bir yapıya sahiptir. Ayrıca, inşaat ve tarımın karşılaştırılabilir sektörler olmadığını da söylemek gerekir. Çünkü tarım istihdam, kırsal kesim, çevre, ihracat açısından da büyük öneme sahiptir.”

İhracat ilk 10 ayda 2 milyar doları aştı

Antalya’da ihracatın geçtiğimiz yıla göre %30 düzeyinde artış kaydettiğini dile getiren Çetin, “İlk 10 aylık dönemde ihracatımız 2 milyar doları aşmıştır. Bunun 941 milyon doları tarımdan, 710 milyon dolarısanayiden, 413 milyon doları ise madencilikten gelmiştir.İhracatta yaşanan artışta kurun, dünya genelindeki arz düşüşünün ve Avrupa’nın talep artışının payı vardır. Diğer taraftan bu artış hızının dünyada talebin normale dönmesiyle önümüzdeki süreçte yavaşlama riskinin de olduğunu bilmemiz gerekir. Görüldüğü gibi Antalya,tüm sektörleri ile ülke ekonomisi için değer üretmeye devam etmektedir. Antalya’nın bu başarıyı çok daha ileriye taşıma potansiyeli vardır. Bazı yapısal sorunlar aşıldığında bu kentte üretilen katma değerin çok daha yukarılara taşınması hiç de zor değildir” dedi.

Antalya ekonomisinin sorunları

Antalya ekonomisinin ve ticaretinin belli başlı birkaç sorununa da değinen Çetin,Türkiye’nin temelsorunlarından birisinin planlama bilincinin eksikliği olduğunu kaydetti. Bu dönemin çağın doğru planlama ile yola çıkanın kazandığı bir dönem olduğunu belirten Çetin, şunlarısöyledi: “Antalya’da stratejik ticaret planı eksikliği sektörlerimizin gelişmesinin önündeki temelsorunlardan birisidir. Uzun vadeli bir bakışla ticari planlama yapılmadığı için bugün işletmelerimiz belli sektörlerde yoğunlaşan işyeri enflasyonu, ‘Toplu İşyerleri Projeleri’ için uygun arsa veya arazi bulamama, haksız rekabet, kayıt dışı üretim, ulusal zincirlerin geleneksel ticareti ortadan kaldırması gibisüregelen sorunlarla yüz yüzedir. Planlama eksikliği, kent ticaretinin turizmden arzu edilen düzeyde katma değer almasının da önüne geçmektedir.”

Dijital ve yeşil dönüşüm yarışı

Çetin, ticaretin yapısının, gelişen teknoloji ve çağın gereklerine göre müthiş bir değişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu söyledi. Artık ülkelerin, kentlerin ve işletmelerin özellikle dijital ve yeşil dönüşüm yarışında daha hızlı ilerlemekten başka çareleri olmadığını kaydeden Çetin, “Antalya TSO olarak 2018 yılındaki Antalya 4.0 çalışmamızda kentte ve sektörlerde dijital dönüşüm çerçevesini ortaya koymuş, akıllı kent yaklaşımı ile turizmde, tarımda, sanayide, ticarette dijitalleşmenin önemine vurgu yapmıştık. Bu vizyonun doğruluğu pandemi süreci ile çok daha hızlı şekilde ortaya kondu. Süreçlerini dijitale taşıyan işletmeler pandemi sürecinde de etkin şekilde çalışmaya devam ettiler. Özellikle ticaretini dijitale taşıyanlar öne çıkarak daha da fazla kazandılar. Bir örnek vermek gerekirse bu yıl Türkiye perakende ticaret cirosu %38 artarken e-ticaret %70 civarında artmıştır. Antalya’da e-ticaret yapan işletme sayımız 2019’da 2 bin 400 iken geçen yıl 9 bin 400’e bu yıl ise 11 bin düzeyine çıkmıştır” dedi. Yeşil dönüşüm konusunda da Çetin, “Hızla ilerlememiz gereken diğer bir konu yeşil dönüşümdür. AB ve Çin’in karbon nötr hedefleri, yeni ekonominin bu yöne evirileceğini, sınırda karbon düzenlemeleri veya karbon vergilerinin dış ticaretimizi etkileyeceğini göstermektedir. Ülkemizin ve işletmelerimizin bu dönüşüme uyum sağlayacak şekilde iş planlarını önlerine koymaları gerekmektedir” diye konuştu.

Ulaşım altyapısındaki sıkıntılar ekonomiyi etkiliyor

Çetin, Antalya ekonomisinin daha hızlı gelişmesinin önündeki en önemlisorunlardan birisinin de ulaşım altyapısındaki yetersizlik olduğunu dile getirdi. Çetin, şöyle devam etti: “Kentimiz halen demiryolu bağlantısına kavuşamamıştır. Denizyolu ile ticaret konusunda önemli bir maliyet dezavantajımız bulunmaktadır. Akıllı lojistik merkezi ihtiyacı yıllardır dile getirdiğimiz bir konudur. Oysaki her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan, milyonlarca ton tarımsal ürün sevkiyatı yapılan bölge limanı konumundaki Antalya’nın ulaşılabilirliğinin ve lojistik kapasitesinin iyileştirilmesinin, sadece kentimizin değil, tüm bölgenin ve Türkiye’nin kazanması anlamına geleceği açıktır. Sanayisektörümüz için arazi ihtiyacı ötelenemez birsorun haline gelmiştir. Sektör, kabına sığamamaktadır. Antalya sanayisineBölgesel ve İhtisas OSB’lerle yeni bir dinamizm sağlamak mümkündür.”

Turizm ve tarımsal üretimde Türkiye’nin başkenti Antalya…

Ortak sorun; girdi maliyetlerinin yüksekliği

Çetin, tüm sektörleriçin son dönemde kendisini iyiden iyiye hissettiren ortak sorunun girdi maliyetlerindeki yükselme olduğunu belirterek, özellikle son süreçte döviz fiyatlarında yaşanan aşırı dalgalanmanın işletmeleri fiyat veremez, ticaret yapamaz hale getirdiğini kaydetti.. Özellikle enerji maliyetlerinin üretici üzerinde büyük baskı oluşturduğunu vurgulayan Çetin, “bu durum karşısında hükümetin girdi maliyetlerini düşürecek önlemlere öncelik vermesi doğru olacaktır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kılıçdaroğlu'na tazminat davası açtıdava
Biden'a büyük şok! Ziyaretinden sadece birkaç saat önce oldu
Fatma Girik'in vasiyeti yerine getirildi!
'Dünya'nın nazar boncuğu'na can suyu
Tuzlaspor'dan Galatasaray'a tarihi fark: 6-2
Meteoroloji yeni raporu yayımladı! Birçok il için sarı kodlu uyarı
Şebnem hemşirenin babası bu sözlerle anlattı: Kızımı tutup attı
Oktay Kaynarca'nın yakasındaki altınlar dikkat çekti! 'Bu işler kısmet'
Mesai 4 güne düştü, maaş ise... 'Türkiye'de tamamen değişir!'
Sedef Kabaş’ı kurtaran jeans biri! Ne olduysa bundan sonra oluyor
Alisson'dan Valencia'ya sert hareket! Kartlar havada uçuştu
Tarifsiz acı! Ece Erken'den ilk paylaşım
Skandal tanıtım sonrası yeni kararı ortaya çıktı
Asgari ücretin üzerinde çalışanlar dikkat! Maaş tabloları ortaya çıktı
Haftanın Fırsat Ürünleri Bu Cumartesi Şok’ta