Geri Dön

Türkiye dünyanın ‘butiği’ olabilir

Kovid-19 dünyayı yavaşlattı. Tüketim düştü. Artık ihraç pazarlarında Çin gibi bir ‘fabrika’ yerine, kaliteli ve hızlı ‘butikler’ öne çıkıyor. Türkiye, bu ihtiyacı karşılamaya en yakın ülke

Türkiye dünyanın ‘butiği’ olabilir
Duygu Erdoğan

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle teyakkuzda olan dünyada diğer bir taraftan ticaret akışı sürdürülmeye çalışılıyor. Bu kapsamda ihracatını alınan sıkı tedbirlerle çeşitli kanallardan sürdüren Türkiye, bu yollarda karşılaşılan zorlukları da aşmaya çalışıyor. Farklı sektörlerin ihracatlarının mevcut durumlarını, sorun ve çözüm önerileriyle yol haritasını çıkardık. İhracat yolunda neler yaşanıyor, hangi ülkelerle ticaret akışı daha sağlıklı, alınan tedbirler neler oluyor?

Belirli ürün gruplarında hala hareket olsa da dünya ticaretindeki yavaşlama sektörlerin hemen hepsinde kendini gösteriyor. Bu süreçte ‘temassız ihracat’ devam ederken, bir taraftan ise Kovid-19 sonrasında dünyada değişmesi öngörülen sisteme en iyi uyum sağlayan ülkenin ise Türkiye olacağı tahmin ediliyor. İhracatçılar, her ne kadar dünya ihracatında Çin önemli bir pay alsa da, ticarette bir süre büyük miktarlı alımlar yerine daha düşük oranda ama hızlı ulaşılabilen üretimin tercih edileceğini öngörüyor.

Miktar değil hız


Virüs salgınının ilk dönemlerinde sadece Çin ve belli ülkeleri etkisi altına aldığında Türkiye’nin özellikle Avrupalı global grupların üretim talebinde öne çıktığını hatırlatan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak, ancak mevcut dönemde yüksek oranda beklemeye geçildiğini söyledi. Bu sürecin sonrası için çok umutlu olduklarını vurgulayan Şenocak, “Kaliteli ve hızlı üretim ile lojistik avantajı, salgının ilk zamanlarında Çin’deki sorun nedeniyle Türkiye’yi öne çıkarmıştı. Dünyanın geldiği noktada, doğal olarak ihracat durgunluk yaşıyor. Ancak gelecekten çok umutluyuz. Bundan sonraki süreçte, Çin gibi büyük miktarlı üretim yapan bir ülke yerine bizim gibi hızlı ve kaliteli bir ülkede, Çin’e göre daha butik kalan üretimler tercih edileceğini düşünüyoruz. Örneğin Çin’e 1 milyon sipariş vereceğine Türkiye’ye 100 bin sipariş verilebilir. Bu süreçte bile üretim için kapora iletip sipariş veren ancak teslimatı geç almak istediğini belirten firmalar var” diye konuştu.

Martta ihracat pazarlarında  neler yaşandı?

Mart ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere olurken ithalatta ise ilk üç sırayı Almanya, ABD ve Çin aldı. Mart ayında ihracatçılar 205 farklı ihracat pazarına ulaşmayı başardı. Martta ABD’ye olan ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11.97, Rusya’ya yüzde 6.02 ve Hollanda’ya ise yüzde 5.79 oranında artış gösterdi.

Türkiye dünyanın ‘butiği’ olabilir



Diğer taraftan, Kovid-19 salgını nedeniyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değer bazında Mart ayında ihracatında en fazla düşüş gösteren ilk 5 ülke Irak, İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa oldu. Bu ülkelere yönelik ihracattaki azalış, mart ihracatında değer bazında görülen 2 milyar 910 milyon dolarlık toplam düşüşün yüzde 51.76’sına tekabül ediyor. Mart ayında Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22.26 azalışla 6 milyar 205 milyon dolar oldu.

2020 yılı Mart ayında görülen Venezuela’ya yüzde 136.1’lik, Pakistan’a yüzde 35.1’lik, Türkmenistan’a yüzde 31.5’lik ve ABD’ye yüzde 12.0’lik ihracat artışları ise dikkat çekti.

Mart ayında toplam ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17.8 düşse de özellikle gıda ürünlerindeki artış dikkat çekti.

Talebe hazırlık

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder, mevcut dönemde siparişlerin nisan sonuna ötelenip, tekrar görüşülmek üzere açık bırakıldığını söyledi. Bu süreçte siparişlerin ve ihracat taleplerinin iki şekilde oluştuğunu anlatan Önder, şu bilgileri verdi:
“Birinci olarak, ödemesinin bir kısmını yapmış ve ürünü hazırlamamızı isteyenler var. Bunlar daha sonraki süreçte oluşacak durumu değerlendirmek istiyor. İkinci olarak ise krizi fırsata çevirmek isteyenler var. Bunlar, salgından kurtulduğumuzda bir talep patlamasını yaşanacağını ve şimdiden hazırlıklı olmak istedikleri için ödemeleri de yapıyor. Bu süreçte ise Latin Amerika’nın bir kısmı, Afrika’nın belli bir kısmı ile Türki Cumhuriyetlere olan ihracatımız az da olsa sürüyor.”

Avrupa’ya deniz yolu

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Hayri Uğur, ‘temassız ihracat’la sınırlardaki ticaret akışının düzenli olarak sağlandığı bilgisini verdi. Uğur, şöyle anlattı:

“Gümrüklerde tampon bölgeler oluşturuluyor, özellikle İran ve Irak pazarında. Bölgeye TIR ya da dorse bırakılıyor. Ya çekici ya da kendi TIR’ları dorseyi alıyor. Aynı çekici, aynı dorse ardından yine tampon bölgeye iade oluyor, dezenfekte işleminden sonra teslim alınıyor.”

Akdeniz Bölgesi’nden Avrupa’ya bu dönemde daha çok gemi yolunun da kullanıldığını belirten Uğur, “Bu dönemde gemi ile ihracatta yüzde 20’lik bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Sınırı olan ülkelerden gidecek ürünler için çözümler bulmak daha kolay ama diğer taraflarda azalmayı hissedeceğiz” dedi.

Bankalara çağrıda bulundu

Ağırlıklı olarak ayakkabı ürününde uçak kargo yolunu kullandıklarını anlatan Mustafa Şenocak, deri ürünleri alanında, bu süreçte ihtiyaçlar dahilinde olmadığı için, düşüşler yaşanabileceğini söyledi. Şenocak, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) kefalet kapasitesinin 250 milyar lira artırıldığını ancak bu kredilerin bankalar tarafından finansman sorunu yaşayan firmalara verilmesinde ‘sıkıntılar’ yaşandığını söyledi. Şenocak, “Teşvik sistemlerinin uygulanabilirliği çok önemli. Bu dönemde bankalara ‘ince eleyip sık dokumayı’ belirli kurallarla yapmalarını öneriyoruz” dedi.

Milliyet'te Haftanın Özeti (29 Mayıs 2020)İşte Türkiye ve dünyada bu haftanın öne çıkan başlıkları...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber